Medineweb Forum/Huzur Adresi
Geri Git   Medineweb Forum/Huzur Adresi > .::MEDİNEWEB YAZARLAR ODASI.::. > Yazarlar > Abdulkadir Seven

Konu Bilgisi: Konu Sahibi Abdulkadir Seven,Açılış Tarihi:  07.Mayıs.2018 (14:02), Konuya Son Cevap : 22.Mayıs.2018 (14:44). Konuya 4 Mesaj yazıldı

Etiketlenen Üyelerin Listesi

Ağaç Şeklinde Aç4Beğeni
  • 2 Beğenen Abdulkadir Seven
  • 1 Beğenen Abdulkadir Seven
  • 1 Beğenen Abdulkadir Seven
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 07.Mayıs.2018, 14:02   Mesaj No:1
 Medineweb Yazarı
Medineweb Acemi Üyesi
Abdulkadir Seven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulkadir Seven isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 59513
Üyelik tarihi: 01.Mayıs.2018
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 32
Konular: 28
Beğenildi:24
Beğendi:0
Takdirleri:60
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart ROMAN/ Gök Neden Kızıl Rüveyda/Abdulkadir Seven

ROMAN/ Gök Neden Kızıl Rüveyda/Abdulkadir Seven

Kıymetli kardeşlerim kitaplasmakda olan bu romani siz kıymetli kardeslerimle yazi dizisi halinde paylaşıyorum inşallah faydalı olur


Gök Neden Kızıl Rüveyda!


Bizleri çok çetin bir gün bekliyor. Rüveyda’m. O çetin gün gelmeden, azıklarımızı hazırlamalı, adanmışlar safında birer bahaddin olmalıyız.

Haklısın İsmail’im. Daha dün gibiydi ağabeyimizi evimizde misafir edip nasihatlerini dinlerdik. Çetin ve fırtınalı bir günde aklıma her daim ashabı uhdud gelir. Asiye’nin, Meryem’in, Hatice’nin Rabbine kasem olsun ki bu uğurda feda etmeden canlarımızı asla geri kalmayacağız. Çektiklerimiz ve çekeceklerimiz, biricik sevdemiz ve yusufumuz feda olsun onun yoluna.

—Rüveyda’m yıldızlar yere serilmiş, toprak mavi. Gökten yağar ölüm, ateş kusar namlular. Karabasandır vücutlarımızı dağlayan, prangalardır- prangasız duygular. Yedi iklim, gök ateş, Gece sessiz Rüveyda! Sabaha çalar akşamlar.. Sana topladığım menekşeler sükuti hayal. Evlerimiz şen şakrak olur be Rüveyda. Selahaddin öper alnımdan, mavi sularda topraksız büyür kızıl laleler.

Rüveyda bu sözler karşısında adeta şoke olmuş. İsmail’le Ummansız denizlere doğru yol alır. Gök mavi, yer mavi, eller ise yed-i Beyza. Yıldızlar ağlaşıyor, ay hicabından yüzünü hilale dönüyor. İsmail’in başına kargalar konuyor. Siyonist karargâhları yaran İsmail Şakağından yediği kurşunla al kanlara boyanıyor.

Rüveyda avuçlarını açar kavuşamaz İsmail’ine. Yahudi askerleri Rüveyda’nın kollarından tutmuş, saçlarından sürükleyip zorla götürmektedirler. İsmail’in şakağından fışkıran kanlar gözlerini ve bedenini doldurmakta; Rüveyda ise köpek sürüsünden bir çırpıda kendini kurtarıp İsmail’ini kollarına alarak suratını silmeye çalışır.

—İsmail’im! can yiğidim!
İsmail sesler ve uğultular karşısında çaresizce son nefesini verirken tekbir ve kelime-i tevhid getirerek Rüveyda’sını görmek ister. Gözleri al kana boyanmış, her yer kızıldır.

İsmail son çırpınışında ağzından tek sözcük dökülür ‘’GÖK NEDEN KIZIL RÜVEYDA’’


* * * *

Rüveyda bir anda sırtına inen yumrukla irkilir.
Kalk çabuk sofrayı hazırla. İşe gideceğim.

Rüveyda bu olanlara inanamaz. Karşısındaki İsmail ve gördüğü sadece bir rüyadan ibarettir. Kalkmak ister ayağa ama kalkamaz. Çünkü her yeri morluk ve kan içinde. Ağrılarla doğrulmaya çalışır usulca, kızı Sevde’yi uyandırmadan. Akşam evde fırtınalar kopmuş, Rüveyda komşusundan aldığı kitapla eşine İslamı anlatmaya çalışmış ve örtünmek istediğini söylemişti. Eşi ise bu tepkisini hayvanca dile getirerek ‘’bizler yıllarca sosyalist bir savaş vermekteyiz. Halkları devrimin yolunda eğitirken senin söylediklerine bak. Sen değilmiydin düne kadar nerde İslamcı görsem öldüresim gelir. Nerde örtülü görsem diksinip kusasım gelir diyen. Sen değimliydin? ben ölürken beni kızıl bayrakla, marşlarla gömün diyen.’’ Rüveyda ısrarla kapanacağını ve gerekirse sevdeyle birlikte evi terk edip boşanacağını dile getirince İsmail kendini alamamış ve şiddetle her yerine vurmuştu.

[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Filistin ve Mihrinaz bunu beğendiler.
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi Abdulkadir Seven 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
NEMLİ ÇİLEHANEM /Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven 0 33 22.Mayıs.2018 23:15
Sevda Uğruna /Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven 0 34 22.Mayıs.2018 14:53
KABE/ HÜZÜN DÜŞTÜ GÖZLERİME/Abdulkadir seven Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven 0 44 21.Mayıs.2018 00:05
Can anacığım ! /Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven 0 63 13.Mayıs.2018 15:55
Ramazan Arınma Ameliyesi-1-/Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven 0 53 12.Mayıs.2018 08:43

Alt 08.Mayıs.2018, 09:42   Mesaj No:2
 Medineweb Yazarı
Medineweb Acemi Üyesi
Abdulkadir Seven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulkadir Seven isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 59513
Üyelik tarihi: 01.Mayıs.2018
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 32
Konular: 28
Beğenildi:24
Beğendi:0
Takdirleri:60
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

İsmail'i işe, çocukları okula gönderdikte sonra kendi iç âlemine çekilerek, içine düştüğü hali düşünmeye başladı. Çocukluk yılları düştü belleğine; Erzurum'un yaylaları, soğuk gözelerden içtiği suları, en çok sevdiği kınalı kuzusu ve meraları aklına geldi. Köy imamının davudi namelerle okuduğu ezan sesleri adeta kulağını çınlatıyordu. Her şey o kadar masumaneydi ki Rüveyda derinden iç çekerek toplamalıyım kendimi ve yeniden hayata merhaba demeliyim. Bu buhranlı yıllarım son bulmalı diye hayıflanmaya başladı. Evin ortamı kendini o kadar bunaltmıştı ki adeta tüm kanepeler üzerine geliyor, sarı renkli duvarlar ve duvardaki tablolar adeta başını döndürüyordu. Sürekli ikilem yaşıyor. Depremler ve volkanlar beyninde patlıyordu. Kapanmaktan bahs ediyordu İsmail'e ama kapanma eyleminin sosyal yaşantısında neleri etkileyeceğini ve nelerden soyutlanacağını düşündükçe iyice buhrana düşüyor ve
bu durumdan kurtulmak için kendisine kitapları veren komşusu Sabiha hanıma giderek yeter dayanamıyorum artık. Sürekli ikileme düşüyorum. Alın kitaplarınızı lütfen. Böyle giderse yuvamdan ve çevremden olacağım. Sizin anlattıklarınız ve verdiğiniz kitaplar bütün fikri ve eylemci kimliğimi karıştırdı. Zaten uzun zamandır buhran içindeydim. Kapanma kararımın bedelini maalesef eşim ödetti bize. Yeter bu ızdıraplar.
.
Sabiha Hanım ise sakin bir ses tonuyla muhatabını oturmaya davet ederek;
Kardeşim öncelikle geçmiş olsun. Çekilen çile ve eza yeter ki onun yolunda olsun. Sakinleşin. Size bir kahve yapayım. Hem kahvemizi yudumlar birazda haktan gelenleri konuşuruz.
Rüveyda kalkmak ve daha konuşmamak ister ama vicdanının sesi onu bırakmaz. Konuşmalıyım. İçimdeki tüm soruları sormalı, sorularımın cevabını almalıyım. Bu kadar basit olmamalısın. Sonuçta kaybedecek bir şeyin yok. Zira bugüne kadar sosyalist düşünceyi sorgulamadan o kadar eyleme karıştın ki; nice meselelere karşı kayıtsız kaldın.der.
Sabiha Hanım kahveleri getirirken, Rüveyda aklındaki soruları sıralıyordu. Kahveler geldiğinde Rüveyda vakit kaybetmeden beynini çatlatan soruları Sabiha hanıma sormaya..
Alıntı ile Cevapla
Alt 09.Mayıs.2018, 08:14   Mesaj No:3
 Medineweb Yazarı
Medineweb Acemi Üyesi
Abdulkadir Seven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulkadir Seven isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 59513
Üyelik tarihi: 01.Mayıs.2018
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 32
Konular: 28
Beğenildi:24
Beğendi:0
Takdirleri:60
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Sabiha Hanım; biz sosyalistler genelde insanın evrim geçirdiğini ve toprak olup gideceğine inanırız. Sizler ise insanın yaratılışını bir sebebe bağlar ve ona anlam yüklersiniz. Bu konuda İslam ne der?
Sabiha Hanım ise gayet oturaklı ve sakin bir şekilde muhatabının İslama karşı susuzluğunu keşfeder ve onun en ince noktalarına nüfuz etmeye çalışır. İnsanın yaratılış gayesini ve halife olma özelliğine girer.

Kalpleri çeviren ALLAH'a hamd olsun. Öncelikle kardeşim şunu iyi bilmeliyiz ki; ALLAH(cc)'ın yeryüzündeki halifesi olmak üzere yaratılan insan; sadece yemek, içmek, çiftleşmek için yaratılmamıştır. Bu sayılanları hayvanlarda yapar. İnsan ALLAH(cc)'ın yeryüzündeki temsilcisi (halifesi) olmak ve ALLAH-ü Teala'ya kulluk görevim layıkıyla yerine getirmek için yaratılmıştır.

İnsanı hayvanlardan ayıran temel özellik ALLAH(cc)'ın; insanı en mükemmel bir şekilde yaratması, doğruyu yanlıştan ayıran akıl ve irade vermesi ve insanı doğru yola ulaştıracak kitaplar ve peygamberler gönderilmesidir.

Ey kardeşim! Nasıl var olduğunu ve varlığının sebebini hiç düşündün mü? Güneşi, yıldızları ve ayı hiç düşündün mü? Dağları, denizleri, ağaçları hiç düşündün mü? Milyonlarca tür canlıyı, bunların yaratılışını ve neden yaratıldığını hiç düşündün mü? Bütün bunlar sana yaradanım hatırlatmıyor mu? Tüm bunlar sence (haşa) sadece görüntü olsun diye mi yaratıldı?

Ey kardeşim! Kimsin? Nesin? Nereden, neden geldin ve nereye gideceksin? Yoksa bu kadar mükemmel yaratıldığın halde, sadece yiyip-içmek, gezip-tozmak için mı yaratıldığım düşünüyorsun?

insanın bir yaratılış nedeni vardır. O da ALLAH'a kulluk etmektir. ALLAH-ü Teala buyuruyor: "Ben cinleri ve insanları yalnız, bana kulluk etmeleri için yarattım. "(51, Zariyat:56)

Sabiha hanım konuştukça Rüveyda'nın kalbi adeta yerinden fırlayacak şekilde kendini tutamaz ve hıçkırıklara boğulur. Bunca zaman nasıl olurda dinimi öğrenemem. Bunca isyan, ve hoyratça harcanan yıllar neden? Neden ben Rabbimi tanımadan; Lenin, Stalin ve karl marxı tanıdım..Neden ? Yazıklar olsun beni bu hale getirenlere diye ağlamaya başlar. Sabiha hanım ise bu yumuşama karşısında konuşmasına devam eder..

Ağla kardeşim! Ağla!
_Ağlamak rahmettir.

Madem ki aklımız ve irademiz var kardeşim. Madem ki insanız ve sadece ALLAH'a kulluk için yaratıldık, madem ki bizim için Cennet ve Cehennem var. O zaman gaflet uykusundan uyanıp kendimize, özümüze yani kulluğumuza geri dönmeliyiz. Bu da sadece "La İlahe illALLAH, MUHAMMEDür Resulullah" kelimesini (Tevhid) bilinçli bir şekilde söylemek ve daha da önemlisi hayata geçirmekle mümkün olacaktır. Çünkü Tevhid olmazsa kulluğun ve imanın olması, iman olmadan da cennetin kazanılması mümkün değildir.
Mihrinaz Bu Mesajı beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.Mayıs.2018, 08:53   Mesaj No:4
 Medineweb Yazarı
Medineweb Acemi Üyesi
Abdulkadir Seven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulkadir Seven isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 59513
Üyelik tarihi: 01.Mayıs.2018
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 32
Konular: 28
Beğenildi:24
Beğendi:0
Takdirleri:60
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

iman berraklık ve tüm vesveselerden uzak kalmaktır. Meşru olmayan yolların hepsine set çekerek hayatın tüm alanlarını sütrelemektir.

Vakit öğlen. Yakından gelen davudi bir namedir.




Hayyalasselah!

Hayyalelfelah!




Rüveyda yıllardır tepki gösterdiği ve her fırsatta’’ iğreniyorum bu çığıltılardanâ dediği ezanı ilk kez böylesine huzur ve mutmain bir kalple dinliyordu. Kurtuluşa, felaha ermek için ‘’hemen abdest almalıyım’’.der ve şekillere bakarak abdestini alır. Elindeki kitabı önüne koyarak, şekillere göre hareket eder. Kalp coşkun sel, gönül Ummansız bir derya, gözler yarına vurgun. Rekatları kıldıkça Rüveyda’nın zihnindeki ‘’ene’’ putları kırılıyor ve secdede hıçkırıklara boğularak;


’’Rabim! Benim sahibim ve koruyucu Rabbim!

Bugüne kadar suç ve günaha hayâsızca dalıp sana isyan içerisinde oldum. Senin yolunun üzerine oturup, sana iman eden gençleri o kutsal yollarından geri çevirdim. Örtülü kızların kafasını karıştırarak onların sapkınlığına sebebiyet verdim. Erkek gençleri zafiyete düşürmek için kişiliğimi değil dişiliğimi öne çıkardım. Bunca kötülüğün hesabını vermeye geldim. Ne olur mağfiretinle beni bağışla. İşlediğim o hayâsızca suçlara karşı hayır ve güzellik kapıları aç. Kalbime nur yağdır. Bana hidayeti bahş eylediğin gibi İsmaile ve çocuklarıma da bahş eyle!.


Rabbim!

Ben ki günahkâr bir kulum. Günahlarımı temizle. Bilgi dağarcığımı geniş tut. Zafiyetlerime, kadınlığıma, acziyetime yenik düşürme. Mücadele ve direniş ruhu ver. Senin yolunda ölüm ise en büyük şereftir. Ne olur bu şerefi bana lutfeyle.’’




Rüveyda yüreğinden kopan coşkuyla ‘’muhakkak ismaile bildiklerimi aktarmalı onu ateşin kenarından çekmeliyim’’ diye zihninde plan kurar.

İsmail ise olan tüm bu gelişmelerden habersiz şirketin muhasebesinde giriş- çıkış kayıtlarını tutup fatura ederken kısık radyosundan çıkan 1 mayıs türküsüne kendini kaptırmış. Çoktan cemoyu dağlara çıkarmıştı. Bir yandan düzenin çarkına küfrederken diğer taraftan sigarasını tüttürüyor, patronuna hakaretler savuruyordu.

‘’ Ah ulan ah! Şimdi Deniz ve Yusuf gibi özgür olmak vardı. İbrahim yoldaş gibi Mardin kızıl dereyi inletmek vardı. Düştük faşizmin kollarına, üç kuruşa, katıksız kuru ekmeğe talimle bizleri terbiye ediyor emperyalizmin işbirlikçi uşakları. Gün gelecek, devran dönecek emperyalizm elbet yenilecek.’’




İsmail devrim hayalleri kurarken telefonun sesiyle birden irkilir. Telefonun karşı tarafındaki nilay’dır. Nilay onu ve arkadaşları akşam yemeğine davet ediyor, tüm yoldaşlarla geçmişi yâd ederiz diyordu. İsmail ise ısrarla nilayı ikna ederek tüm arkadaşlarını kendi evinde içki sofrasına davet ediyordu. İsmail çok seviceğini düşündüğü eşine telefon açar ve arkadaşlarının geleceğini, yemekle birlikte meze hazırlamasını söyler.




Rüveyda vurulmuştur.

Telefonda dudakları titrer, ayakları yerden kesilir ve elleri adeta buzdur. Donmuştur zaman, sukutu hayaldir çehresiz suratlar. Beyin kaynamış kazan. Temizlemiştir Rüveyda gönül bahçesini ve biricik yuvasını.

Nasıl yapmalı ve nereden başlamalı. Daha körpecik cenin misali iman yüreğine düşmüşken gerisim geriye mi? Dönmeli.


Rüveyda bu durumdan nasıl çıkarım diye dertlenirken; oğlu Yusuf okuldan gelir. Rüveyda, sevde ve yusuf'a durumu anlayabilecekleri dilde anlatır. Annelerinin başından geçenleri çocuklar duyunca ev ortamlarına ve yaşadıklarına anlam veremezler. Çünkü İsmail; minik yusufun belleğine Che Guevera ve Deniz Gezmişâ€™in, anıları ve marşlarıyla doldurmuştu. O körpecik dimağlara dinin bir afyondan ibaret olduğunu ve ilah diye bir kavramın olmadığını, insanın evrim geçirerek bu hale geldiğini anlatmıştı. Yusuf annesindeki bu duruma bir türlü anlam veremiyor ve kabullenemiyordu.

Bir anne için en acı olanda bu olsa gerek. Kendi doğurduğu çocuğu ona asi geliyor ve annesini irdeliyordu. Annenin çocuğunu ikna etmeye ise hiç vakti olmadığından akşama plan yapmanın telaşı içindeydi. Vakit iyice daralıyor, akrep ve yelkovan birbiri ardına ilerliyordu. Kendi kendine mırıldanarak; ‘’onlara asla meze sofrası hazırlamamalıyım. Bu kötülüğe ortak olmadan kurtulmam gerek. Yeni iman etmişken bu duruma düşersem daha toparlayamam kendimi.’’ Sabiha hocayı arar ve hemen kızını onun yanına gönderir. Sevde annesinin istediği emanetleri bir poşette getirir. Sofrayı, müzik ortamını ve salonu kendi istediği şekilde düzenler. Artık vakit tamamdır ve bekler onların gelmesini.


İsmail apartmanın önüne geldiğinde Nilay ve arkadaşları sokağa doğru girer. Zamanlama ve verilen saat tam dakikdir. Neden olmasın ki bunun sonucunda eğlence ve her türlü sapkın anlayışın felsefesi vardır içinde. İsmail nezaketen zile basar. Kapıyı açan ise minik kızı sevdedir. Salona geçtiklerinde hafif bir fon müziği ve sofra ortadadır.

İsmail:

Rüveyda nerdesin?

Arkadaşlar siz şöyle soğuk içecekleri alın. Ben elimdekileri mutfağa bırakayım. Herkes elindeki kadehleri tokuşturuken İsmail mutfağa doğu yöneliyordu.




Rüveyda ise Rabbine yakararak:

—Rabbim! bana yardım eyle. Göğsümü genişlet. Dilimi çöz. Bu zalimlere karşı bana direnme kuvveti ver.




Rüveyda mutfaktan içeri girer. Onların alışageldiklerinin dışında çalan salondaki fon müzik ve Rüveyda’nın içeri giriş hali; onları beyninden vurmuş ve hepsi ellerindeki kadehlerle donakalmıştı. Yutkunamıyorlar içtikleri boğazlarında düğümleniyordu. İsmail ise elindeki poşetleri gayri ihtiyari yere bırakır. Beyninden vurulmuşçasına suratı kızgınlıktan adeta pancara dönen İsmail; O kudurmuş haliyle Rüveydaaaaaaaaaa!!!
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.Mayıs.2018, 14:44   Mesaj No:5
 Medineweb Yazarı
Medineweb Acemi Üyesi
Abdulkadir Seven - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulkadir Seven isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 59513
Üyelik tarihi: 01.Mayıs.2018
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 32
Konular: 28
Beğenildi:24
Beğendi:0
Takdirleri:60
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Sesiyle ortalığı inletir.




Rüveyda kendini çoktan adamıştı Rabbine. Asla kararından vazgeçmeyecek ve direncini koruyacaktı. Bol pardösü ve üzerine aldığı başörtüsü onu o kadar izzetli kılmıştı ki; buz gibi karların arasında açan ‘’kardelen’’ çiçeği misali öylesine dik ve öylesine beyaz gelincik gibiydi. Kalpleri kaskatı kesilenler, rahmet yağmurundan kaçarcasına Rüveyda dan kaçıyorlar. Sert bakışlarla ondan gelecek tepkiyi merak ediyorlardı. İsmail ise sert bakışıyla lanetler okuyup, hakaretler yağdırıyordu.




İsmail:

Kahrolası kadın! Nedir? Senin bu halin. Çabuk çıkar şu üzerindekileri. Yoksa ben parçalayacağım.




Rüveyda ise vakarını koruyarak eşine ve arkadaşlarına:




—‘’Ey benim yıllardır bir yastığa baş koyduğum, yuvamı ve çocuklarımı koruyup, gözeten sevgili eşim!

Yılmadan- usanmadan bir hiç uğruna mücadele verdiğimiz, günlerce halk evlerinde ölüm orucu tuttuğumuz siz arkadaşlarım!




Rabbimiz bizlere der ki "İlahınız birdir; O göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların Rabbi’dir."(Saffat:4–5) Yerlerin, göklerin ve içinde bulunduğu tüm varlıkların Rabbi olan ALLAH varken bunca isyan neden?

Ben şüphesiz âlemlerin Rabbine iman ettim. Hayatım ve ölümüm kudreti elinde bulunduran ALLAH’a and olsun ki bu can bedende olduğu müddetçe, başıma gelen her türlü zorluk ve dayatmalara karşı direnecek onun yolundan asla geri kalmayacağım.’’




Salondakiler bu sözler karşısında dillerini yutmuşlar asık suratla Rüveyda’yı dinliyorlar.




Rüveyda imanın verdiği huzurla kesintisiz konuşmaya devam ederek:







—Hiç düşündünüz mü? Arkadaşlarım! Bizler sürekli vahşi kapitalizmden, emperyal sömürüden, emeğin ve emekçinin esaretinde bahs ederizde, kendi benliklerimizin esaretinden nedense bahs etmeyiz. Biz din afyondur dedik ve ALLAHsız nesil yetiştirdikte Sonsuz cehennem azabını düşünmedik. O alevli ateş ki tüm günahkâr bedenleri kavrayacak, insanoğlu o azabın dehşetinden susadıkça içecekleri ateşten katran ve irin olacak. ALLAH’a iman edenlerse o güzelim cennet bahçelerinde Rabbinin nimetlerinden istifade edecek. Bunca güzel nimet bahş edilirken neden cehennem azabına doğru hızla koşarız şaşarım. Gelin sizlerde bir olan ALLAH’a iman edin. Bunca işlediğimiz suçlar karşısında ALLAH’dan mağfiret dileyerek tövbe edelim.




İsmail:

Yeter Rüveyda! Yazıklar olsun sana. Desene bir ömür koynumda gerici bir yobazla olmuşumda haberim yok. Sana ne yapacağımı göreceksin. Çabuk çıkar üzerindekileri yoksa o bahs ettiğin azabı ben sana tattıracağım. Sana öyle bir eziyet ederim ki yaptıklarından pişmanlık duysan da fayda vermez. Çocuklara gelince; onların bir daha yüzünü bile göremezsin.




Köşe başında duran Nilay her ne kadarda kızgın görünse de içten içe çılgınlar gibi seviniyordu. Âşık olup da kavuşamadığı İsmail’ine doğru bir adımda olsa yaklaşıyor içindeki kızgınlık yerini riyakâr bir sevince terk ediyordu. Çocuklar ise bu olan bitene anlam veremiyor büyüklerin kavgaları arasında hıçkırıklara boğuluyorlardı.




Nilay ateşe benzin dökerek:

Rüveyda neden bizlere ihanet ettin. Yobazlarla birlikte olup bize karşı savaşacak mısın? Hani sen benim en sevdiğim yoldaşım dın? Hani seninle devrim yolunda kanımızın son damlasına kadar mücadele edecektik. Şimdi nedir bu halin. Çabuk söyle! Bizlere.

Kalkın arkadaşlar buranın tadı kaçtı artık. Gidelim de sözüm ona âşıkları baş başa bırakalım.
Ömer.asaf Bu Mesajı beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Yukarıdaki Konu Başlığına Benzeyen,Medineweb'de Otomotik Bulunan 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
Rüveyda, Ben Sendeyim Sen Bendesin MERVE DEMİR Üyelerimize Ait Şiirler 20 19.Mayıs.2018 02:21
Can anacığım ! /Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven Abdulkadir Seven 0 13.Mayıs.2018 15:55
abdulkadir geylani KalbinNûru Alimler(Rh) 20 14.Eylül.2014 20:29
Geç git yanımdan Rüveyda.. /İbrahim İnecik İBRAHİM İNECİK İbrahim İnecik 0 06.Ocak.2012 21:51
RÜVEYDA şiiri huzzam Üyelerimize Ait Şiirler 1 22.Eylül.2009 21:25

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

  Medineweb Ana Sayfasının en iyi Görüntüsü 1280*768 olarak ayarlıdır.

Medineweb alemdarhost sunucularında barındırılmaktadır.



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266