Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (http://forum.medineweb.net/)
-   Adap-Edep-Ahlak (http://forum.medineweb.net/653-adap-edep-ahlak)
-   -   Ahlak-ı Nebi (http://forum.medineweb.net/adap-edep-ahlak/22759-ahlak-i-nebi.html)

MusabBinumeyr 15 Ağustos 2012 22:41

Ahlak-ı Nebi
 
[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kısa zamanda dünyada hiçbir kralın ulaşamayacağı derecede imkânlara kavuştuğu, insanların ideal bir mürebbî olarak kalblerini fethettiği hâlde, ayaklarının altına serilen bu büyük dünya nîmetlerinin hiçbirine iltifât etmeyerek eski mütevâzî hayâtına devâm etti. Önceki gibi, kerpiçten yapılmış mütevâzî odasında sâde ve fakir bir şekilde yaşadı. Hurma yaprağıyla doldurulmuş bir şilte üzerinde uyudu. Basit elbiseler giyindi.

En zayıf insanın hayat tarzının bile altında yaşadı. Bazen de yiyecek hiçbir şey bulamadığı hâlde, Rabbine şükredip açlığını bastırmak için karnına taş bağladı. İşlemiş ve işleyeceği bütün günâhlar affedildiği hâlde, şükür ve niyâzına devâm etti. Ayakları şişinceye kadar gecelerini namazla geçirdi. Garîblerin imdâdına yetişti. Yetîmlerin, kimsesizlerin tesellîsiydi. O, büyüklüğüne rağmen, en âciz insanlarla bizzat meşgûl oldu. Hattâ onlara, engin şefkat ve merhametiyle daha ziyâde kol kanat gerdi.




İnsanlar nezdinde en kuvvetli göründüğü Mekke’nin fethi günü, korku ve heyecanla ve âdeta titremekten dişleri birbirine vurarak:

“–Yâ Rasûlallâh! Bana İslâm’ı telkîn buyurunuz!” diyen hemşehrisine, imkânlarının en zayıf olduğu zamandan şu misâli zikrederek sükûnet telkîn etti ve:

“–Sâkin ol kardeşim! Ben bir kral veya hükümdar değilim. (Muhtereme vâlidelerini kasdederek) Kureyş’ten güneşte kurutulmuş et yiyen senin eski komşunun yetîmiyim!..”

diyerek tarihe kâ’bına varılmaz bir tevâzuun zirvesini hediye eyledi.




Yine aynı gün ihtiyar babasını sırtına alarak huzûruna getiren ve ona îman telkîn etmesini isteyen yâr-i gâri14 Hazret-i Ebû Bekr’e:

“–Yâ Ebâ Bekr! Şu ihtiyar babanı neden buraya kadar yordun? Biz onun yanına gidemez miydik?!.”


karşılığını verme fazîletini gösterdi.

Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- dâimâ acz içinde olduğunu bildirirdi. Kendisini şöyle îlân ederdi:

“Ben de sizler gibi bir insanım. Bana sadece ahlak ı Nebi tevazuu Ahlak ı Nebi Tevâzuu vahyolunuyor!..”
(el-Kehf, 110)



O, rasûllüğünü tasdîk cümlesinin başına bilhassa ve ısrarla “abduhû: Allâh’ın kulu” kelimesini ilâve ederek, ümmetini geçmiş milletler gibi sapıklığa düşmekten muhâfaza ediyordu.

Kendisine aşırı tâzim gösteren kimselere:

“Siz beni, hakkım olan derecenin üzerine yükseltmeyiniz! Çünkü Allâh Teâlâ beni «Rasûl» edinmeden önce «Kul» edinmişti.” (Heysemî, IX, 21) ikâzında bulunuyordu.

Allâh Rasûlü’nün dört kişinin taşıyabildiği garrâ adlı bir yemek kabı vardı. Kuşluk vakti girip Duhâ Namazı da kılındıktan sonra, içinde tirit bulunan bu yemek kabını getirdiler. Ashâb-ı kirâm da etrafına toplandı. Sahâbîler çoğalınca Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- diz çöktü. Bunu gören bir bedevî:

“–Bu nasıl oturuş böyle?” dedi.

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de:

“–Allâh Teâlâ beni şerefli bir kul olarak yarattı, inatçı bir zorba değil!” buyurdu.

(Ebû Dâvûd, Et‘ime, 17/3773)



Bir defâsında:

“–Hiç kimse amel ve ibâdeti sayesinde cennete giremez!”
buyurmuştu.

Ashâb-ı kirâm hayretle:

“–Siz de mi yâ Rasûlallâh?” diye sordular:

“–Evet ben de!.. Meğer ki Rabbimin lutf-i ilâhîsi imdâda yetişe!.. Zîrâ O’nun fazlı, rahmet ve mağfireti beni bürümedikçe ben de cennete giremem! Yaptığım amel beni de kurtaramaz!..” buyurdular. (Buhârî, Rikâk, 18; Müslim, Münâfikûn, 71-72; İbn-i Mâce, Zühd, 20; Dârimî, Rikâk, 24)

Yine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, gurûr, kibir ve ucub sevkiyle giyinenlerin kıyâmet günü rezillik elbisesi giyeceğini ifâde ederek ümmetini cehennem ateşine karşı îkaz buyurmuşlardır. Bu hususla alâkalı hadîs-i şerîflerden bazıları şöyledir:

“Allâh, büyüklük taslayarak elbisesinin eteklerini yerde sürüyen kimsenin kıyâmet gününde yüzüne bakmaz.”(Buhârî, Libâs, 1, 5)

“Kim dünyada şöhret elbisesi giyerse, Allâh Teâlâ ona kıyâmet gününde mezellet (alçaklık) elbisesi giydirir.”
(İbn-i Mâce, Libâs, 24)



SAAT: 02:44

vBulletin® Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285