Medineweb Forum/Huzur Adresi
Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.MEDİNEWEB FORUM GENEL.::. > Genel Konular > Serbest Kürsü

Konu Kimliği: Konu Sahibi nurşen35,Açılış Tarihi:  03 Ağustos 2017 (00:42), Konuya Son Cevap : 10 Haziran 2019 (18:54). Konuya 58 Mesaj yazıldı

Beğeni Aldı6Kez Beğenildi
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 08 Ağustos 2017, 23:36   Mesaj No:11
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Kur'ân-ı kerimden hüküm çıkarmak


Kur'ân-ı kerimden hüküm çıkarmak, herkesin yapabileceği bir şey değildir..."


Sual: Zamanımızda çok kimse, Herkes Kurândan okur anlar ve amel eder diyor. Gerçekten herkes Kurândan hüküm çıkarabilir mi?


Cevap: Mısırlı mezhepsiz Reşîd Rızâ, El-muhâverât ismindeki kitabında, Ehl-i sünnet mezhebine ve fıkıh kitaplarına saldırmış ve Diyanetişleri eski başkanlarından Hamdi Akseki, bu zararlı kitabı Arabiden Türkçeye tercüme etmiş Mezâhibin telfîkı ve İslâmın bir noktaya cemi yani İslâmda Birlik ve Fıkıh Mezhepleri ismini verip, 1916 da İstanbul da bastırmıştır. Bunlar ve benzeri mezhepsizlerin yazıları dikkatle okunursa, sapık düşüncelerini ve bölücü görüşlerini, çürük mantık zincirleri ve yaldızlı kelimelerle süsleyerek Müslümanları aldatmaya çalıştıkları hemen görülür.
Cahiller, bu yazıları mantık, akıl çerçevesinde, ilme dayanıyor sanarak inanır, arkalarına takılırlar ise de, ilim ve keskin görüş sahipleri, asla bunların tuzaklarına düşmez. Müslümanları sonsuz felakete sürükleyen mezhepsizlik tehlikesine karşı, Yusuf Nebhânî hazretleri Huccet-ul-lahi alel-âlemîn kitabında buyuruyor ki:
Kur'ân-ı kerimden hüküm çıkarmak, herkesin yapabileceği bir şey değildir. Müctehid imamlar bile, Kur'ân-ı kerimdeki hükümlerin hepsini çıkaramamışlardır. Resûlullah efendimiz, hadîs-i şerifleri ile açıklamıştır. Kur'ân-ı kerimi, ancak Resûlullah efendimiz açıkladığı gibi, hadîs-i şerifleri de, yalnız Eshâb-ı kiram ve müctehid imamlar anlayabilmişler ve açıklamışlardır.


Allahü teâlâ, müctehid imamlara akli ve nakli ilimleri, idrak, anlama kuvveti, keskin zihin, ziyade, çok akıl ve daha nice üstünlükler ihsan eylemiştir. Bu üstünlüklerin başında, takva, haramlardan sakınmak gelmektedir.
Bundan sonra, kalplerindeki nur-u ilahi gelmektedir.
Müctehid imamlar, bu üstünlükler yardımı ile, Allahü teâlânın ve Resûlullah efendimizin kelamlarından onların muratlarını anlamışlar, anlayamadıklarını Kıyâs ile bildirmişlerdir. Dört mezhep imamının her biri, kendi reyi, görüşü ile konuşmadığını bildirmiş ve talebelerine; 'Sahih hadîse rastlarsanız, benim sözümü bırakın. Resûlullahın hadîsine uyun!' demiştir. Mezhep imamları, bu sözü, kendileri gibi müctehid olan derin âlimlere söylemişlerdir. Bu âlimler, dört mezhebin delillerini bilen, tercih ehli olanlardır.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 15 Ağustos 2017, 23:58   Mesaj No:12
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Haccın farz olmasının şartları











Haccın farz olması için, vücub şartları diye bildirilen şartların o kimsede bulunması lazımdır.


Sual: Bir kimseye haccın farz olması için, o kimsede ne gibi şartların bulunması gerekir?


Cevap: Bir kimseye haccın farz olması için, Haccın vücub şartları diye bildirilen şartların o kimsede bulunması lazımdır ki bunlar sekiz tanedir:


1-Müslüman olmak.


2-Kâfir memleketinde olanın da, haccın farz olduğunu işitmesi lazımdır.


3-Akıllı olmak.


4-Büluğ çağında olmak, erginliğe ulaşmak.


5-Hür olmak, köle veya hapiste olmamak.


6-Geçim ihtiyacından fazla olarak hacca götürüp getirecek ve geride kalanlara yetecek kadar, helal parası olmak. Haram malı olana, hacca gitmek değil, bunları sahiplerine ödemek farzdır. Haram mal ile hacca giden, hac yapmamak azabından kurtulur ise de, hac sevabı kazanamaz. Bu durum, gasbedilen yerde namaz kılmaya benzer. Böyle kimselerin ibadetlerine mani olmamalıdır. Zira günahlar ibadetlere mani değildir. Parasının helal olduğunda şüphesi olan, sevap kazanmak için, Yahya efendi fetvasında yazılı olduğu gibi, bir kimseden ödünç alıp bununla hacca gitmelidir. Borcunu şüpheli parası ile ödemelidir.


7-Hac vakti gelmiş olmak. Hac vakti, Arefe ve bayram günleri olmak üzere, beş gündür. Yolda geçen zaman da düşünülerek, vücub şartları, bu zaman başında mevcut olan kimsenin ömründe bir kere hacca gitmesi farz olur.


8-Hacca gidemeyecek kadar, kör, hasta, çok ihtiyar ve sakat olmamak.
***


Sual: Sadece namaz, oruç gibi bedenle yapılanlar mı ibadet olmaktadır yoksa mal ile yapılanlar da ibadet sınıfına girmekte midir?


Cevap: Dinimizin yapılmasını emrettiği ibadetler üç kısımdır:


1-Yalnız beden ile yapılan ibadettir. Namaz kılmak, oruç tutmak, Kur’ân-ı kerim okumak, zikretmek böyledir. Hiç kimse, başkası yerine, bedenle yapılan ibadeti yapamaz ve bu ibadetler için kişi, kendi yerine başkasını vekil de edemez.


2-Yalnız mal ile yapılan ibadetlerdir. Zekât, sadaka-i fıtır, toprak mahsulleri zekâtı, kefaretler, fakirleri doyurmak ve giydirmek böyle ibadetlerdir. Bir kimsenin özrü olsun veya olmasın, bunun mal ile yapılacak ibadetlerini başkası, bunun izni ve malı ile yapabilir.


3-Hem beden, hem mal ile yapılan ibadetlerdir. Farz olan hac böyledir. Bir kimse hayatta iken, ancak devamlı özrü olduğu zaman, bunun emri ve malı ile yerine başkası vekaleten hac yapabilir.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 00:29   Mesaj No:13
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Terviye günü yapılanlar









Zilhicce ayının sekizinci gününe, Terviye günü denir. Arefe gününden önceki gündür.

Sual: Terviye günü diye ne zamana denir ve bu günde neler yapılmaktadır?

Cevap: Zilhicce ayının sekizinci gününe, Terviye günü denir. Arefe gününden önceki gündür. Hacıların sabah namazını kıldıktan sonra, topluca Mekke’den Mina'ya doğru hareket ettikleri gündür.
Bu güne Terviye denmesinin sebebi, hacca gidenler umumiyetle bu günde susuz bir sahayı geçmeye hazırlık olmak üzere hayvanlarını bol bol suladıkları ve zemzem suyundan çokça içip kandıkları ve yanlarına gerektiği kadar su aldıkları ve böylece Mina'ya hareket ettikleri veya Terviye diye adlandırılmasının sebebi, hacılar o günde develeri suya kandırdıkları yani suladıkları içindir. Hadis-i şerifte;
(Bir Müslüman, Terviye günü oruç tutarsa ve günah söz söylemezse, Allahü teâlâ, onu elbette Cennete sokar) buyuruldu.


Terviye günü sabah namazından sonra, hacıların, Arafat'a gitmek için Mekke’den çıkmalarının haccın sünnetlerinden olduğu, İbn-i Âbidînde yazılıdır.




Sual: Ramazan ayında olduğu gibi, hac ve kurban ibadetlerini yerine getirirken de Zilhicce ayının hilalini görmek gerekir mi?

Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki:
“Ramazan ayının birinci gününü anlamakta takvimlere güvenilmemelidir, buyurdular. Çünkü oruç, gökte yeni Ay'ı görmekle farz olur. Peygamber efendimiz; (Hilali görünce oruca başlayınız!) buyurdu. Halbuki hilalin doğması, görmekle değil, hesapladır ve hesap sahih olup, hilal, hesabın bildirdiği gecede doğar. Fakat, o gece görülmeyip, bir gece sonra görülebilir ve oruca, hilalin doğduğu gece değil, görüldüğü gece başlamak lazımdır. Çünkü İslâmiyet böyle emir buyurmuştur.”
Gökte, ramazan hilalini aramak, bir ibadettir. Görülüyor ki, ramazanın başlangıcını önceden haber vermek, İslâmiyeti bilmemek alametidir. Kurban Bayramının birinci günü de, Zilhicce ayının hilalini görmekle anlaşılır. Zilhicce ayının dokuzuncu Arefe günü, hesapla, takvimle anlaşılan gün veya bundan bir gün sonra olur. Bundan bir gün önce Arafat'a çıkanların hacları sahih olmuyor.




Sual: Namaz kılmakta olana, Kur’ân-ı kerim okuyana ve cuma günü camide hutbe okuyan hocaya selam verilebilir mi?

Cevap: Namaz kılmakta olana, Kur’ân-ı kerim okuyana ve cuma günü hatip efendiye hutbe okurken, bunlar bu hâlde iken selam verilmez.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 00:33   Mesaj No:14
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Kurbanın kesildiği günler











Bildirilen üç günden önce veya sonra kesilen hayvan, kurban olmaz.

Sual: Kurban edilecek hayvanı, bayramdan önce veya sonra kesince de kurban kesilmiş olur mu?

Cevap: Kurban, Zilhicce ayının onuncu günü bayram namazından sonra başlayıp, onikinci günü güneş batıncaya kadar devam eden üç gün ve aralarındaki iki gecede kesilen deve, sığır, koyun veya keçidir. Bildirilen bu üç günden önce veya sonra kesilen hayvan, kurban olmaz. Bir deveyi veya sığırı yedi kişiye kadar birkaç kimse ortaklaşa kesebilir. Koyun ve keçiyi bir kişi kesebilir. Kadın da, kendi kurbanını ve vekil olarak başkasının kurbanını kesebilir.


Sual: Kurban veya adak kurbanı önceden satın alınabilir mi ve keserken adak veya kurban olduğu belirtilecek midir?

Cevap: Kurbanı bayramdan önce satın almak caizdir. Satın alırken; “Bayram için veya yaptığım adak için kurban satın almaya” niyet edilmesi lazımdır. Bu iki niyetten yani vacib kurbanı veya adak kurbanından hangisine niyet edilirse, o kurban kesilmiş olur.


Sual: Kurbanı kesmeyip, hayvanı veya bu hayvanın bedelini hayır kurumuna vermekle, kurban sevabı alınır mı?

Cevap: Satın alınan kurbanı diri olarak veya satın almayıp, parasını fakirlere, yardım kurumlarına vermek caiz değildir. Böyle yapan kimse, kurban kesmiş olmaz, sadaka vermiş olur. Bu sadakanın sevabı da, o kimseyi kurban kesmemek azabından kurtaramaz.


Sual: Kurban edilen hayvanın etini, mutlaka dağıtmak mı gerekir yoksa bu kurbanı kesen kimse de yiyebilir mi?

Cevap: Kurban etini, kesen ve çocukları da yiyebilir. Fakir olsun, zengin olsun, herkese ve zimmiye de verebilir. Etin üçte birini evine, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehabdır. Hepsini fakirlere sadaka vermek veya kendi evine bırakmak da olur. Zimmi olan gayr-i müslime de vermenin caiz olduğu Hindiyye ve Behcet-ül-fetâvâda yazılıdır.


Sual: Kurban edilen hayvanın derisini ne yapmalı, kime, nerelere vermelidir?

Cevap: Kurban edilen hayvanın derisi, namaz kılan fakire verilir. Ne olduğu bilinmeyen kimselere verilmez. Veya evde kullanılır. Yahut devamlı kullanılacak bir şey karşılığı verilir. Tükenen bir şey veya para karşılığı satılmaz. Kurban edilen hayvanın derisi ve eti satılırsa, parası fakire sadaka olarak verilir. Kurban hayvanını kesene, ücreti olarak da deri ve et verilemez.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 00:36   Mesaj No:15
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Kurbanlık hayvan satın alınırken













Kurbanı alırken “Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanımı almaya” diye niyet etmelidir.

Sual: Kurbanlık hayvanları satın alırken, kurban etmeye diye niyet etmek gerekir mi yoksa kesim yerinde hayvan kesilirken mi niyet etmelidir?

Cevap: Bir kimse kurbanlık hayvanı satın alırken; “Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanımı almaya” diye niyet etmelidir. Bunu keserken, tekrar niyet etmek şart değildir. Bir kimsenin kurban etmek için aldığı hayvanı kurban etmesi de şart değildir. Fakat, daha sonra aldığı ve keseceği hayvanın kıymeti, ilk satın aldığı hayvandan az olmamalıdır. Kurbanlık hayvanı satın alırken, hiç niyet edilmese de olur. Fakat, satın aldığı bu hayvanı keserken veya kesecek olanı vekil ederken niyet etmelidir.


Sual: Kurbanı kendi kesmeyip de, bir hayır kurumuna veya bir vakfa vererek kestirmek isteyen bir kimse, nasıl hareket etmeli, nelere dikkat etmelidir?

Cevap: Kurbanını bir hayır cemiyetine, kurumuna vermek isteyen kimse, kurbanını veya parasını götürüp, o kurumdaki bu işle vazifeli kişiye teslim ederken; “Allah rızası için, bayram veya nezir, adak kurbanımı kesmeye ve dilediğine kestirmeye, etini ve derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim” demelidir. O kurumdaki vazifeli kimse de, vekil olduğu şahıs için satın alacağı kurbana bir numara verir, bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken, sahiplerinin ismini söyleyerek kurbanı kesecek olanları vekil eder. Etleri dilediği kimselere ve derileri de bir fakir vazifeliye verir. Bu fakir, derilerin kıymeti ile, nisap miktarına malik olmadan evvel, elindekileri toptan, dilediğine hediye eder. Bu da satar. Paraları arzu edilen yere verilir. Fakirin, kendisine verilen derileri satması veya hediye etmesi de caizdir.


Sual: Bir kimse, hiç izin, vekalet almadan kendi kendine, başkası adına hac yapabilir mi ve adına hac yapılan o şahıs hac borcundan kurtulmuş olur mu?

Cevap: İzin, vekalet almadan, kendi kendine vekil olup hacceden kimsenin yaptığı hac, kendinin olur. Yani kendinin hac borcu varsa, ödenmiş olur. Yaptığı bu haccın sevabını, izinsiz vekil olduğu kimseye bağışlayabilir. Zaten her Müslüman, her ibadetinin sevabını ölü veya diri, her Müslümana hediye edebilir. Fakat yaptığı haccın sevabını bağışladığı kimse, hac yapmış olmaz ve hac borcundan kurtulmaz.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 00:40   Mesaj No:16
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Kurban keseceklerin tıraş olması














"Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını kesmesin ve tırnak kesmesin!"


Sual: Her hafta tıraş olan, tırnağını kesen bir kimse, kurban kesecekse, Zilhicce ayından itibaren, saçını tıraş etmesi, tırnağını kesmesi uygun değil midir?

Cevap: Her hafta saç, sakal ve bıyık tıraş etmek, tırnak kesmek, koltuk, kasık temizlemek sünnettir. İbni Âbidînde konu ile alakalı olarak deniyor ki:
“Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemelidir. Hadis-i şerifte; (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını kesmesin ve tırnak kesmesin!) buyurulması, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmenin müstehab olduğunu göstermektedir. Fakat daha fazla geciktirmek ve hele kırk gün uzatmak günah olur.”
Görülüyor ki, kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının birinci gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehabtır. Fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz. Özür ile sakal tıraşı olanın, bu günlerde sakal uzatması fitneye sebep olur.


Sual: Kurbanlık hayvanı kesmeyip, hayrına, sadaka olarak herhangi bir kimseye diri olarak vermek, kurban kesmek gibi olur mu?

Cevap: Diri kurbanı veya parasını sadaka olarak vermek caiz değildir. Sadaka olarak verilirse, üçüncü günün akşamına kadar, ikincisini alıp keser. Bayram kurbanını üçüncü günün akşamına kadar kesmeyen kimse, kurbanı satın almışsa, canlı olarak kendini veya kıymetini, gümüş veya altın olarak fakirlere verir. Bayramdan sonra keser ise, etinden kendi yiyemez, hepsini fakirlere dağıtır. Bütün etinin kıymeti canlı kıymetinden az ise, değer farkını da sadaka verir. Satın almamış ise, orta derece bir kurban değerini fakirlere verir. Böylece, cezadan kurtulur ise de, kurban kesmek sevabını kazanamaz.


Sual: Kurbanlık hayvan, kusurlu çıkarsa, nasıl hareket edilir?

Cevap: Kurbanlık hayvanı satın alırken kusurlu ise veya kesmeye uygun olarak alınıp sonradan, kesmeye mâni bir kusur hasıl olursa, zengin kimse bir başkasını alıp keser. Adak olan kurban kusurlu olursa, zengin de, fakir de onu keser. Adak ölürse, başka almaları icap etmez.


Sual: Kurbanlık hayvanın yünü ve sütü, fakire mi verilir?

Cevap: Kurbanlık hayvan kesilmeden önce, bunun yününden, sütünden istifade etmek caiz değildir. Yünü ve sütü fakire verilir.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 00:43   Mesaj No:17
Medineweb EDİTÖRÜ
Medineweb Emekdarı
nurşen35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: nurşen35 isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 38944
Üyelik T.: 09 Şubat 2014
Arkadaşları:59
Cinsiyet:Bayan
Mesaj: 9.466
Konular: 1016
Beğenildi:3423
Beğendi:2791
Takdirleri:4745
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Hacda ihramlıya yasak olanlar













Hac için Mekke’ye gidip ihram giyen kimselere, bazı şeyleri yapmaları yasak olur.

Sual: Hac için Mekke’ye gidenler, hac esnasında istedikleri gibi hareket edebilirler mi yoksa bazı şeyleri yapmaları yasak mıdır?

Cevap: Hac için Mekke’ye gidip ihram giyen kimselere, bazı şeyleri yapmaları yasak olur. Mesela, karadaki av hayvanlarını öldürmesi, dikilmiş elbise giymesi, bir yerini tıraş etmesi, kavga ve münakaşa etmesi, koku sürünmesi, tırnak kesmesi, erkeğin mest, ayakkabı giymesi ve başını örtmesi, hatmi ile başını yıkaması, eldiven, çorap giymesi, hamama girmesi, kendiliğinden çıkan ot ve ağaçların koparılması, kendi üzerinde bulunan haşeratın öldürülmesi ve öldürmek için gösterilmesi caiz değildir. Bunları bilerek veya bilmeyerek, unutarak yapanlara, kurban, sadaka cezaları lazım olur. Ceza olarak kesilen hayvanın etinden kendisi yiyemez. Müfrid hacda bir kurban icab ettiren suçu, karin hacı işlerse, biri ömre için, iki kurban kesmesi lazımdır.
İhramda iken pire, her türlü sinek, başkasının üzerinde bulunan biti, fare, yılan, akrep, kurt, çaylak gibi zararlı ve insana saldıran hayvanları öldürmek, başını sabun ile yıkamak, nalın ve onun gibi üstü açık ayakkabı giymek, diş çıkartmak, bit ölmemek ve saç dökülmemek üzere hafif kaşınmak, renkli ihram giymek, gusül abdesti almak, başını dokundurmamak şartı ile, tavan, çadır, şemsiye altında gölgelenmek, başı âdet olmayan şey ile mesela tas, tepsi ile örtmek, paket gibi şeyler koymak, beline kuşak, kemer, para kesesi, kılıç, silah bağlamak, yüzük takmak, insanların dikip yetiştirdiği sebze ve ağaçları koparmak, düşman ile dövüşmek caizdir.
Kadınların başını örtmesi lazım olup, deriye değmemek üzere yüzlerini örtmeleri ve dikilmiş elbise, mest, çorap giymeleri, örtü altına ziynet eşyası takmaları caizdir.


Sual: Kurban Bayramının üçüncü günü sefere çıkacağını veya fakir olacağını bilen bir kimseye, bayramın birinci günü kurban kesmek vacib olur mu?

Cevap: Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Bunun aksine bayramın üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhiccenin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecir vaktinde vacib olur. Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misafir olmaya bakılmaz.
__________________
O (cc)’NA SIĞINMAK AYRICALIKTIR
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 11:10   Mesaj No:18
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27 Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.206
Konular: 309
Beğenildi:147
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Standart

Osman ünlünün müslüman tarifi islama uygun değil.çünkü müslümanlık ve kafirlik zahiren bazı alemetlere bağlıdır.Müslüman olanlar her gördüklerine güvenmezler,onlarla sırlarını paylaşmazlar vela-bera nın sınırları bellidir.
__________________
Tağutları red edmeden ,Allah a iman,müslümanların değil,müşriklerin özelliklerindendir...
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Eylül 2017, 16:29   Mesaj No:19
Medineweb Baş Editörü
Mihrinaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu: Mihrinaz isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 14593
Üyelik T.: 15 Kasım 2011
Arkadaşları:65
Cinsiyet:bayan
Memleket:Trabzon
Yaş:39
Mesaj: 8.792
Konular: 659
Beğenildi:6748
Beğendi:5209
Takdirleri:5013
Takdir Et:
Standart

Alıntı:
bilinmez Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Osman ünlünün müslüman tarifi islama uygun değil.çünkü müslümanlık ve kafirlik zahiren bazı alemetlere bağlıdır.Müslüman olanlar her gördüklerine güvenmezler,onlarla sırlarını paylaşmazlar vela-bera nın sınırları bellidir.
Buradaki paylasimları gayet istifade edilir faydalı yazilar...
Hangi gorüşüne binaen böyle düşünüyorsunuz paylaşır mısın sayin bilinmez.. Editörümüz faydalı bulduğu sohbetlerinden paylaşım yapmış... İstifademize sunmuş... Allah razı olsun...

Fikirlerini beğenirsiniz begenmezsiniz,eleştirirsiniz ayrı tabiki...
Eleştirdiginiz yerleri konu açarak dile getirirseniz hem isabetli olur hem de bilgilendirmiş olursunuz bizleri...selametle...
__________________

~~~ Bilmediklerimi Ayaklarımın Altına Alsam Başım Göğe Ererdi ✒~~~

⬆⏳⌛⬇
dabılyudabılyudabılyunoktamedinewebnoktanet

Alıntı ile Cevapla
Alt 05 Eylül 2017, 06:08   Mesaj No:20
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27 Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.206
Konular: 309
Beğenildi:147
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Standart

Alıntı:
nurşen35 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Müslümanların perişanlığının sebebi








İslâm düşmanları Müslüman görünerek, fen adamı, kalem sahibi ve din âlimi şekline girip, temiz gençlerin imanlarını çalmaya koyuldular.


Sual: Zamanımızda Müslümanların hâli ortadadır. İslâmiyet yüce bir din olduğu hâlde, Müslümanlar niçin bu perişan hâle geldiler?


Cevap: İslâmiyet’e karşı olanlar, asırlar boyunca yaptıkları kanlı ve acı tecrübelerle anladılar ki, imanını yıkmadıkça, Müslüman milleti yıkmaya, imkân yoktur. Her ilerlemenin ve yükselmenin hamisi ve teşvikçisi olan İslâmiyet’i, ilmin, fennin, yiğitliğin düşmanı gibi göstermeye yeltendiler. Genç nesillerin, bilgisiz, dinsiz kalmasını, onları manevi cepheden vurmayı hedef edindiler. İlim ve iman silahları çürümüş, hırs ve şehvetlerine kapılmış olan bazı cahiller, kafirlerin bu hücumları ile hemen bozuldu. Bunlardan bir kısmı, isimlerini siper edinip, Müslüman görünerek, fen adamı, kalem sahibi ve din âlimi, hatta Müslümanların hamisi şekline girip, temiz gençlerin imanlarını çalmaya koyuldular. Kötülükleri hüner, imansızlığı moda şeklinde gösterdiler. Dini, imanı olanlara gerici denildi. Din bilgilerine, İslâm’ın kıymetli kitaplarına, irtica, gericilik diyenler oldu. Kendilerinde bulunan ahlaksızlıkları, Müslümanlara, İslâm büyüklerine isnat ederek, o temiz insanları kötülemeye, evlatları babalarından soğutmaya uğraştılar. Tarihimize dil uzatıp, parlak ve şerefli sayfalarını karartmaya, hadiseleri değiştirmeye kalkıştılar. Böylece, gençleri dinden, imandan ayırmaya, İslâmiyet’i ve Müslümanları yok etmeye çalıştılar. İlmi, fenni, güzel ahlakı, fazileti ve yiğitliği ile dünyaya şan ve şeref saçan, ecdadımızın sevgisini genç kalplere yerleştiren mukaddes bağları çözmek, gençliği dedelerinin büyüklüğünden mahrum ve habersiz bırakmak için, kalplere, ruhlara ve vicdanlara hücum ettiler. Hâlbuki İslâmiyet’ten uzaklaştıkça, ahlak bozulduğu gibi, her asrın icab ettirdiği yeni bilgilerde, üstünlüğü kaybediyor, hatta geri kalmaya başlıyorduk. Bu maskeli dinsizler, bir taraftan ilimde, fende geri kalmamıza, diğer taraftan, İslâmiyet’ten uzaklaşmamıza sebep oluyordu. Garb, batı sanayiine yetişebilmemiz için, bu kara perdeyi kaldırmamız, çöl kanunlarından kurtulmamız lazımdır, diyorlardı. Bu suretle maddi ve manevi kıymetlerimizi yıkarak, vatanımıza, milletimize, dışardaki düşmanların, asırlarca yapmak istedikleri, fakat yapamadıkları kötülüğü yaptılar.


Burdaki yazısına binaen eleştirmişim. müslümanların içine girenler tarafından kandırıldığı,burdaki müslüman tarifi yanlış.çünkü müslüman imanını kaybettirecek kadar basiretsizce aldanan olamaz.en ufak haberi dahi araştırmakla mükellef olan müslüman nasıl imanını kaybedecek kadar aldanır.
Esma_Nur beğendi.
__________________
Tağutları red edmeden ,Allah a iman,müslümanların değil,müşriklerin özelliklerindendir...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Forum Ana Kategori Başlıkları

Cevaplar Son Mesajlar
ünlü avukat petrocelli'nin kaybettiği tek dava... mehmet akif2 Bilgi Dağarcığı 3 20 Kasım 2015 23:04
Niçin insanlar tam bir huzura kavusamıyor... İslaminesil Serbest Kürsü 0 11 Ekim 2014 17:12
huzura nasıl kavuşulur selsebil Muhtelif Konular 1 08 Ekim 2011 19:59
Kuranı kerim ünlü hafızların sesinden no rapid MERVE DEMİR Sesli-Görüntülü-İndir 0 13 Ağustos 2008 10:42
Ezan, kâinatı huzûra çağırır Şuara Ezan-Kamet-Camii 2 20 Ocak 2008 13:21

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

Medineweb Alemdarhost sunucularında barındırılmaktadır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285