Medineweb Forum/Huzur Adresi
Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.MEDİNEWEB FORUM GENEL.::. > Edebiyat > Üyelerimize Ait Makaleler

Konu Kimliği: Konu Sahibi EyMeN&TaLhA,Açılış Tarihi:  22 Nisan 2014 (08:47), Konuya Son Cevap : 22 Nisan 2014 (08:47). Konuya 0 Mesaj yazıldı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 22 Nisan 2014, 08:47   Mesaj No:1
Medineweb Emekdarı
EyMeN&TaLhA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:EyMeN&TaLhA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 21422
Üyelik T.: 08 Kasım 2012
Arkadaşları:37
Cinsiyet:
Mesaj: 3.593
Konular: 793
Beğenildi:112
Beğendi:33
Takdirleri:141
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Hz. Muhammed (asm) insanlığa ne getirdi?

Hz. Muhammed (asm) insanlığa ne getirdi?




Şunu açıkça ifade edelim ki, Batı’nın inkarcılığı elinde ye’se düşmüş, hakikate yabancılaşmış ve gerçeği başkalaştırmış bu nankör çağın itiraf ettiklerinden çok şey getirmiştir Peygamberimiz.

Peygamberin 1400 yıl evvel getirdiklerinin keyf ü sefasını sürdükleri halde, hala daha O’na yabancı kalmayı, O’nu hakaretlerle karalamayı bir erdem olarak görecek kadar hakikatin rayından çıkmış bir sekülerizm treninde savrulup duruyorlar yüzlerce yıldır.

“Şeylerin” hakikatini parçalayıp bozan ve insanoğlunu fıtrata yabancılaştıran hurafeci kilise bakışından kurtulmayı başaran Batı, bu kurtuluşun hikayesini maalesef ki yeniden kurgulamış, bu hakikat yolculuğunun tarihi silsilelerini yok sayıp kendisini doğrudan İsa’dan önceki Pagan Yunan medeniyetine eklemlemiştir.

Halbuki Ortaçağ’ın ya da başka bir şekilde söylemek gerekirse Kilise Çağı’nın yanıbaşında, bir Saadet Çağı yeşermiş, bu Saadet çiçeğini yetiştiren hikmetli Bahçıvan, fıtratın hakikatini insanlığa her fırsatta hedef göstermiştir.

Tarih bilimiyle uğraşanlar bilirler ki, dünyada yaşanan bütün o beşeri gelişmeler, mutlaka bir önceki gelişmelerin birer sonucu ya da devamıdır.
Vahyin getirdiği ilâhi inkılaplar dışında, bu tekâmül ve telahuk-u efkar kanunun zincirlerini parçalayıp, kökleri mucizevi bir sıçramayla, bir anda binlerce yıl öncesine dayanacak bir beşeri değişimden asla bahsedemeyiz.

Batı’nın Ortaçağ’dan kurtulup Rönesans’a eriştiği 15. yüzyılın tarihi köklerini, o gün için tarihin karanlıklarında gizlenmiş olan M.Ö 700’lü yılların gelişmelerinde aramak imkansızdır.

Bir örnek vermek gerekirse, bu arayış Türkiye Cumhuriyetinin köklerini, Mecelle’ye, Tanzimat’a, Meşrutiyet’e uğramadan, doğrudan milat öncesinin Orta Asya bozkırlarında aramak kadar hakikatten uzak bir tarihi yolculuk olacaktır.

Tarihi olayların gelişimiyle ilgili bu temel gerçeği anladığımıza göre, Rönesans’ın ve dahi bu güne dek Batı’da yaşanan olumlu gelişmelerin kaynağını yakınlarda, o gelişmelerin hemen öncesinde aramanın gerekliliğini de anlamışız demektir.

Bu bakış açısıyla baktığımızda, Hz. Muhammed’in, Batı’daki (Roma’daki) yanlışları vahyin de talimiyle çok iyi tespit ettiğini, bu yanlışları düzeltmek için de gereken “kelebek etkisini” bilinçli olarak başlattığını açıkça görürüz.

O talimatlardan birisi, İstanbul’un fethedilmesi talimatıdır ki, Fatih Sultan Mehmed Han bu talimata uyarak İstanbul’un fethiyle birlikte Orta Çağ karanlıklarının ortasına bir güneş gibi doğmuştur.
İşte Orta Çağ karanlıklarını aydınlatan, Kilise’nin asırlık tahakküm zincirlerini kırıp parçalayan o mucizevi emir:

"İstanbul, mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan, ne güzel kumandan; onu fetheden asker, ne güzel askerdir!”

İstanbul’un fethinden itibaren gelişen tarihi süreç, elbette İstanbul’un fethedilmesini sağlayan temel motivasyondan bağımsız düşünülemez.

Ruhbanlarını Rableştiren Orta Çağ Hıristiyanlığı, tam da bu gelişen yeni süreçte, Hz. Muhammed’in talim ettiği gibi köklü reformlarla değişmeye başlamıştır.

Mesela önceleri çocukların günahkar olduğunu savunan Hıristiyanlık, Hz. Muhammed’in talimlerinden çocukların günahsız olduğunu ancak öğrenebilmiştir.

Kadınları potansiyel cadılar olarak kurgulayan ve acımasızca katleden Ortaçağ anlayışı, kadınların el üstünde tutulacak değerli varlıklar olduğunu Hz. Muhammed’den öğrenebilmiştir.

Din adamlarının evlenmesini kesin bir şekilde “haram” kabul eden Hıristiyanlık, acaba hangi Peygamber’in sünnetinden etkilenerek bugünlerde bu gibi evlilikleri mazur görmektedir?

Ya da “boşanmayı” büyük bir günah olarak gören ve yasaklayan Muharref İncil’in bu hükmünü uygulamayan günümüz Hıristiyanları, “boşanmanın” meşru ve fıtri bir hak olduğunu kimin şeriatinden öğrenmiş olabilir?
Ortaçağ’ın “bilgiyi-mantığı” kötüleyip “saçmayı-hurafeyi” övüşü açıkça ortadayken, okumanın, bilginin ve bilimle ilerlemenin yollarını açan Hz. Muhammed’in anlayışındaki gerçekçilik açıkça kendisini gösterir.

Mesela “uğursuzluk” kavramı gibi hakikat algısını zedeleyici, hastalıklı bir kavramı sözlüklerden çıkarıp atan, ay tutulmasından güneş tutulmasına kadar kainatta gerçekleşen bütün hadiseleri mitolojik yanılsamalardan temizleyip, doğadaki oluş anlamlarıyla buluşturan Peygamberimizden başkası değildir.
Mesela, 14. yüz yılda Dante tarafından yazılan İlahi Komedya adlı epik şiirin hangi dinin etkisiyle yazıldığını anlarsak, Hıristiyanlığın bugünkü ahiret anlayışının hangi Peygamber’in tebliğine dayandığını da anlamış oluruz.
Aslında batıdaki bu değişim sürecinin kaynağı İstanbul’un fethinden çok öncelere, miladi 700’lü yıllara, ta Emevilerin başlattığı tercüme faaliyetlerine, ta Endülüs’e kadar uzanmaktadır ki, bu kültürel Big Bang’in “sıfır” kavramından “Arap rakamlarına”, “sabun” kelimesinden “Kimya” kelimesine kadar halen yaşayan canlı delilleri vardır.

Peygamber’in kendi döneminden daha ileriki zamanlarda doğacak Sekülerizm Çağı için de kurtuluş formülleri vardı elbet:

“Ümmetim Kayser’in (Sezar’ın) şehrini (Roma’yı) almadıkça, kıyamet kopmaz”

Peygamberimiz, Müslümanların dünyanın bütün kıtalarına gitmelerini, böylece inkarcı karanlıkları dağıtmalarını ve dünyadaki çarpık adalet anlayışını tamir etmelerini onlardan istemiştir.

Ahirzaman’da geleceği müjdelenen Mehdi (as) ile ilgili hadislere de bu bakış açısıyla bakarsak eğer görürürüz ki, Peygamberimiz, zulüm, materyalizm, kapitalizm ve sekülerizmin kuşattığı böyle bir karanlık dönemde, insanlığı kurtarmak adına ümmetine büyük vazifeler yüklemiştir.

Peygamberimizin insanlığı etkileyen ve dünyayı olumlu manada değiştiren inkılapları bunlardan ibaret değildir elbette.

Mesela, Medine Sözleşmesi adını verebileceğimiz ilk çoğulcu anayasa Hz. Muhammed tarafından yazılmış ve hayata sokulmuştur.

Mesela günümüz savaş hukuku temellerinin Eski ve Yeni Ahid’e dayanmadığı kesindir. Eski Ahid’in çocuk, kadın, hayvan ve hatta bitki katliamını meşru gören hükümleri yanında; İncil’in “tokat atana diğer yanağı gösterme”yi öğütleyen hükümleri devletle hukukunda uygulanması imkansız hükümlerdir.
Pratikte pek de uygulanmayan ama teoride var olan adil savaş hukuk kuralları, açıktır ki Hz. Muhammed’in savaşla ilgili adil öğretilerinden öğrenilmiştir.
Peygamberimiz kral değildir ve ardından bir kral bırakmamıştır. Devlet başkanının biat ve istişare sistemiyle seçilmesinin daha adil olacağını, 1400 yıl önce insanlığa öğreten yine Peygamberimiz olmuştur.

Son olarak önemli bir örnek daha verelim. Peygamberimiz (SAV) “kölelik” müessesinin kaldırılmasına hazırlık konusunda büyük inkılaplara imza atmıştır.
Hiçbir hak talep edilmeden mutlak itaati gerektiren “kölelik” kavramının anlamını, bugünlerde “memur” ya da “işçi” olarak adlandırılan bir statüye yükseltmiştir Hz. Muhammed.

Peygamberimiz kölelik müessesinin ortadan kalkmasını tetikleyecek şu köklü değişimleri hayata geçirmiştir:

1-Kölelerin bir mal olmadığını, onların da bizler gibi hakları olan insanlar olduklarını ortaya koymuştur.

2-Hatta bu konuda o kadar ileri gitmiştir ki, müşrikler “Muhammed bizi kölelerimizle eşit tutuyor” serzenişlerinde bulunmaya başlamışlardır. Bu durumda kölelik günümüz memurluğuna yakın bir anlama kavuşmuştur diyebiliriz.

3-Derisinin renginden ya da ırkından dolayı köle olma anlayışı adeta tamamen kaldırılmış, kölelik kavramı sadece savaşlardaki esirlerle anılır olmuştur.
4-Kölelere, belli şartları gerçekleştirmeleri durumunda özgür olma hakkını vermiştir. Buna göre kölelikten kurtulmak isteyen bir kişi gayret ederse bu statüden kurtulabilecektir.

5-Peygamberimiz ayetlerin de talimiyle köle azad etmeyi teşvik etmiş kendisi de ömrünün sonuna dek bütün kölelerini azad etmiştir.
Hz. Muhammed’in kölelikle ilgili bu gibi inkılapları, köleliğin tüm dünyada kalkmasının da öncü adımları olmaktadır.

İnsanlık köleliği ancak 20. yy’da kaldırabilmiştir. İnsanlığın henüz ulaşabildiği bu uç noktanın temelleri ise Hz. Muhammed (SAV) tarafından atılmıştır. İşte bu inkılabı talim ettiği sözlerinden birisi:
"Kim müslüman bir köleyi azat ederse o kölenin her organına karşılık Allah da onun bir organını cehennemden azat eder." (Buhârî, Keffârât, 6; Müslim, Itk, 23; Tirmizî, Nüzûr, 14)

Bu hadis-i şerifin aşağıdaki Kur’ân-ı Kerim ayetlerine dayandığı ise aşikardır:

"İyilik yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmekten ibaret değildir. Asıl iyilik Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere inanan, Allah sevgisiyle yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere veren ve köle ile esirleri kurtarma uğrunda malını harcayanın yaptığı iyiliktir(Bakara, 2/177)

"Fakat o zor yola yönelmedi. Bu zor yolun ne olduğunu bilir misin? O (zor yol) köle azat etmektir.” (Beled, 90/12-l 3)

Bütün bu örneklerden de anlaşıldığı gibi Peygamberimiz insanlığa bildiğimizden çok şey talim etmiştir. O’nun insanlığa asıl işaret ettiği yol ise, hidayet yoludur, sırat-ı müstakim yoludur.

O’nun Kutlu Doğumunu iliklerimize kadar hissettiğimiz bu günlerde, getirdiği güzellikleri çevremize anlatmamız ve yaşantımızla bu güzellikleri göstermemiz zorunludur.

Bendeniz de bu zorunluluğu hissettiğimden, “Hz. Muhammed Evinize Gelse” adlı yeni kitabımla o hakikat deryasından bir kaç damla göstermeye çalıştım. Bunda başarılı olup olmadığımı bilemiyorum ama Peygamberimizin güzelliğini bir kere daha yaşamaktan bahtiyar olduğumu çok iyi biliyorum.
Umarız insanlık yeni bir Nuh tufanına daha maruz kalmadan, Allah’ın Peygambere vahy ettiği Kur’an’ın hakikatlerine tüm gücüyle sığınır ve sonsuzluğun saadet kıtalarına doğru yol alır...


ALINTIDIR

Oğuz DÜZGÜN

risale haber
__________________

Geminin tek kaptanı vardır, gerisi mürettebat... Kalbinde tek sahibi vardır, gerisi teferruat...
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi EyMeN&TaLhA 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
ATAUZEM 4.sınıf 2014 bahar dönemi bütünleme... Erzurum Atatürk İlitam EyMeN&TaLhA 0 2817 14 Temmuz 2015 12:14
ATAUZEM 4.sınıf 2014 bahar dönemi bütünleme... Erzurum Atatürk İlitam EyMeN&TaLhA 0 2130 14 Temmuz 2015 12:06
ATAUZEM 4.sınıf 2014 bahar dönemi bütünleme DİN... Erzurum Atatürk İlitam EyMeN&TaLhA 0 2343 14 Temmuz 2015 12:00
Ramazan-oruç ve çocuğa kazandırdıkları Çocuk ve Aile Sağlığı Mihrinaz 2 1552 14 Temmuz 2015 11:23
çocuk eğitiminde ceza hiç mi olmamalı? Çocuk ve Aile Sağlığı EyMeN&TaLhA 0 1232 14 Temmuz 2015 11:03

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Forum Ana Kategori Başlıkları

Cevaplar Son Mesajlar
muhammed bin abdullah,muhammed rasulullah. bilinmez Hz.Muhammed(s.a.v) 0 03 Aralık 2011 16:27
YA MUHAMMED (SAV) Arasat Hz.Muhammed(s.a.v) 1 08 Haziran 2009 10:55
Al,Alu Muhammed MERVE DEMİR İslami Kavramlar 2 12 Mayıs 2009 00:05
Üç Muhammed İmamHüseyin Hz.Muhammed(s.a.v) 1 07 Mayıs 2009 00:36
HZ.MUHAMMED (SAV) nur_çeşmesi Hz.Muhammed(s.a.v) 0 16 Şubat 2009 15:29

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

Medineweb Alemdarhost sunucularında barındırılmaktadır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285