|
Konu Kimliği: Konu Sahibi MERVE DEMİR,Açılış Tarihi: 17 Eylül 2008 (23:59), Konuya Son Cevap : 17 Mart 2014 (23:46). Konuya 18 Mesaj yazıldı |
![]() ![]() |
| LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme |
![]() | Mesaj No:11 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() Birisi Hazreti Ömer (r.a.)’in yanında birini methedince, Hazret o adama sormuş; - “O kimse ile bir muameleniz (alış verişiniz) olmuş mu dur? - Hayır, - Beraber yolculuk ettiniz mi? - Hayır, - Onunla komşuluk yaptınız mı? - Hayır - O halde bilmediğiniz bir şeyden bahsediyorsunuz” demiş |
![]() |
![]() | Mesaj No:12 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() Adamın birisi İbni Abbas'a gelerek cihadı sordu. İbni Abbas adama: "Sana cihaddan daha hayırlı olan bir ameli göstereyim mi? O amel, içinde Kur’an-ı Kerim’i, Resulullah'ın sünnetini ve dinin fıkhını öğreneceğin bir mescit yaptırmandır" dedi. |
![]() |
![]() | Mesaj No:13 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() Büyük Sahâbe Ebü’d-Derda (r.a.) hastalanınca, "şikayetin nereden?" demişler. O da "günahlarımdandır" ![]() |
![]() |
![]() | Mesaj No:14 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() İbn-i Abbas (r.a.) Hazretlerine sordular; "Bu ilme nasıl ulaştın?" Cevap verdi; "Okuyan göz, dinleyen kulak, soran dil, selim bir kalp, tefekkür eden dimağ, çalışan beden ile eriştim." |
![]() |
![]() | Mesaj No:15 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() Ebû Hüreyre (r.a.) Hazretlerine, “Yarın öleceğini bilsen ne yapardın? diye sormuşlar; Verdiği cevap şu olmuş; “İLİM ÖĞRENİRDİM”. |
![]() |
![]() | Mesaj No:16 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() İbn-i Abbas (R.A.) kendisine nerelerin dolaşılması ve ziyaret edilmesi gerektiğini soranlara şu cevabı veriyormuş; "Gündüz ibret alarak kabristanları, gece ise, tefekkür ederek gökyüzünü seyreyleyiniz, ilahi kudreti görürsünüz." |
![]() |
![]() | Mesaj No:17 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() Bir zat, Veysel Karani Hazretlerini ziyarete gelmiş, "Ey Allah’ü Teâla'nın sevgili kulu, bana bir nasihatte bulun" demiş. Hazret de ona; “Allah’ü Teâla'yı bilir misin diye sormuş” O da , “Evet bilirim” demiş. "O halde Allah’ü Teâla dan başka bir şey bilme, Öğüt olarak bu sana yeter" demiş. |
![]() |
![]() | Mesaj No:18 |
Durumu: ![]() Medine No : 16627 Üyelik T.:
11 Şubat 2012 | ![]() Adamın biri Ömer Bin Abdülaziz (Rah.A.)’e; "Ne zaman konuşayım ?" diye sorunca, Ömer: " Ne zaman konuşmamak istersen sukûtu tercih etme, o zaman konuş " der. Adam: " O halde ne zaman susayım ?" diye sorunca da Ömer : " Ne zaman konuşmak istersen o zaman konuşma, sus. Böylece fazla hata işlemez, boş söz söylememiş olursun." cevabını verir. |
![]() |
![]() | Mesaj No:19 |
Durumu: ![]() Medine No : 20781 Üyelik T.:
10 Ekim 2012 | ![]()
Allahü teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip: "(Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür) buyurdu. Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti. Oradakilere: -Bu gece, burada, Allahü teâlânın dostlarından biri vefât etti mi? diye sorunca: -Ey Allahın peygamberi! Allahü teâlânın dostlarından hiç kimse vefât etmedi. Ama, filân evde zamanını kötülüklerle geçiren fâsık bir genç öldü. Fıskının çokluğundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor, dediler. Musa aleyhisselâm: -Ben onu arıyorum, buyurdu. Gösterdiler. Hazret-i Musa, o eve girdi. Rahmet meleklerini gördü. Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup, Allahü teâlânın rahmet ve lütfunu saçıyorlardı. Hazret-i Musa, yalvararak münacaat etti: -Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o ''Benim dostumdur.'' İnsanlar ise fâsık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir? Allahü teâlâ: (Ey Musa! İnsanların onun için fâsık demeleri doğrudur. Ama, günahından haberleri var, tövbesinden haberleri yok. Benim bu kulum, seher vakti, toprağa yuvarlandı ve tövbe etti. Bizim huzurumuza sığındı. Ben ki, Allah'ım! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim. Ona rahmet ettim ki, bu dergâhın ümitsizlik kapısı olmadığı anlaşılsın!) buyurdu. |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 31 Kişi okuyor. (0 Üye ve 31 Misafir) | |
![]() | ||||
Konu Başlıkları | Konuyu Başlatan | Medineweb Ana Kategoriler | Cevaplar | Son Mesajlar |
Hikmetli Sözler ve Tavsiyeler | KardelenGül | Tasavvuf-Tarikat | 28 | 22 Şubat 2018 10:39 |
ölüm anında vukuu bulan hadiseler | aslıı | Ölüm-Ahiret-Sırat-Mizan-Kader | 0 | 09 Eylül 2012 14:08 |
Hikmetli kelimeler | BELIEVE_TO_ALLAH | Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler | 6 | 21 Ocak 2012 21:00 |
Hikmetli kelimeler | BELIEVE_TO_ALLAH | Hadis-i Şerif | 4 | 10 Ağustos 2011 18:17 |
çok özel bir hikmetli kıssa | CaferTayar | Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler | 0 | 22 Nisan 2008 12:46 |
.::.Bir Ayet-Kerime .::. | .::.Bir Hadis-i Şerif .::. | .::.Bir Vecize .::. |
|