Medineweb Forum/Huzur Adresi

Medineweb Forum/Huzur Adresi (https://www.forum.medineweb.net/)
-   Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler (https://www.forum.medineweb.net/649-kissalar-hikayeler-nasihatler)
-   -   Ne kadar bilgiliyiz ? (https://www.forum.medineweb.net/kissalar-hikayeler-nasihatler/9027-ne-kadar-bilgiliyiz.html)

Arın 09 Ocak 2009 14:52

Ne kadar bilgiliyiz ?
 
Herkes kendisine baksın, sonra eline aldığı bir kitaba, daha sonra daeğer varsa kütüphanesine kısa bir göz gezdirsin. Bu kitapları yazaninsanlar ile kendisini tek tek kıyaslasın. Varılan sonuçları da birkenara kaydetsin.

Belki de içinizden “Bugün bu adam nedenbahsediyor” diye geçiriyorsunuzdur. Çok ciddiyim. Biz insanlar olaraktoplumun ve geçmiş toplumların neresindeyiz? Bunu topluca tespit etmekmümkün değildir. Ancak tek tek yapabiliriz. “Nasıl yaparız?” sorusunaise hemen hemen tek bir açıdan cevap verebiliriz, bu da ancak “bilgi”noktasından olabilir. Bir kimsenin ne kadar iyi bir insan olupolmadığını tespit etmek zordur. Çünkü iyilik izafi (göreceli) birkavramdır. Mülayimlik, sertlik, akıllılık, zeka, muhakeme yeteneği gibikavramlar asla tespit edilemez. En belirgin olanı “bilgi”dir.

Bu tür tespitleri de toplu olarak yapmanın ve kamuoyuna açıklamanın hiçbir anlamı yoktur.

Eskidenböyle değildik. Ama şimdi herkes konuşuyor. Herkesin hemen hemen herkonuda bir görüşü var. Herkes neredeyse her konuda yorum yapıyor. Argotabiri ile diyecek olursam “Ağzı olan konuşuyor.”

Bir detoplumun önünde konuşanlar var. Toplumları yönlendirmek, onlara yolgöstermek ve önder olmak için konuşanlar var. Acaba bunlar ne kadarbilgi sahibi?

Ben bu yazıyı yazarken, biraz önceki bahsettiğim“ağzı olan konuşuyor” grubuna dahil oluyorum galiba. Neden? Sağımabakıyorum “Tefsirler”, soluma bakıyorum “Hadis Külliyatları”, önümebakıyorum “Tarihler”, “Fıkıhlar”, “Dil Kitapları”, “İlmihaller”,“Yorumlar”, “Ansiklopediler” ve daha saymadığım kitaplar ile dolu. Birde bunlar bende olanlar. Ya bir kütüphane de olsaydım? Sonra kendimiyokluyorum. Diyorum ki “ı ıııh”.

Rahmetli annem benim küçükkızıma bakardı, “daha olmamış” derdi. Yani “bu çocuğa nasılbakıyorsunuz, ne yediriyorsunuz, halen ete kemiğe bürünmemiş” demekisterdi. Aynı tabir ile ben de kendime baktığımda “daha olmadığımı”görüyorum. Diyorum ki kendi kendime, “benden ne köy olur, ne kasaba.”Bu günlüğü yazarken, bu kadar kitabın yazarları karşısında yüzümkızarıyor. Kendimi aciz hissediyorum. Yaptığımdan utanıyorum.

Lakinsormadan da edemiyorum. Bilmeyenler avazı çıktığı kadar bağırırken,bilenler nerede? Cevap geliyor hemen. Günde onlarca kitap çıkıyorpiyasaya, daha ne bilenini arıyorsun? Ben cidden bileni arıyorum."Bilerek konuşanı" soruyorum. Bildiğini en güzel şekilde ifade edeni,ifadelerini anlaşılabilir kılanı arıyorum.

Duyduğumu veokuduğumu hemen anlamak istiyorum. Çünkü ben halktan birisiyim. Banabeylik laflar edenleri asla “Bilen” olarak kabul etmiyorum. Hele helebirde bilmediği hale konuşanlar yok mu, onlara diyecek söz bulamıyorum.

Bilenlervar mı, yok mu bunu cidden bilmek istiyorum. Sorularıma hiçbir şeyinetkisi altında kalmadan cevap verecek kimse arıyorum.

- Var, var elbette.
- E, nerede ben görmüyorum, ulaşamıyorum, soramıyorum.
- Hayır sorabilirsin, sorularını hazırla gel ben seni götüreyim.
- Sonra
- Sorularının hepsine cevap alırsın.

Yahukardeşim bu ne demek şimdi. Ben makine miyim? İnsanım ben yahu.Sorarım, aklıma takılır yine sorarım. “Sorularını topla da gel.” Ne buşimdi? Kız kaçırıyoruz da “bohçanı topla, gel” misali mi?

Böyleiş olmaz. Ben her zaman sorabilmeli ve muhabbet edebilmeliyim. Öylebana bir kişi göstermekle bu işler olmaz. Bir kişi ile toplumunsorunları çözülmez.

Gel bizim hoca efendi senin bütün sorularını cevaplar.”

Nebu, babanın malı mı adam? “Bizim hoca efendi” ne demek, ne tuhaf birlakırdıdır bu. Sanki adamın parasını vermiş de kendisine mahsus kılmış.Sahiplenmiş. Yahu bu bilgi sahibi, ilim sahibi birisi ise neden “seninhoca efendin” olsun. Bilgi herkesindir.

Böyle bir tuhaflık var.Herkesin bilgini kendisine. Anlam vermek, akıl sır erdirmek imkansız.Başkalarının da hoca efendileri var. Sadece onlar görüşüpkonuşabiliyorlar sürekli olarak.

Bir de her nedense bu bilenlersürekli kapalı kapılar ardında oluyor. Sanki, “sorulsun da söyleyelim,danışılsın da fikir verelim” makamındaymış gibi. Kardeşim biliyorsansöyle. Ne kendini kasıyorsun. 10 ciltlik (!!!) bilgin var diye kendini,benim gibi Kaf Dağı’nda görme. Çünkü 11 ciltlik (!!!) bilgisi olanlarda var.

Ben her adımımı attığım yerde kafamdaki sıkıntıyısoracağım birisini arıyorum. İmam Ebu Hanife’ye soramazsam, EbuYusuf’a, onu da bulamazsam İmam Muhammed’e, o da yoksa Züfer’e sormakistiyorum. Hiç birisi de yoksa Evzai’ye, İmam Muhammed Bakır’a, CaferiSadık’a sormak istiyorum.

“Buhari’den almak istiyorum,bulamazsam Müslim’den alırım, olmazsa Malik söyler, o da yoksa İbniHanbel mutlaka vardır” düşüncesi ile hareket etmek istiyorum. Çünkü benhalktan biriyim. Sorunlarım çok. Problemlerim fazla. Bilgim yok,öğrenmek istiyorum.

Sen bana diyorsun ki; "sorularını toplagel." İyi de ya senin hoca efendin biz yolda iken hakkın rahmetinekavuşursa ne olacak? Hadi benim sorularımı bir kenara bırak, sen neyapacaksın?

Olmaz böyle bir mantık, olmaz böyle bir anlayış. Çokbilen olmalı. Bildiğini de bilen olmalı. Bildiğini aktaranlar olmalı.Her adımımızı attığımız yerde bilgi sahipleri olmalı.

ResulüEkrem (sav) şöyle buyuruyor: “Allah ilmi kullarından çekip çıkarmak(yani silmek) suretiyle değil, alimleri kabz etmek (vefat ettirmek)suretiyle kabz edecektir. Nihayet hiçbir alim kalmayınca, halk birtakım cahil kimseleri kendilerine başkanlar edinirler. Bunlara birtakım sualler sorulur, onlar da ilimleri olmadığı halde fetva verirlerde hem kendileri dalalete (sapıklığa) düşer hem de halkı dalaletedüşürürler.” (Buhari, Kitabu’l-İlm, 34. Bab, 41. Hadis)

İşteböyle olur. Nitekim oldu da. Birileri ha bire konuşuyor. İlimdenirfandan nasibini almamış olanlar da konuşuyor, medresede 2 kelimeArapça öğrenen de konuşuyor. Biz de 2 kelime bileni alim sanıpsoruyoruz.

Madem anlaşılmıyor o zaman yine argo tabirikullanayım. “Kardeşim, ne kadar ekmek, o kadar köfte.” Bütün ekmeğiniçerisine yarım porsiyon köfte ile bu tezgah yürümez. Ekmek miktarıncaköfte gerekir. İşte durum aynen budur, bana göre.

Bu konudagüzel bir sözü söylemeden geçemeyeceğim. Berika yazarı sanırım ZünnuniMısri’den nakille söylüyor. (Aklımda kaldığınca yazıyorum)

4 çeşit insan vardır.


Bilir, bilmiş olduğunu da bilir. Bu alimdir, buna tabi olunuz.
Bilir, bilmiş olduğunu bilmez. Bu uyumaktadır, bunu uyandırınız.
Bilmez, bilmez olduğunu bilir. Buna öğretiniz. Bu basit cehalettir. (Cehl-i Basit)
Bilmez,bilmez olduğunu da bilmez. Bu ahmaktır (hamakat sahibi, beyinsiz)bundan uzak durun. Bunun cehaleti, Cehl-i Mürekkep’tir.



Tekraryazının başına dönelim. Kendimize, çevremizde konuşanlara ve yazanlarabakalım. Şu yukarıdaki saydıklarımızdan hangi sınıfa giriyoruz, tespitedelim. Bu tespitin sonucunda da yapılması gerekeni yapalım.

Temel Korkmaz

Kara Kartal 07 Mayıs 2021 17:50

4 çeşit insan vardır.


Bilir, bilmiş olduğunu da bilir. Bu alimdir, buna tabi olunuz.
Bilir, bilmiş olduğunu bilmez. Bu uyumaktadır, bunu uyandırınız.
Bilmez, bilmez olduğunu bilir. Buna öğretiniz. Bu basit cehalettir. (Cehl-i Basit)
Bilmez,bilmez olduğunu da bilmez. Bu ahmaktır (hamakat sahibi, beyinsiz)bundan uzak durun. Bunun cehaleti, Cehl-i Mürekkep’tir.


SAAT: 23:18

vBulletin® Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.

User Alert System provided by Advanced User Tagging v3.2.6 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2025 DragonByte Technologies Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321