20 Eylül 2013 11:56 | |
Mustafa CİLASUN | Ne acı bir hikâyeydi, içimi dağlayan hançerdi…/Mustafa Cilasun ![]() Emine Henüz on iki yaşlarındaydı Saf bir babası İki analık elinde yetişmiş Bir annesi vardı Emine Çok küçük yaşına rağmen Evin her türlü Temizliğinden sorumlu olan candı Seçme hakkı hiç tanınmadı Annesi Kimi zaman Evlere temizliğe giden Yıllardır kahır çeken Pek yüzü gülmeyen nisaydı Kim ne derse Doğru kabul eden Muhakeme yetisini öteleyen Şefkat ve hamiyete aç nefesti Hep hançerlendi ama yetmedi İki kızı vardı Emine ve Hayriye isminde Her ikisi de perdeler kapalı yaşadı Korumak, muhafaza etmek İsterken, gönüllerinde ki umudu karattı Kızların Hiçbir çaresi yoktu Ya çok kötü bir dayak Ya da aç susuz bırakılmak Kime ve nereye sığınırdı Henüz bilmeyen bir aciz kuldu Bazı komşular Annesini ikna ettiler Yirmi yaş büyük bir taş ustasına Emine’yi vermeye heveslendirdiler Hiç değilse kızın kurtulur diyerek Emine’nin kanına girmek için azmettiler Adam Belki yaşlı ve zavallı biriydi Hiç evlenmemiş aciz bir nefesti Kaba ve hiçbir cazibesi olmayan kederdi Zavallı Emine kollarına teslim edilecekti Şahit olan varlıklar beklide sevinecekti Emine Ne kadar ağlasa ve yırtınsa Başını taşlara vurup haykırsa Kimse duymuyor ve dikkat kesilmiyordu Ne de olsa kurban edilmek için bekleniyordu Emine intihara teşebbüs etti yine engellendi O yıllar Asayiş ve emniyet Ne kadar güvenli ve dakikti İnsan hakları bakir ormanlar içinde yaşayan İnsan ve mahlûkun farkında lığında değildi Annenin tahakkümü, komşunun azmi, babanın sessizliği Emine’nin sonu oldu, ne sevinç ve umut hayallerini kuruttu Mustafa CİLASUN [Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
![]() |
.::.Bir Ayet-Kerime .::. | .::.Bir Hadis-i Şerif .::. | .::.Bir Vecize .::. |
|