Aradan yıllar geçti. Teknoloji değişti, sosyal medya hayatın merkezine yerleşti, yapay zekâ, dijital kültür ve görünür olma arzusu bambaşka bir boyuta ulaştı. Fakat anne-babaların yüreğindeki endişe pek değişmedi. Bugün mesele sadece kız evladı değil; erkek evlat da aynı dijital dünyanın, aynı değer karmaşasının ve aynı kimlik arayışının içinde büyüyor.
Belki de asıl soru hâlâ aynı: Çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakacağız değil, onları nasıl bir iman, ahlak ve basiretle yetiştireceğiz?
Sanki herşey kontrolden çıkmış, manevi değerlerle, İslami eğitimle donatıp öyle ortamlarda biyuttüğünüz evladınız anında özüne değerlerine yabancılaşıyor. Çırpındıkça aradaki makas açılıyor. Ne yapacağını ne yapmayacağını şaşıran üzgün çaresiz, evladına söz geçiremeyen anne babalar...
Evlatlarımızı her tehlikeden korumamız mümkün değil. Ama onları Allah'a güvenen, doğruyu yanlıştan ayırabilen, merhametli ve sağlam karakterli bireyler olarak yetiştirmek için gayret etmek elimizde. Sonrası ise dua ve tevekkül... Çocuklarımız sınanma aracıdır 64/15
Rabbimiz bütün anne-babalara emanetlerinin hakkını verebilmeyi, evlatlarımıza da dünya ve ahirette istikamet üzere bir ömür nasip etsin.
__________________ İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... |