Konu Başlıkları: Kullan-at Hayatlar - E.Kocaman
Tekil Mesaj gösterimi
Alt Bugün, 02:15   Mesaj No:2

Medine-web

Medineweb Site Yöneticisi
Medine-web - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Medine-web isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik T.: 14Haziran 2007
Arkadaşları:8
Cinsiyet:Erkek
Mesaj : 3.142
Konular: 341
Beğenildi:1555
Beğendi:533
Takdirleri:13902
Takdir Et:
Standart

Hocam, kaleminize sağlık...

Yazınızı okurken şunu düşündüm: Kullan-at kültürü sadece cam bezinde, mutfak lifinde, plastik bardakta başlamıyor. Mesele aslında bir bez değil; insana öğretilen hayat anlayışı.

Öyle bir çağın içindeyiz ki, artık sadece eşyalar değil; duygular, değerler, ilkeler ve hatta insanlar bile kullanılıp kenara bırakılabiliyor.

Saygı kullan-at...

Sevgi kullan-at...

Merhamet kullan-at...

Dostluk kullan-at...

Vefa kullan-at...

Hakikat kullan-at...

Bazen din, bazen milliyet, bazen kardeşlik, bazen adalet... Gün geliyor yüceltiliyor, gün geliyor unutuluyor. İlkeler kişiye, zamana ve çıkara göre değiştiğinde geriye ilke değil, sadece slogan kalıyor.

Belki de modern çağın en büyük başarısı, bize tüketmeyi öğretmesi değil; bizi birbirimizi tüketir hâle getirmesi oldu.

Bir eşyayı tamir etmekten vazgeçtiğimiz gibi, bir ilişkiyi onarmaktan da vazgeçiyoruz. Bir insanı anlamak yerine etiketlemeyi, bir fikri tartışmak yerine onu çöpe atmayı daha kolay buluyoruz.

Yazınız bana bir kez daha şunu düşündürdü: Asıl israf, çöpe attığımız eşya değildir. Güvendir. Vefadır. Samimiyettir. Vicdandır. Nimetin kıymetini unutan insan, zamanla insanın da kıymetini unutuyor.

Bir zamanlar sadece eşya eskirdi...

Şimdi insanlar eskimeden değiştiriliyor.

Eskiden bir gömlek sökülürdü, anneler dikerdi. Bir radyo bozulurdu, tamirciye giderdi. Ayakkabının tabanı aşınırdı, kunduracı yeni taban vururdu. Cam bezi kirlenirdi, yıkanırdı.

Şimdi ise kirlenen atılıyor.

Bozulan atılıyor.

Eskiyen atılıyor.

Ve korkarım ki sadece eşya değil...

İnsan da...

Önce tüketim alışkanlığı değişti sandık.

Sonra fark ettik ki değişen alışkanlık değilmiş; insanın hayata bakışıymış.

Modern dünya bize sadece ürün satmadı.

Bize yeni bir ahlak öğretti.

Kolay olanı seç.

Bekleme.

Tamir etme.

Bağlanma.

Fedakârlık yapma.

Yenisini al.

İşin bitince bırak.

Bu anlayış önce mutfağa girdi.

Sonra salona...

Sonra çocuk odasına...

Sonra kalbe...

Bugün market raflarında satılan ürünlerle birlikte düşünceler de paketleniyor.

Vicdanlar ambalajlanıyor.

Kanaat yerine tüketim...

Şükür yerine tatminsizlik...

Emek yerine hız...

Sabır yerine öfke...

Sadakat yerine çıkar...

Hayatın yeni sloganı bu oldu.

"Kullan...

İşin bitince at..."

Ne acıdır ki bu anlayış artık sadece eşyalara uygulanmıyor.

İnsan ilişkileri de öyle...

Dostluklar da...

Evlilikler de...

Komşuluklar da...

Sözler de...

İlkeler de...

Bir zamanlar uğruna ömür verilen değerler, bugün gündeme göre değişebiliyor.

İnsan bazen düşünüyor...

Acaba gerçekten tükettiğimiz plastikler mi?

Yoksa vicdanımız mı?

Bazen din konuşuluyor...

Bazen adalet...

Bazen kardeşlik...

Bazen vatan...

Bazen özgürlük...

Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Bu kavramlar gerçekten hayatımızın ilkeleri mi?

Yoksa ihtiyaç duyulduğunda vitrinden indirilen, işi bitince yeniden rafa kaldırılan süslü kelimeler mi?

Belki de çağımızın en büyük israfı çöpe giden ekmek değildir.

İsraf edilen güvendir.

Vefadır.

İnandığını söylediği değerlere sadık kalmaktır.

Çünkü bir toplum, önce eşyayı kullan-at yapar.

Sonra düşünceleri...

Sonra insanları...

En sonunda da kendi geleceğini...

Bugün çocuklarımıza tasarrufu anlatıyoruz.

Ama onlar bizi değil, ekranları dinliyor.

Biz kanaati öğretiyoruz.

Dünya tüketmeyi öğretiyor.

Biz sabrı anlatıyoruz.

Dünya hız satıyor.

Biz şükrü anlatıyoruz.

Dünya daha fazlasını istemeyi...

Ve sonunda fark ediyoruz ki çocuklarımız bizim söylediklerimizi değil, yaşadığımız çelişkileri öğreniyor.

Belki de mesele cam bezi değildi hiçbir zaman.

Cam bezi sadece aynaydı.

O aynada kendimizi gördük.

Ne kadar tamir etmeyi unutmuşuz...

Ne kadar kolay vazgeçer olmuşuz...

Ne kadar çabuk tüketmişiz...

Eşyayı...

İnsanları...

Ve bazen en acısı...

Kendi vicdanımızı...
Rabbim bizleri tüketen değil, üreten; kullanan değil, koruyan; yıkan değil, onaran kullarından eylesin. Kaleminiz ve kelâmınız sadaka-i câriyeniz olsun inşallah.
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.

Konu Medine-web tarafından (Bugün Saat 02:18 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla