Medineweb Forum/Huzur Adresi
Geri Git   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.PEYGAMBERLER-ASHAB-I KİRAM-ALİMLER.::. > Peygamberler-Ashab-ı Kiram-Alimler > Alimler(Rh)

Konu Bilgisi: Konu Sahibi MERVE DEMİR,Açılış Tarihi:  28.Ağustos.2007 (09:25), Konuya Son Cevap : 18.Nisan.2016 (15:56). Konuya 4 Mesaj yazıldı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 28.Ağustos.2007, 09:25   Mesaj No:1
Medineweb Emekdarı
Avatar Otomotik
Durumu:MERVE DEMİR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 5587
Üyelik tarihi: 05.Aralık.2008
Arkadaşları:14
Cinsiyet:
Bulunduğu yer:İstanbul
Yaş:28
Mesajlar: 2.543
Konular: 2040
Beğenildi:66
Beğendi:0
Takdirleri:281
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Malcolm X

Malcolm X

Malcolm: Kölelikten Özgürlüğe Siyah Adamın Öyküsü

Siyah adamın, Batı'nın beyaz adam tarafından kendi ülkesini kuracak iş gücü olarak görülmesine karşı bir isyan hareketinin sembol ve hatta örnek ismi Malcolm. Bu nedenledir ki şehadetinin üstünden geçen onca yıla karşın, ismi, tavizsiz direncin ve zulme boyun eğmemenin karşılığıdır halen. Adına Afro-Amerikan denilen melezleştirilmiş, köleleştirilmiş ve bir buçuk asırdır "Siyah Adamı" insan olarak görmeyen batıl bir anlayışın karşısında "Köklere Bağlılık" düşüncesini "Siyah Adamın" hayatına sokabilmiş bir kahramandır halen. Bilal ve Ebuzer arasındaki kardeşliği hatırlatan bir Medine nefesidir aynı zamanda.

Asıl adı Malcolm Little olan Malcolm X, 1925 yılında Omaha'da bir papazın altı çocuğundan birisi olarak dünyaya geldi. İlköğretimi, siyahlara ait bir mahallede okudu. Lisenin ardından Üniversiteye gitmek istemesine karşın, siyahların tplumdan dışlanmışlığı ve itilmişliği, Malcolm'u çalışmak ve kendi hayatını kazanmak zorunda bıraktı. Zaten A.B.D.'de yaşayan bütün siyahlar için Devletin arzu ettiği yaşam da tam olarak bundan ibaretti. Eğer siyahsanız, liseden sonra okumamalı, üst düzey görevlere talip olmamalı ve beyazların sizin için belirlediği çizgilerin dışına çıkmamalısınız. Afrika'dan sizi gemilere dolduran ve yeni kıtaya taşıyanların amaçlarına aykırı bir hayatı seçmemelisiniz. Malcolm, işte etrafında beliren bu çizgileri aşamadığı için kendisini Harlem'de buldu. Harlem, hayatının makas değiştirdiği yer olacaktı Malcolm'un.



Harlem'de vakit geçiren birçok siyah gibi Malcolm da uyuşturucu ticareti, otomobil hırsızlığı gibi kanundışı işlerle iştigal ediyordu. Hayatını da bu yolla kazanan Malcolm, bir işin ardından Polislerden kaçamadı ve yakalanarak hapsedildi. Harlem sokaklarında yakalanmış bir siyahın cezaevinde başına gelebilecekler sıkça konuşulan bir konuydu. Ancak siyahların birçoğu için dikenli bir yolun başı olan hapishane Malcolm için sonraki hayatına anlam katacak bir hikmet yolculuğuna dönüşür. Cezaevinde tanıştığı Müslümanların tebliğ çalışmaları sonucu İslam ile şereflendi. Liseden sonra Üniversiteye gidemeyeşinin doğurduğu okuma açlığını cezaevinde sürekli ve düzenli bir okuma faaliyeti ile giderdi. Bu okuma faaliyeti öylesine yoğunlaşmıştır ki Malcolm, hapishanede bir de doktora tezi hazırlar. Hapishane yıllarının kendisine kattığı değerleri Malcol şöyle ifade eder: " Düşünmeye ihtiyacı olan bir insanın gidebileceği en iyi yerin Üniversite olduğu düşünülür ancak bana sorarsanız, düşünmek isteyen bir insan için en ideal mekan hapishanedir."

Evet, Malcolm büyük bir dönüşüm yaşıyordu, zalim ile mazlum arasındaki farkı anlayabilecek ve bu fark cennet ile cehennem arasındaki mesafe kadar olduğunu idrak edebilecek bir bilinç düzeyine erişmişti. Hapishanede geçen yedi yılın ardından, pek çok konuda büyük değişimlerin yaşandığı ancak baskının ve ezilmişliğin aynen kaldığı Harlem'e geri döner. Hayatına anlam katan değerleri insanlara anlatmaya, umutsuzluğa düşmeden insanlara köklerini hatırlatmaya adamıştı kendisini. Artık bir hırsız ve sabıkalı olarak girdiği hapishaneden bir özgürlük savaşçıcı olarak çıkan bir isim olarak Harlem'de farklı ses, özgün bir nefes halini almıştı. Adını değiştirmiş, Malcolm Little olan isminden "Little" kısmını çıkarmış ve yerine "Belirsizliği" ifade eden bir "X" harfi koymuştu. Ona göre bu harf kendi köklerinin artık kayıp olduğunun ve köleleştirilmiş siyahların kendi geleneklerinden koparılmışlığının simgesiydi. Elijah Muhammed öncülüğündeki "Siyah Müslümanlar Hareketi" içerisinde etkin bir konumda çalışmaya başlayan Malcolm, dört bir yanı geziyor,siyahların Amerikalı olmadıklarını ve Amerikan kültürünün de bir parçası olmadıklarını hatırlatıyordu. Ancak "Siyah Müslümanlar Hareketi" kendisini söylediklerinin sertliği ve sivriliği sebebi ile defalarca uyarıyor hatta A.B.D. Başkanı Kennedy'nin öldürülmesi üstüne söylediklerinden dolayı yetkileri elinden alıyordu.



Bu süreç içerisinde Malcolm Elijah Muhammed'i de iyice tanımış ve Elijah'ın ırkçı fikirlerinin İslam ile ne derece örtüştüğünü araştırmaya koyulmuştu. Zaten özel hayatında da ciddi gariiplikler ve ahlak dışı ilişkiler olan bir adamın, masumiyetin simgesi olan Afrikalıları temsil edemeyeceğini düşünüyordu. Ancak özellikle o dönemin şartlarından dolayı bunu ifade edemiyordu. Yurt dışında yaşayan Müslümanlardan aldığı sürekli davetler alan Malcolm, 1964 yılında Hacc amacıyla çıktığı yolculukta pek çok İslam Ülkesini ziyaret ediyor ve Elijah Muhammed'in beyazların Müslüman olamayacağı yönündeki fikrini İslam ile uzaktan yakından alakası olmadığını anlıyordu. Siyahlarla beyazların omuz omuza saf tuttuğu Mescid-i Haram'ın, Bilal ile Ebuzer arasındaki kardeşliğin hala varlığını koruduğu Medine'nin İslam'ın asli yönünü yaşattığını düşünmeye başlamıştı artık. Bunu şu cümlelerle ifade ediyordu:

"Dünyanın dört bucağından onbinlerce hacı ile birlikteydim. Mavi gözlü sarışınlardan siyah derili Afrikalıya kadar bütün renkler kaynaşmıştı. Fakat hepsi insanların birlikteliğinin, tek bir ruh halinin ibadeti içinde idiler. Bu benim Amerika'da siyah ile beyaz arasında göremediğim, fakat görülmesi kaçınılmaz olan ve olanaklı olan bir manzaraydı. Amerika, İslam'ı tanımalı, anlamalı ve bilmelidir. Çünkü sadece bu din toplumdaki ırk, renk, insanlar arasındaki ayırımı kökten reddetmektedir. İslam ülkelerine yaptığım gezilerde konuştuğum insanlar ve hatta beraber yemek yediğim beyaz Amerikalılar kafalarındaki beyaz ayırımcılığın İslam ile tanıştıktan sonra yok olduğunu söylediler. İnsanların renklerine bakılmaksızın birlikte iç içe oldukları böylesine içtenlikli ve gerçek bir kardeşlik bir manzarasını bundan önce hiç görmemiştim. Kutsal yerlerde geçirdiğim günlerde Müslüman kardeşlerimle Tek ve aynı ALLAH'a ibadet ve dua ederken onlarla birlikte aynı tabaktan yedim, aynı bardaktan içtim, aynı kilimin üstünde uyudum.

Gözleri mavilerin en mavisi, saçları sarıların en sarısı ve derileri beyazların en beyazı idi. Biz gerçekten kardeşlerdik, kardeştik. Çünkü inançlarımız Tek ALLAH'a idi ve aramızda renkler kalmamış ve Beyaz renk, Amerika'da var olan tutum ve davranışlarıyla düşüncelerimizden sökülüp atılmıştı. Bu kutsal topraklarda geçen her saat bana Amerika'daki siyah-beyaz çatışmasına yaklaşımda çok daha güçlü bir iç zenginliği kazandırıyor."


Öğrendiği gerçekleri ve İslam'ın kardeşlik hukukunu, evrensel sömürü düzenine karşı direniş mesajını kitlelere ulaştırmak istiyordu. Bu sebeble gitmek istediği bir çok ülke olmasına rağmen geziyi kısa tutarak Amerika'ya döndü. İlk iş olarak adını Malik El Şahbaz olarak değiştirdi. Hemen ardından Afro-Amerikan Birliğini temiz ve ırkçılıktan uzak, bütün dünya tağutlarını devirmeye adanmış bir hareket haline getirdi. İnsanlara, İslam'ın pak mesajını taşıyan bir mübelliğ olmuş ve Elijah Muhammed'in İslam'ı yanlış tanıyan ve tanıtan bir isim olduğunu ifade etmeye başlamıştı. Ona öre en siyahından en beyazına kadar insanlara "ALLAH'a Kul Olma" potasında toplanmalıydılar.

Ancak, her ülkede olduğu gibi Malcolm'un ülkesinde de İslam'ın mesajından rahatsız olan odaklar kendisini hedef olarak seçmişler ve sesini kısmak için planlar yapmaya başlamışlardı. Nitekim Afro-Amerikan merkezinde yapacağı konuşma ile ilgili uyarılar almasına karşın konuşmayı yapmama tekliflerini reddetmiş ve kürsüde vücuduna isabet eden kurşunlarla Rabbine kavuşmuştu. Geride kalanlar ise İslam'ı kendilerine anlatan bu adamın, siyahlarla beyazların birbirine üstünlükleri olmadığını ancak her birisinin kulluktaki dereceleri yönüyle olacağını söyleyen bir önderi kaybetmenin şokuyla salonda donakalmışlardı. Malcolm Little, Malcolm X ya da Malik El Şahbaz... Nasuh bir tevbenin üstüne bir yıl dahi yaşamadan çekip gitmişti bu dünyadan... 25 Şubat 1965, Amerika'daki Müslümanların hayatına bereket katan bir adamın bereketi daha da arttıran bir ölümle, şehid olduğu tarihi olarak dünya hafızasına kaydedilmişti.


Şimdi, İstanbul sokaklarında kağıt toplayan siyah adamlar, A.B.D.'de her polis kontrolünde bir jop darbesine maruz kalan siyah adamlar ve Afrika'da açlığa mahkum edilen siyahlar Malcolm gibi öndere ne kadar muhtaçlar! Yeryüzünün çirkefliğinde mazlumlarında durmayı dahi doğru düzgün beceremeyen bizer Malcolm'un mesajına ne kadar da muhtacız! Malcolm, büyük düşündü, büyük işler yaptı, büyük bir ölümle gitti! Hayatı bizlere örnek, şehadeti ise Rabbimiz katında makbul olsun!
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi MERVE DEMİR 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ülke tv Canlı... Videolar/Slaytlar Abdulmelik 1 1359 22.Ağustos.2013 22:41
İran Emperyalizmi Üyelerimize Ait Makaleler Abdulmelik 6 1292 26.Ocak.2013 21:53
gerekli gereksiz bir şiir.. Üyelerimize Ait Makaleler MERVE DEMİR 0 1153 06.Aralık.2012 09:48
olmamış kayınbiradere mektup :) Komik Paylaşımlar Allahın kulu_ 10 1940 03.Kasım.2012 22:19
İslamın kurtuluşu bilinçlenme ile mümkündür Üyelerimize Ait Makaleler Esadullah 11 2095 02.Ekim.2012 19:16

Alt 27.Haziran.2008, 00:02   Mesaj No:2
Medineweb Emekdarı
Emekdar Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Emekdar Üye isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 16627
Üyelik tarihi: 11.Şubat.2012
Arkadaşları:2
Cinsiyet:
Yaş:41
Mesajlar: 4.239
Konular: 316
Beğenildi:13
Beğendi:0
Takdirleri:4327
Takdir Et:
Standart Kara Kıtanın Özgürlük Savaşçısı: Malcolm X

Malkom X (El hac Malik El-Şahbaz)


Asıl adı Malcolm Little olan Malcolm X, 1925 yılında Omaha'da bir papazın altı çocuğundan birisi olarak dünyaya geldi. İlköğretimi, siyahlara ait bir mahallede okudu. Lisenin ardından Üniversiteye gitmek istemesine karşın, siyahların tplumdan dışlanmışlığı ve itilmişliği, Malcolm'u çalışmak ve kendi hayatını kazanmak zorunda bıraktı. Zaten A.B.D.'de yaşayan bütün siyahlar için Devletin arzu ettiği yaşam da tam olarak bundan ibaretti. Eğer siyahsanız, liseden sonra okumamalı, üst düzey görevlere talip olmamalı ve beyazların sizin için belirlediği çizgilerin dışına çıkmamalısınız. Afrika'dan sizi gemilere dolduran ve yeni kıtaya taşıyanların amaçlarına aykırı bir hayatı seçmemelisiniz. Malcolm, işte etrafında beliren bu çizgileri aşamadığı için kendisini Harlem'de buldu. Harlem, hayatının makas değiştirdiği yer olacaktı Malcolm'un.

Harlem'de vakit geçiren birçok siyah gibi Malcolm da uyuşturucu ticareti, otomobil hırsızlığı gibi kanundışı işlerle iştigal ediyordu. Hayatını da bu yolla kazanan Malcolm, bir işin ardından Polislerden kaçamadı ve yakalanarak hapsedildi. Harlem sokaklarında yakalanmış bir siyahın cezaevinde başına gelebilecekler sıkça konuşulan bir konuydu. Ancak siyahların birçoğu için dikenli bir yolun başı olan hapishane Malcolm için sonraki hayatına anlam katacak bir hikmet yolculuğuna dönüşür. Cezaevinde tanıştığı Müslümanların tebliğ çalışmaları sonucu İslam ile şereflendi.Müslüman olduktan sonra El hac malik el şahbaz adını aldı.Liseden sonra Üniversiteye gidemeyeşinin doğurduğu okuma açlığını cezaevinde sürekli ve düzenli bir okuma faaliyeti ile giderdi. Bu okuma faaliyeti öylesine yoğunlaşmıştır ki Malcolm, hapishanede bir de doktora tezi hazırlar. Hapishane yıllarının kendisine kattığı değerleri Malcol şöyle ifade eder: " Düşünmeye ihtiyacı olan bir insanın gidebileceği en iyi yerin Üniversite olduğu düşünülür ancak bana sorarsanız, düşünmek isteyen bir insan için en ideal mekan hapishanedir."

Evet, Malcolm büyük bir dönüşüm yaşıyordu, zalim ile mazlum arasındaki farkı anlayabilecek ve bu fark cennet ile cehennem arasındaki mesafe kadar olduğunu idrak edebilecek bir bilinç düzeyine erişmişti. Hapishanede geçen yedi yılın ardından, pek çok konuda büyük değişimlerin yaşandığı ancak baskının ve ezilmişliğin aynen kaldığı Harlem'e geri döner. Hayatına anlam katan değerleri insanlara anlatmaya, umutsuzluğa düşmeden insanlara köklerini hatırlatmaya adamıştı kendisini. Artık bir hırsız ve sabıkalı olarak girdiği hapishaneden bir özgürlük savaşçıcı olarak çıkan bir isim olarak Harlem'de farklı ses, özgün bir nefes halini almıştı. Adını değiştirmiş, Malcolm Little olan isminden "Little" kısmını çıkarmış ve yerine "Belirsizliği" ifade eden bir "X" harfi koymuştu. Ona göre bu harf kendi köklerinin artık kayıp olduğunun ve köleleştirilmiş siyahların kendi geleneklerinden koparılmışlığının simgesiydi. Elijah Muhammed öncülüğündeki "Siyah Müslümanlar Hareketi" içerisinde etkin bir konumda çalışmaya başlayan Malcolm, dört bir yanı geziyor,siyahların Amerikalı olmadıklarını ve Amerikan kültürünün de bir parçası olmadıklarını hatırlatıyordu. Ancak "Siyah Müslümanlar Hareketi" kendisini söylediklerinin sertliği ve sivriliği sebebi ile defalarca uyarıyor hatta A.B.D. Başkanı Kennedy'nin öldürülmesi üstüne söylediklerinden dolayı yetkileri elinden alıyordu.

Bu süreç içerisinde Malcolm Elijah Muhammed'i de iyice tanımış ve Elijah'ın ırkçı fikirlerinin İslam ile ne derece örtüştüğünü araştırmaya koyulmuştu. Zaten özel hayatında da ciddi gariiplikler ve ahlak dışı ilişkiler olan bir adamın, masumiyetin simgesi olan Afrikalıları temsil edemeyeceğini düşünüyordu. Ancak özellikle o dönemin şartlarından dolayı bunu ifade edemiyordu. Yurt dışında yaşayan Müslümanlardan aldığı sürekli davetler alan Malcolm, 1964 yılında Hacc amacıyla çıktığı yolculukta pek çok İslam Ülkesini ziyaret ediyor ve Elijah Muhammed'in beyazların Müslüman olamayacağı yönündeki fikrini İslam ile uzaktan yakından alakası olmadığını anlıyordu. Siyahlarla beyazların omuz omuza saf tuttuğu Mescid-i Haram'ın, Bilal ile Ebuzer arasındaki kardeşliğin hala varlığını koruduğu Medine'nin İslam'ın asli yönünü yaşattığını düşünmeye başlamıştı artık. Bunu şu cümlelerle ifade ediyordu:

"Dünyanın dört bucağından onbinlerce hacı ile birlikteydim. Mavi gözlü sarışınlardan siyah derili Afrikalıya kadar bütün renkler kaynaşmıştı. Fakat hepsi insanların birlikteliğinin, tek bir ruh halinin ibadeti içinde idiler. Bu benim Amerika'da siyah ile beyaz arasında göremediğim, fakat görülmesi kaçınılmaz olan ve olanaklı olan bir manzaraydı. Amerika, İslam'ı tanımalı, anlamalı ve bilmelidir. Çünkü sadece bu din toplumdaki ırk, renk, insanlar arasındaki ayırımı kökten reddetmektedir. İslam ülkelerine yaptığım gezilerde konuştuğum insanlar ve hatta beraber yemek yediğim beyaz Amerikalılar kafalarındaki beyaz ayırımcılığın İslam ile tanıştıktan sonra yok olduğunu söylediler. İnsanların renklerine bakılmaksızın birlikte iç içe oldukları böylesine içtenlikli ve gerçek bir kardeşlik bir manzarasını bundan önce hiç görmemiştim. Kutsal yerlerde geçirdiğim günlerde Müslüman kardeşlerimle Tek ve aynı Allah'a ibadet ve dua ederken onlarla birlikte aynı tabaktan yedim, aynı bardaktan içtim, aynı kilimin üstünde uyudum.

Gözleri mavilerin en mavisi, saçları sarıların en sarısı ve derileri beyazların en beyazı idi. Biz gerçekten kardeşlerdik, kardeştik. Çünkü inançlarımız Tek Allah'a idi ve aramızda renkler kalmamış ve Beyaz renk, Amerika'da var olan tutum ve davranışlarıyla düşüncelerimizden sökülüp atılmıştı. Bu kutsal topraklarda geçen her saat bana Amerika'daki siyah-beyaz çatışmasına yaklaşımda çok daha güçlü bir iç zenginliği kazandırıyor."


Öğrendiği gerçekleri ve İslam'ın kardeşlik hukukunu, evrensel sömürü düzenine karşı direniş mesajını kitlelere ulaştırmak istiyordu. Bu sebeble gitmek istediği bir çok ülke olmasına rağmen geziyi kısa tutarak Amerika'ya döndü. İlk iş olarak adını Malik El Şahbaz olarak değiştirdi. Hemen ardından Afro-Amerikan Birliğini temiz ve ırkçılıktan uzak, bütün dünya tağutlarını devirmeye adanmış bir hareket haline getirdi. İnsanlara, İslam'ın pak mesajını taşıyan bir mübelliğ olmuş ve Elijah Muhammed'in İslam'ı yanlış tanıyan ve tanıtan bir isim olduğunu ifade etmeye başlamıştı. Ona öre en siyahından en beyazına kadar insanlara "Allah'a Kul Olma" potasında toplanmalıydılar.

Ancak, her ülkede olduğu gibi Malcolm'un ülkesinde de İslam'ın mesajından rahatsız olan odaklar kendisini hedef olarak seçmişler ve sesini kısmak için planlar yapmaya başlamışlardı. Nitekim Afro-Amerikan merkezinde yapacağı konuşma ile ilgili uyarılar almasına karşın konuşmayı yapmama tekliflerini reddetmiş ve kürsüde
vücuduna isabet eden kurşunlarla Rabbine kavuşmuştu. Geride kalanlar ise İslam'ı kendilerine anlatan bu adamın, siyahlarla beyazların birbirine üstünlükleri olmadığını ancak her birisinin kulluktaki dereceleri yönüyle olacağını söyleyen bir önderi kaybetmenin şokuyla salonda donakalmışlardı. Malcolm Little, Malcolm X ya da Malik El Şahbaz... Nasuh bir tevbenin üstüne bir yıl dahi yaşamadan çekip gitmişti bu dünyadan... 25 Şubat 1965, Amerika'daki Müslümanların hayatına bereket katan bir adamın bereketi daha da arttıran bir ölümle, şehid olduğu tarihi olarak dünya hafızasına kaydedilmişti.

Şimdi, İstanbul sokaklarında kağıt toplayan siyah adamlar, A.B.D.'de her polis kontrolünde bir jop darbesine maruz kalan siyah adamlar ve Afrika'da açlığa mahkum edilen siyahlar Malcolm gibi öndere ne kadar muhtaçlar! Yeryüzünün çirkefliğinde mazlumlarında durmayı dahi doğru düzgün beceremeyen bizer Malcolm'un mesajına ne kadar da muhtacız! Malcolm, büyük düşündü, büyük işler yaptı, büyük bir ölümle gitti! Hayatı bizlere örnek, şehadeti ise Rabbimiz katında makbul olsun!
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Haziran.2008, 00:03   Mesaj No:3
Medineweb Emekdarı
Emekdar Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Emekdar Üye isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 16627
Üyelik tarihi: 11.Şubat.2012
Arkadaşları:2
Cinsiyet:
Yaş:41
Mesajlar: 4.239
Konular: 316
Beğenildi:13
Beğendi:0
Takdirleri:4327
Takdir Et:
Standart Cvp: Kara Kıtanın Özgürlük Savaşçısı: Malcolm X

Kara Kıtanın Özgürlük Savaşçısı: Malcolm X


“Aslanlar kendi tarihçilerini çıkarana kadar, av hikâyeleri
her zaman avcıyı övecektir”
(Afrika atasözü)

Malik El- Şahbaz… Onu ilk gördüğümde bir sinema sahnesinin tam ortasındaydı. Kendi filminin içinde, siyahın en öfkeli tonunda… Denzel Washington, Molcolm X rolündeki unutulmaz performansıyla o filmde bana çok şey anlatmıştı. Sonra hayatını okudum, resimlerini gördüm. Muhammed Ali, ringlerde fırtına gibi eserken Malcolm arkasında dimdik duruyordu…
Bildiğim gördüğüm Müslüman profiline benzemiyordu… Mağrurdu, dik başlı, kararlı ve hırçın bir görüntüsü vardı… Ona “Amerika’nın en öfkeli adamı” diyorlardı ve o, bunu inkâr etmiyordu. İyi giyiniyordu her fotoğrafında şık görünüyordu, insanı etkileyen bir duruşu vardı, kararlılık abidesi gibiydi. Bir fikre saplanıp kalmamıştı, hayatını değiştirecek, hayatını yönlendirecek, hayatına mal olacak kararlar vermişti. İslam’ı seçerken de, İslam adına lider saydığı kişinin günah işlediğini görüp karşı çıkarken de, öldürüleceğini bile bile kürsüye yürürken de cesurdu…
Zenci bir papazın kapkara oğlu olarak Nebraska’da doğdu. Genç yaşta babası beyazlar tarafından öldürüldü. Hızlı bir gençlik geçirmişti, “Koca Kızıl” lakabıyla mafyada ortalığı kasıp kavurdu. Hapse girdi… Malcolm’un hayatının dönüm noktası da burasıdır. Burada tanıştığı Müslüman zenciler ona Elijah Muhammed’i ve İslamiyet’i anlattı.
O günden sonra her şeye yeniden başladı. Eline bir sözlük alıp, ilk harfinden son harfine kadar okudu… İşte söz üstadı olmanın ilk basamağı... Bu basamaktan kitleleri konuşmalarıyla yönlendiren, etkileyen, insanların dinlemek için salonları doldurduğu Malcolm X ortaya çıktı.
Bu kara kıtanın öfkeli adamı Zenci olmanın utanılacak bir şey olmadığını adeta haykırdı. Çünkü o yıllarda “Zenci” demek köle demekti. Zenci olmak otobüslerde kendilerine ayrılmış yerlere oturmak zorunda olmak, beyazların olduğu kafelere, salonlara, özel mülklere hatta kiliselere girememek demekti. Aşağılanmak ve buna tahammül etmek zorunda olmak demekti. Bu durumun en iyi ifadesi “Köpekler ve zenciler giremez” tabelasıydı.
İşte Malcolm bu insanlara kendi tarihlerini, yani unutturulan tarihlerini anlattı. Atalarının yük vagonlarıyla birer hayvan gibi bir kıtadan diğerine taşındığını, milyonlarcasının bu yolculukta öldüğünü, hayatta kalanları ise ölümden daha kötü bir sonun karşıladığını... Ve tüm sistemi yeniden sorduladı:
“Öncelikle bilmek istiyoruz: Neyiz? Nasıl olduk? Nereden geldik? Oradan nasıl geldik? Kimleri geride bıraktık ve onlar orada ne yapıyorlar? Bunlar bize söylenmedi. Buraya getirildik ve tecrit edildik - en komik olanı da “ayrımcılık”tan ve "tecrit'ten bizi suçluyorlar. Kimse sizden ve benden daha çok tecrit edilmiş değil. Dünyada bir halkı ayırmakta ve tecrit etmekte demokratik sistem dedikleri bu sistemden daha başarılı bir sistem yok ve siz ve ben bunun en iyi örneğiyiz. İnsanlarımızdan ayrıldık ve uzun zamandır burada tecrit edildik.”
Onun önünde ezilmiş, hor görülmüş, sindirilmiş yığınlar vardı. Ve hatta bu yığınların bir kısmına bu köle hayatı, onların hak ettiği yaşam biçimi gibi anlatılmış ve bu çaresiz insanlar, Hıristiyan rahiplerin “Sana tokat atana diğer yanağını çevir” masallarıyla hakkını arayamaz hale getirilmişlerdi. Birçoğu “ben bir zenciyim ve bununla yaşamalıyım” diyordu. İşte bu haldeyken O Öfkeli Adam onları kendine getirdi:
"Kimse size özgürlüğü veremez. Kimse size eşitlik, adalet ya da başka bir şey veremez. Erkekseniz gidin ve kendiniz alın."
"Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin”
Şiddet yanlısı değildi, öyle görünüyordu, öyle tanıtılıyordu, ama öyle değildi. Kimsenin hakkını yemem kimseye hakkımı yedirmem düşüncesiyle hareket ediyordu.
"Evet, ben aşırıyım; çünkü benim halkım, bu ülkede aşırı derecede kötü durumda!"
Onun bu gür sesi yankısını buldu, yüz binlerce zenci onun etrafında toplandı. Fakat bu durum birilerini rahatsız etti, onun giderek daha geniş bir etki alanına sahip olması, İslam’ı kendi dini gibi anlatan, İslam adına zenci milliyetçiliği yapan ve kendini Peygamber ilan eden, cemaatinin lideri Elija Muhammed’in konumunu tehlikeye sokuyordu. Elija’nın zina yaptığı söylentileri üzerine Malcolm’un durumu araştırması ve bu konuda liderine karşı çıkması bardağı taşıran son damla oldu. Cemaati tarafından konuşma yasağı getirildi. Bunun üzerine Malcolm X hacca gitmeye karar verdi. Bu vesileyle Afrika’yı dolaştı, diğer Müslümanları tanıdı ve hacda, o büyük buluşmada, Allah indinde ne siyah’ın beyaza ne beyazın siyaha hiçbir üstünlüğü olmadığını anladı:
“Dünyanın dört bucağından on binlerce hacı ile birlikteydim. Mavi gözlü sarışınlardan siyah derili Afrikalıya kadar bütün renkler kaynaşmıştı. Fakat hepsi insanların birlikteliğini, tek bir ruh halinin ibadeti içinde idiler. Bu benim Amerika'da siyah ile beyaz arasında göremediğim, fakat görülmesi kaçınılmaz olan ve mümkün olan bir manzaraydı.
Amerika, İslâm'ı tanımalı, anlamalı ve bilmelidir. Çünkü sadece bu din toplumdaki ırk, renk, insanlar arasındaki ayırımı kökten reddetmektedir. İslâm ülkelerine yaptığım gezilerde konuştuğum insanlar ve hatta beraber yemek yediğim beyaz Amerikalılar kafalarındaki beyaz ayırımcılığın İslâm ile tanıştıktan sonra yok olduğu söylediler.”
Ve bu yolculuktan ülkesine döndüğünde şunları söylüyordu:
"Ben ırkçıydım ve İslâmiyet’i ancak o şekilde benimsemiştim. Fakat Hz. Muhammet (SAV) ve Hz. İbrahim'in (AS) yaşadıkları kutsal ülkeleri ziyaret ettikten sonra şimdi gerçek bir Müslüman oldum. Artık eski ırkçı değilim."
Bu sözler onu şahadete götüren süreci başlatıyordu. Cemaatinden ayrılıp İslam Misyonu Örgütü’nü kurdu. Hikmet-i ilahiye bakın ki kendini peygamber ilan eden ve Malcolm’un ölüm emrini veren Elija Muhammed’in oğlu, Wallace D. Muhammed de gerçek İslam’ı tanıyıp Malcolm’un saflarına geçmişti.
Malcolm X hacc dönüşü adını da değiştirmiş El-hac Malik El-Şahbaz ismini almıştı. Kurduğu yeni örgüte beyazları da kabul ediyor ve gerçek İslam’ı anlatıyordu.
Ve şahadet vakti geldi. 21 Şubat 1965’te Detroit şehrinde bir konferans düzenleyecekti. Ona hayatının tehlikede olduğunu, kendisine suikast düzenleneceği, konuşmasının riskli olduğu söylendi. Ama o yolundan dönmedi ve kürsüye doğru yürüdü. Eski cemaatine mensup milliyetçi siyahlar, konuşmanın hemen başında onu şehit ettiler. Vücuduna on altı kurşun isabet etmişti…
Ölüm haberini gazeteler şöyle veriyordu: “Malcolm meteliksiz öldü!”
Bir dava adamına yakışır şekilde…
Ölümünden sonra… Elbette davası yarım kalmadı. Örgütün başına Wallace D. Muhammed geçti. Diğer İslam cemaatleriyle birleşip güçlendi. Halen etkisini ve ağırlığını koruyor…
Malcolm X, kimine göre lider, kimine göre hain, kimine göre zenci ve kimine göre siyah bir tehlikeydi. Ama herkes çok iyi biliyordu ki o tam bir Müslüman’dı; öyle yaşadı, öyle öldü… adige batur
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Aralık.2012, 22:27   Mesaj No:4
Medineweb Emekdarı
Esma_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Esma_Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 4458
Üyelik tarihi: 19.Ekim.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:kadın
Bulunduğu yer:sivas/istanbul/
Mesajlar: 4.091
Konular: 454
Beğenildi:1599
Beğendi:2887
Takdirleri:1042753
Takdir Et:
Standart Cevap: Malcolm X

Malcolm x
19 mayıs 1925 Omaha'da beliren bu küçük
" siyak nokta "
Bir suikast sonucu şehit edildiği 1965 yılına geldiğinde, renkten uzak, ümmet fikriyle şereflenmiş, Yaradan'ın lütfettiği " kardeşlik " ruhunun en " renkli " savaşçısıydı. O şunu göstermişti bize;
" Müslümanca yaşamanın olmadığı bir yerde
Müslümanca ölmenin elbette bir yolu vardır."
__________________
Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...

Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE....
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Nisan.2016, 15:56   Mesaj No:5
Medineweb Emekdarı
Esma_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Esma_Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 4458
Üyelik tarihi: 19.Ekim.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:kadın
Bulunduğu yer:sivas/istanbul/
Mesajlar: 4.091
Konular: 454
Beğenildi:1599
Beğendi:2887
Takdirleri:1042753
Takdir Et:
Standart Cevap: Malcolm X

[Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...

Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE....
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)
 
Seçenekler

Yukarıdaki Konu Başlığına Benzeyen,Medineweb'de Otomotik Bulunan 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
Ölümünün 50. yılında Malcolm X'... EyMeN&TaLhA Serbest Kürsü 1 24.Şubat.2015 09:24

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

  Medineweb Ana Sayfasının en iyi Görüntüsü 1280*768 olarak ayarlıdır.

 Camii Vakitmatik



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268