Medineweb Forum/Huzur Adresi
Geri Git   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.PEYGAMBERLER-ASHAB-I KİRAM-ALİMLER.::. > Peygamberler-Ashab-ı Kiram-Alimler > Hz.Muhammed(s.a.v)

Konu Bilgisi: Konu Sahibi melis,Açılış Tarihi:  27.Ağustos.2008 (12:20), Konuya Son Cevap : 18.Ocak.2016 (14:33). Konuya 9 Mesaj yazıldı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 27.Ağustos.2008, 12:20   Mesaj No:1
Medineweb Paylaşımcı Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu:melis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 2229
Üyelik tarihi: 11.Haziran.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 402
Konular: 60
Beğenildi:3
Beğendi:0
Takdirleri:58
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Peygamberimizin Şakaları-Medineweb

Peygamberimizin Şakaları-Medineweb

Peygamber Efendimiz, 'ın elçisi olması dolayısıyla ciddi, vakarlı, ağırbaşlı, heybetli bir insandı. Bu hali zaten normaldi. Çünkü taşıdığı görev, üstlendiği vazife bunun gereğiydi. Ancak her haliyle o da bir insandı. Hem de çok cana yakın...

Herkese samimi ve içten davranırdı. Zaman olur, şakalaşır, tatlı ve güzel bir hava oluştururdu. Çünkü başka türlü olsaydı, insanlar Peygamberimize yanaşamazlar, ona soru bile soramazlardı.

Zaten insan her zaman ciddi ve ağır meseleleri konuşamaz, bazen ortamın yumuşatılması, insanların rahatlatılması gerekir.

Herkes gibi Peygamberimiz de şaka yapar, lâtifeli konuşur, ama hiçbir zaman yalan söylemezdi. Çünkü şaka yollu da olsa, yalan yalandır.

Ebû Hüreyre'nin rivayetine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Kul şaka ile de olsa yalanı, doğru bile olsa lüzumsuz tartışmayı bırakmadıkça tam inanmış bir mü'min olamaz."

Peygamber Efendimiz bir yandan yeri geldikçe şaka yaparken, diğer yandan da Sahabîlerin yersiz şaka yapmamaları konusunda uyarıda bulunurlardı.

"Arkadaşlarınla ağız kavgası yapma, bir söz verip de tutmamazlık etme."

Etrafındakiler sordular:

"Yâ Resulallah, siz de şaka yapıyorsunuz."

Çelişkili gibi görünen bu durumu Peygamberimiz şöyle cevapladı:

"Evet, ben de şaka yaparım, fakat şaka yaparken bile sadece hakikati söylerim."

Bunun yanında, Peygamberimiz insanlarla alay etmez, hafife almaz, dalga geçmez, küçük düşürmez, mahcup etmez, zor durumda bırakmaz, "işletme" gibi olumsuz tavırları hoş karşılamazdı.

Peygamberimizin yaptığı şakalar yerli yerinde ve mesaj doluydu. Lüzumsuz ve yersiz değildi. Daha çok gönül alıcı ve sevindirici şakalar yapardı. Çocuklarla, hanımlarıyla, yaşlı ve kimsesiz kişilerle şakalaşması bu türdendi.

Peygamberimiz çocukları çok severdi. Onlarla ilgilenir, sevindirirdi. Çocuklar Peygamberimizden hiç kaçmazlar, nerede görseler hemen yanına gelirler, çevresini sararlardı.

Enes bin Mâlik anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz insanların en güzel ahlâklısı idi. Benim Ebû Umeyr adında küçük bir kardeşim vardı. Peygamber Efendimiz bizim eve gelerek onu gördüğünde,

"Ebû Umeyr'i üzgün görüyorum, sebebi nedir?" "Babam, 'Yâ Resulallah, oynadığı nugayr kuşu öldü' dedi.

(Nugayr, serçeye benzeyen kırmızı gagalı bir kuştur.)

"Bundan sonra Peygamber Efendimiz, Ebû Umeyr'i ne zaman görse;

"Ebû Umeyr ne oldu senin nugayr?' diye takılırdı."

Hazret-i Enes'in kendisi de Peygamberimizin hizmetine on yaşlarında iken girmişti. Bir defasında Efendimiz kendisine:

"Ey iki kulaklı adam" diye takılmıştı.

Peygamberimiz aile içinde mükemmel bir eş, şefkatli ve sevimli bir babaydı. Zaman zaman eşleriyle de şaka yapar, onlarla olan samimiyetini geliştirirdi.

Peygamber Efendimizin kendi aile içindeki bir latifesini de Numan bin Beşir rivayet ediyor:

"Bir gün Hazret-i Ebû Bekir, Peygamber Efendimizin huzuruna girmek için izin istedi. Kızı ve Peygamberimizin hanımı Âişe'nin Efendimize bağırdığını işitti.

"Resulullaha nasıl bağırırsın?' diye elini kaldırarak bir tokat atmaya davrandı. Fakat Peygamberimiz bırakmadı. Ebû Bekir kızgın olarak ayrıldı, çıktı.

"Ebû Bekir çıktıktan sonra Peygamber Efendimiz Âişe' ye:

"Gördün mü, seni nasıl kurtardım adamın elinden...' dedi.

"Aradan birkaç gün geçtikten sonra Ebû Bekir tekrar müsaade isteyerek Peygamberimizin huzuruna girdi. Bu sefer Efendimizle Âişe'yi barışmış görünce sevindi ve Peygamberimize dönerek şöyle dedi:

"Beni nasıl kavganıza kattıysanız, barışınıza da katar mısınız?"

"Peygamberimiz:

"Kattık, kattık' buyurdu."

Peygamberimizin aile içinde şöyle bir latifesi de olmuştu:

Adamın biri Peygamberimizin amcasıoğlu Abdullah bin Abbas'a sordu:

"Peygamber Efendimiz şaka yapar mıydı?"

"Evet, yapardı."

"Şakalarından bir örnek verir misiniz?"

"Bir gün hanımına bol bir elbise giydirdikten sonra;

"Güle güle giy, 'a şükret ve gelinler gibi yerde sürü' diye takıldı."

Peygamberimiz kimsesiz, fakir, yoksul, herkesin yüz vermediği, ilgilenmediği insanlarla küçük şakalar yapar, kalplerini kazanırdı.

Enes bin Mâlik anlatıyor:

"Bir gün adamın biri Peygamber Efendimizin huzuruna geldi ve kendisinden bir binek hayvanı istedi.

"Peygamberimiz ona, 'Peki, sana bir dişi deve yavrusu vereyim mi?' diye takıldı.

"Adamcağız, 'Yâ Resulallah, ben sizden bir binek istiyorum, dişi deve yavrusunu ne yapayım?"

"Peygamber Efendimiz gülerek:

"Bütün develer dişi deve yavrusu değil midir?' buyurdu."

Peygamberimizin dadısı ve Zeyd bin Hârise'nin hanımı Ümmü Eymen, bir gün Peygamber Efendimize gelir ve onu evine davet eder:

"Yâ Resulallah, beyim sizi davet ediyor."

"O da kim, hani şu gözlerinde beyazlık olan adam mı?"

"Beyimin gözlerinde beyazlık yok yâ Resulallah!"

"Evet, gözlerinde beyazlık var."

"Vallahi yok yâ Resulallah."

"Hiçbir insan yoktur ki, gözlerinde beyazlık bulunmasın."

Peygamberimizin buna benzer bir latifesini Hasan-ı Basrî Hazretleri rivayet ediyor:

Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek:

"Yâ Resulallah! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?" dedi.

Peygamber Efendimiz:

"Yaşlı kadınlar Cennete giremez" diye ona takıldı.

Bunun üzerine kadın ağlayarak oradan ayrıldı.

Peygamber Efendimiz, Sahabîlere:

"Gidin ona söyleyin, 'Sen Cennete yaşlı olarak giremezsin.' Cenab-ı Hak, 'Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık' buyurmuyor mu?" (Vakıa Sûresi, 36.)

Peygamberimizin bir başka latifesini de Enes bin Mâlik'ten dinleyelim:

"Çöl halkından Zahir adında bir adam vardı. Zahir Peygamberimize her gelişinde kendi yetiştirdiği ürünlerden hediyeler getirirdi. Şehirden çöle döneceği zaman da, Peygamber Efendimiz ihtiyacı olan şeylerle onun heybesini doldururdu. Gelen hediyelere bu şekilde karşılık verdikten sonra da şöyle buyururdu:

"Zahir bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz."

"Peygamberimiz Zahir'i çok severdi. Halbuki Zahir hiç de güzel değildi. Fizikî olarak son derece çirkin bir adamdı.

"Bir gün pazarda çölden getirdiği malları satmaya çalıştığı bir sırada Peygamber Efendimiz gitti, sessizce yaklaştı, Zahir'i arkasından kucakladı ve elleriyle gözlerini kapadı.

"Zahir tutanın kim olduğunu göremiyordu. Tutan kimse bıraksın' diye çabalamaya başladı. Bu arada göz ucuyla arkasından tutanın Efendimiz olduğunu anlayınca sırtını Peygamberimizin göğsüne iyice dayamaya başladı.

"Zahir'in bu neşeli hareketinden hoşlanan Peygamber Efendimiz yüksek sesle:

"Bu köleyi satıyorum, var mı alan?' diye seslenmeye başladı.

"Zahir boynu bükük, mahzun bir halde:

"Yâ Resulallah, benim gibi değersiz bir köleye vallahi

kuruş veren olmaz' deyince Peygamber Efendimiz: "Hayır, yâ Zahir, sen katında hiç de değersiz

değilsin' buyurdu."
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi melis 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
Güzel bir hikaye... Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler melis 0 1151 01.Ocak.2009 14:34
Filistinli Küçük Kızın İsrail i Lanetleyen... Videolar/Slaytlar _bülbül_ 5 1180 28.Aralık.2008 14:20
Ruhumun hicran damlaları... Üyelerimize Ait Şiirler Mihrinaz 24 4260 26.Aralık.2008 11:58
^^İsTaNbuL^^ Üyelerimize Ait Şiirler Mihrinaz 19 2053 18.Aralık.2008 13:21
--BeSMeLe-- Resim/Karikatür mehmet akif2 12 3283 18.Aralık.2008 12:50

Alt 27.Ağustos.2008, 12:27   Mesaj No:2
Medineweb Emekdarı
Emekdar Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Emekdar Üye isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 16627
Üyelik tarihi: 11.Şubat.2012
Arkadaşları:2
Cinsiyet:
Yaş:41
Mesajlar: 4.239
Konular: 316
Beğenildi:13
Beğendi:0
Takdirleri:4327
Takdir Et:
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

Alıntı:
Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek:

"Yâ Resulallah! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?" dedi.

Peygamber Efendimiz:

"Yaşlı kadınlar Cennete giremez" diye ona takıldı.

Bunun üzerine kadın ağlayarak oradan ayrıldı.

Peygamber Efendimiz, Sahabîlere:

"Gidin ona söyleyin, 'Sen Cennete yaşlı olarak giremezsin.' Cenab-ı Hak, 'Biz onları yepyeni bir yaratılışla yarattık da, eşlerine sevgi ile düşkün hep aynı yaşta genç kızlar yaptık' buyurmuyor mu?" (Vakıa Sûresi, 36.)

Hepsi biribirinden güzel Allah razı olsun melis.
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.Ağustos.2008, 14:06   Mesaj No:3
Medineweb Paylaşımcı Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu:melis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 2229
Üyelik tarihi: 11.Haziran.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 402
Konular: 60
Beğenildi:3
Beğendi:0
Takdirleri:58
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

Sahâbe'den Nüeyman el-Ensarî (r.a) şakacı bir kimseydi. Medine'ye tâze meyve ve süt gelince hemen onlardan alıp Rasûlüllah'a getirerek "Ey Allahın Rasûlü, bunu senin için satın aldım ve sana hediye ettim" derdi. Birkaç gün sonra malın sahibi Nüeyman'dan malının bedelini istediği zaman, o kişiyi Resûlüllah'a getirip: "Ey Allah'ın Resûlü, şu adamcağızın mallarının bedelini versene" derdi. Rasûlüllah da "Ey Nüeyman, sen onu bize hediye etmedin mi?" diye sorduklarında, Nüeyman: "Ya Rasûlüllah, alırken onun parası yanımda yoktu. Senin de ondan yemeni istiyordum, onun için alıp getirdim" deyince, Rasûlüllah güler ve parasını verirdi .



Bedevînin biri, Peygamber Aleyhisselâm;ı ziyarete gelmiş, mescid avlusunda devesini çöktürdükten sonra içeriye girmişti. Ashabdan birileri de, çok şakacı bir kişi olan Nuayman İbn-i Amr (R.A.)’a latife olsun diye şöyle bir teklifte bulundu:


- Sen şu deveyi kesiversen de onu yesek! Çünkü gerçekten et yemeyi çok özledik. Nasılsa Rasulullah Aleyhisselâm onun bedelini öder.

Nuayman da kalkıp deveyi kesiverdi! Adamcağız dışarı çıkınca, devesinin kesildiğini gördü ve feryadı bastı:

- Eyvah, devem kesilmiş!

Nebi Aleyhisselâm da dışarı çıktı ve sordu:

- Kim yaptı bu işi?

- Nuayman yaptı, dediler.

Peygamber Aleyhisselâm, Nuayman’ın peşine düşerek onu aramaya başladı. Nihayet bir evde saklandığını öğrendi.

Nuayman bir hendeğin içinde gizlenmiş, üstüne hurma dalları ve yaprakları örtmüştü.

Adamın biri, onun saklandığı yere doğru işaret ederek, yüksek sesle şöyle bağırıyordu:

- Ben onu görmedim, ya RasulAllah!

Rasulullah (A.S.) onu buldu, tutup hendekten çıkardı. Bulaşan toz ve topraktan yüzünün rengi değişmişti. Sordu ona:

- Bu yaptığını sana yaptıran nedir?

Nuayman boynunu büktü:

- Benim yerimi sana gösterenler var ya, ey Allah’ın Rasulü! İşte onlar bu işi bana yaptırdılar.

Allah Rasulü Aleyhisselâm, bir yandan şakacı Nuayman’ın yüzündeki tozları siliyor, bir yandan da gülüyordu. Sonra deve sahibini çağırarak devesinin bedelini ödedi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.Ağustos.2008, 14:20   Mesaj No:4

NUR

Medineweb Emekdarı
Avatar Otomotik
Durumu:NUR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 127
Üyelik tarihi: 10.Eylül.2007
Arkadaşları:4
Cinsiyet:
Bulunduğu yer:ankara
Yaş:25
Mesajlar: 1.896
Konular: 528
Beğenildi:8
Beğendi:0
Takdirleri:669
Takdir Et:
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

bir tene de ben ekleyeyim:

Hazret-i Âişe anlatıyor:

"Ben zayıf, ince belli genç bir hanımdım. Bir seferde Peygamberimizle birlikte bir yolculuğa çıktım. Peygamberimiz bir yerde Sahabîlere:

"Siz ilerleyin" dedi. Onlar gidince ikimiz arkada yalnız başına kaldık. Bana:

"Gel seninle yarışalım" dedi ve koşmaya başladık. Ben kendisini geçtim.

"Aradan birkaç yıl geçmişti. Yine onunla birlikte bir yolculukta iken bir yerde Sahabîlere:

"Siz ilerleyin" dedi ve ikimiz yalnız kaldık.

"Gel yarışalım" dedi. O zamanlar ben kilo almıştım. Önceki yarışmayı da unutmuştum. Koşmaya başladık. Fakat bu sefer de o beni geçti. Gülümseyerek:

"Bu defaki benim seni geçişim, o gün beni geçişine bedel olsun' buyurdu."
__________________
EN GÜZEL AŞK: ALLAH!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.Ağustos.2008, 14:27   Mesaj No:5
Medineweb Paylaşımcı Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu:melis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 2229
Üyelik tarihi: 11.Haziran.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 402
Konular: 60
Beğenildi:3
Beğendi:0
Takdirleri:58
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

HZ.EBUBEKİR


BİRGUN PEYGAMBER EFENDİMİZ SAV İLE HAZRETİ EBU BEKRİNİSSIDDIK R.A KARŞILIKLI HURMA YİYORLAR..VE O ESNADA SAHABE-İ KİRAMDAN BİR ZAT EFENDİMİZ SAV BİR SORU SORMAK İSTİYOR..FAHRİ KAİNATIN KONUŞTUĞU KİŞİYE SADECE BAŞI İLE DEĞİLDE BUTUN VUCUDUYLA DONMEK O GUZEL ADETLEİRNDE OLDUĞU İÇİN ARKASINI DÖNDUĞU ESNADA ...

HAZRETİ EBU BEKİR R.A KENDİ ONUNDEKİ HURMA ÇEKİRDEKLERİNİ PEYGAMBER EFENDİMİZİN ONUNE KOYUYOR..VE RASULULLAH EFENDİMİZ MUBAREK VECİHLERİNİ VE MUTAHHER VE MUAZZAM VUCUTLARİ İLE DONDUKLEİRNDE,EBU BEKR R.A ŞÖYLE DİYOR

YA RASÜLAllah O KADAR ACIKMIŞSINIZ Kİ BUTUN HURMALARI YEMİŞSİNİZ...

LATİFEDE DAHİ ÜSTÜNLÜK SAĞLIYAN FAHRİ KAİNAT EFENDİMİZN CEVABI İSE ŞOYLE...

YA EBA BEKR! BEN YİNE ÇEKİRDEKLERİNİ ÇIKARMIŞIM AMA BAK SEN ÇEKİRDEKLERİ İLE BİRLİKTE YEMİŞSİN ))

Alıntı ile Cevapla
Alt 28.Ağustos.2008, 14:30   Mesaj No:6
Medineweb Paylaşımcı Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu:melis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 2229
Üyelik tarihi: 11.Haziran.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 402
Konular: 60
Beğenildi:3
Beğendi:0
Takdirleri:58
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

Hz. Peygamber (s.a.s) ve ashabının yaptığı bu tür şakalar, kırıcı ve yalan cinsinden olmayan şakalardır.


Böylesi şakalar ise insanlar arasında muhabbeti arttırır.

Ancak her işte olduğu gibi şakada da aşırı gitmemelidir.


El şakaları ve öldürtücü, yaralayıcı aletlerle yapılan şakalar tehlikeli olabileceğinden yasaklanmıştır.

"Her kim kardeşine -isterse ana baba bir kardeşi de olsa- (korkutmak üzere) demirle işaret ederse, onu bırakmaya kadar melekler o kimseye lanet ederler. "


Sakın sizden biriniz (din) kardeşine silah ile işaret etmesin.

Çünkü işaret eden kimse bilmez ki belki Şeytan o silahı elinden kaydırır, işaret edilen adamı vurur da bu yüzden cehennemden bir çukura yuvarlanır

(Riyâzu's-Salihîn, III, 293).[/B]
Kocanın eşi ile şakalaşması ve oynaşması, aralarındaki sevgiyi arttıracağı için tasvip, hatta teşvik edilmiştir
(Ebû Davud, Edeb, 84,85,149,7; İbn Mâce, Cihad, 40; Ahmed b. Hanbel, II, 352, 364, 3/67, 5/32).
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.Ağustos.2008, 14:32   Mesaj No:7
Medineweb Paylaşımcı Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu:melis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 2229
Üyelik tarihi: 11.Haziran.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 402
Konular: 60
Beğenildi:3
Beğendi:0
Takdirleri:58
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

Hz Aişe çok esprili biriydi. Peygamberimizle birlikte olduğu dönemler yaşının en genç olduğu dönemlerdi.
Bir gün yemek yapmıştı. Peygamberimize yemeği ikram etti. Orada bulunan Hz. Sevde’yi de yemeğe davet etti. Hz. Sevde yemek istemedi.
Hz. Aişe ısrar etti. Hz. Sevde tüm ısrarları geri çevirdi. Yemeyecekti.
Son davetinde tehdidini yaptı Hz. Aişe.
“Ye, yoksa yemeği yüzüne sürerim!”
Sevde pek aldırış etmedi Hz. Aişe’ye.
Hz. Aişe kendisinden çok küçüktü.
Ama Hz. Aişe dediğini yaptı. Yemek kabını tuttuğu gibi Sevde’nin yüzüne döktü.
Bu duruma hiç müdahale etmeyen peygamber, Hz. Aişe’nin 17-18 yaş döneminin verdiği çocuksu davranışına güldü.
Hz. Sevde’ye ne yapması konusunda yardımcı oldu.
“Ya Sevde! Sen de al, onun yüzüne sür.”
Peygamberin yol göstermesi ile Hz. Sevde de misliyle mukabelede bulundu. Oda yemeği Hz. Aişe’nin yüzüne sürdü.
Hep birlikte gülüştüler.

Hz. Aişe ile Sevde arasındaki yaş farkı, aynı şeyi düşünmelerini, ya da aynı şeyden mutlu olmalarını engelleyecek kadar çoktu. Aynı davranışlarda birleşmeleri de beklenemezdi.
Fakat Peygamber iki farklı yaş grubunu aynı ortamda tartışmasız idare ediyordu. Uyumlu geçinmelerini sağlıyordu.
Tarafsız davranıp hem kısas uygulatıyor, hem de olayı mizah boyutuna çekiyordu.
Başka ailelerde kavga sebebi olacak bir olayı Peygamber, yumuşaklığı ile eğlenceye çevirmişti.

-------------------------------------------------------------------
Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı? adlı kitaptan alıntıdır..
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.Ağustos.2008, 14:34   Mesaj No:8
Medineweb Paylaşımcı Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu:melis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 2229
Üyelik tarihi: 11.Haziran.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesajlar: 402
Konular: 60
Beğenildi:3
Beğendi:0
Takdirleri:58
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cvp: Peygamberimizin Şakaları**

Peygamberimizin son günleriydi. Her gece bir eşinin yanına götürülmesinin onu yoracağını düşünen şefkatli eşleri bir teklifte bulundular.
“Ey Allah’ın Resulü isterseniz artık Aişe’nin odasında kalınız.
Peygamberimiz bu teklifi kabul etti.

Onu Aişe’nin odasına getirdiklerinde Hz Aişe’nin başı ağrımaktaydı. Odada oturmuş “vay başım” diye sızlanıyordu.
Kendisine artık vefatı bildirilen Peygamberimiz, Aişe’nin yanına yaklaşarak: “Asıl ben vay başım demeliyim.” diyerek kendi hastalığının ciddiyetini belirtti.
Daha sonra da Aişe’ye dedi:
“Sen benden önce ölsen, seni elimle yıkasam, kefene koysam, namazını kıldırsam ve ellerimle seni defnetsem olmaz mı?”
Hz. Aişe peygamberimizin bu sözlerine alındı.
“Vay benim başıma gelenlere! Vallahi sen benim ölmemi istiyorsun. Eğer ben ölürsem sen o günün akşamı eşlerinle olursun.”

Eşinin yaptığı şakayı anlamayan Hz. Aişe’nin bu hali ve kıskançlığı peygamberimizin çok hoşuna gitti. Onun bu haline güldü. Öyle ki oğlu İbrahim’in ölümünden sonra ilk defa böyle güldüğünü gördü etrafındakiler.
Son anlarında, bile eşiyle şaka yapmaktan geri kalmıyordu Allah’ın Sevgilisi....

-------------------------------------------------------------------
Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı? adlı kitaptan alıntıdır..
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Şubat.2014, 21:37   Mesaj No:9
Medineweb Emekdarı
Esma_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Esma_Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 4458
Üyelik tarihi: 19.Ekim.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:kadın
Bulunduğu yer:sivas/istanbul/
Mesajlar: 4.091
Konular: 454
Beğenildi:1599
Beğendi:2887
Takdirleri:1042753
Takdir Et:
Standart Cevap: Peygamberimizin Şakaları**

Deve Şakası

Enes (r.a.) anlatıyor: "Bir adam Peygamber (s.a.s.)'e gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü! Beni bir deveye bindir!" dedi. Resûlullah da: "Ben seni devenin yavrusuna bindireceğim!" buyurdu. Adam: "Ya Resûlallah, ben deve yavrusunu ne yapayım (ona binilmez ki)!" deyince Hz. Peygamber: "Acaba deveyi deveden başka bir mahlûk mu doğurur? (Her deve, bir devenin yavrusu değil midir?)" buyurdular" (Tirmizî, Birr 57; Ebû Dâvud, Edeb 84, 92). Peygamberimiz, bu sözüyle hem şaka yapmakta, hem de insana bir söz işitince iyice düşünüp derinliğini, muhtevasını kavramadan reddetmemesi, itirazda acele etmemesi gerektiğini göstermektedir.
******
Yine bir gün Âişe validemizle Hz. Sevde annemiz Peygamberimizle birlikte hane-i saadetlerinde yemekte bulamaç aşını yerken Sevde (r.a.): "Bu yemeği sevmiyorum" dedi. Âişe (r.a.): "Yemezsen yemeği yüzüne sürerim" diyerek Hz. Sevde'nin yüzüne, sonra da Hz. Sevde, Hz. Âişe'nin yüzüne birer parmak bulamaç sürerek şakalaşmışlar, Hz. Peygamber de bunları devamlı bir gülümsemeyle izlemişti. Resûlullah çokça tebessüm etmeyi ve nezaketle şaka yapmayı severdi. Ebû Hureyre (r.a.)'nin rivayetine göre Peygamberimiz, şakalaşmak derecesine varan samimi söz ve davranışlarla ashabının içine, onlardan biri gibi karışırdı. Latif latifeler yapar, şakalarında yanlış ve yalan söz bulunmazdı.
(Şâmil İslâm Ansiklopedisi, 6/326-328)
__________________
Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...

Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE....
Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Ocak.2016, 14:33   Mesaj No:10
Medineweb Emekdarı
Esma_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Esma_Nur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 4458
Üyelik tarihi: 19.Ekim.2008
Arkadaşları:0
Cinsiyet:kadın
Bulunduğu yer:sivas/istanbul/
Mesajlar: 4.091
Konular: 454
Beğenildi:1599
Beğendi:2887
Takdirleri:1042753
Takdir Et:
Standart Cevap: Peygamberimizin Şakaları**

Ne çok zeytin yemişsin!’

Allah Resûlü, ailesiyle de sık sık şakalaşırdı. Bir gün Hz. Ali (ra) de, Efendimiz’in bu şakalarından nasiplenir. Hz. Ali ile beraber kahvaltı ederken, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünde bir gülümseme ile yediği zeytinlerin çekirdeklerini Hz. Ali’nin önüne yığar. Kahvaltının bitiminde ise Hz. Ali’ye önündeki zeytin çekirdeklerini göstererek, “Ey Ali, ne kadar da çok zeytin yemişsin?” diye sorar. Hz. Ali (ra), son derece ciddi bir şekilde, “Evet, ey Allah’ın Elçisi! Fakat Siz de çekirdekleriyle beraber yemişsiniz. Baksanıza önünüzde hiç çekirdek yok.” diyerek Resûl-i Ekrem’in latifesine başka bir latife ile cevap verir.


alıntı
__________________
Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım...

Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE....
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)
 
Seçenekler

Yukarıdaki Konu Başlığına Benzeyen,Medineweb'de Otomotik Bulunan 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
Rahmet Peygamberi’nin Şakaları, Tebessüm Dolu Çehresi ve Biz enderhafızım Peygamberler(a.s) 0 01.Kasım.2012 00:31
Peygamberimizin mektubu İmamHüseyin Hz.Muhammed(s.a.v) 1 22.Nisan.2009 07:29
Peygamberimizin s.a.v Nesebi nuryuzlum Hz.Muhammed(s.a.v) 2 20.Nisan.2009 13:22
Peygamberimizin Mucizeleri NUR Hz.Muhammed(s.a.v) 1 23.Mart.2009 15:40
Peygamberimizin(s.a.v)**Mi'racı Emekdar Üye Hz.Muhammed(s.a.v) 2 10.Ağustos.2007 13:03

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

  Medineweb Ana Sayfasının en iyi Görüntüsü 1280*768 olarak ayarlıdır.

 Camii Vakitmatik



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268