Medineweb Forum/Huzur Adresi
Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.MEDİNEWEB FORUM DİNİ KONULAR.::. > Muhtelif Dini Konular > Risale_i Nur (Said Nursi)

Konu Kimliği: Konu Sahibi EyMeN&TaLhA,Açılış Tarihi:  17 Ekim 2014 (08:10), Konuya Son Cevap : 10 Temmuz 2015 (00:50). Konuya 13 Mesaj yazıldı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 23 Mart 2015, 22:26   Mesaj No:11
Medineweb Emekdarı
EyMeN&TaLhA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:EyMeN&TaLhA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 21422
Üyelik T.: 08 Kasım 2012
Arkadaşları:37
Cinsiyet:
Mesaj: 3.593
Konular: 793
Beğenildi:112
Beğendi:33
Takdirleri:141
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Günün Risale-i Nur dersi

Günün Risale-i Nur dersi
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1

Üstadımız der: benimle görüşmek isteyen aziz kardeşlerime beyan ediyorum ki:

“İnsanlarla görüşmeye zaruret olmadıkça tahammülüm kalmadığından, hem şimdi tesemmümden, zâfiyetten, ihtiyarlıktan ve hasta bulunmuş olmaktan dolayı fazla konuşamıyorum. Buna mukabil, kat’iyen size haber veriyorum ki, Risale-i Nur’un herbir kitabı bir Said’dir. Siz hangi kitaba baksanız, benimle karşı karşıya görüşmekten on defa ziyade hem fâidelenir, hem hakikî bir surette benimle görüşmüş olursunuz. Ben şuna karar vermiştim ki, Allah için benimle görüşmek isteyenleri, görüşmediklerine bedel, her sabah okuduklarıma, dualarıma dahil ediyorum ve etmekte devam edeceğim.”

Şimdi bir iki aydır Üstadımız bir hizmetkârıyla dahi konuşamıyor. Konuştuğu vakit bir hararet başlıyor. Bunun hikmetini bir ihtara binaen söyledi ki: “Risale-i Nur bana hiç ihtiyaç bırakmıyor. Konuşmaya lüzum kalmadı. Hem ben âciz şahsımla, binler dostlarımdan yirmi otuz dostla konuşabilirim. Yirmi adamın hatırı için binler adamın hatırını rencide etmemek için konuşmaktan men edildim ihtimali kavîdir. Hususî görüşmediğim için mâzur görsünler. Hattâ bayramda musafaha etmek ve ona bakmaya tahammül edemiyor. HAŞİYE Onun için hatırları kırılmasın.”



Emirdağ Lahikası - 2


Vasiyetnamemdir.

Aziz, sıddık kardeşlerim ve vârislerim; Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrûkâtım ve Risale-i Nur’dan olan benim hususî kitaplarım ve güzel ciltlenmiş mecmualarım ve sair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikaların heyetine, başta Hüsrev ve Tahirî olarak o heyetten on iki 2 kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki, emr-i Hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrûkâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin.

Kardeşlerim, bu vasiyetten telâş etmeyiniz. Ben, teessürattan ve dokuz defa zehirlenmekten, pek çok zaif olmakla beraber gizli münafıkların desiselerle müteaddit suikastları için bu vasiyeti yazdım. Merak etmeyiniz, inayet-i Rabbaniye ve hıfz-ı İlâhî devam ediyor.


3 اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî



Emirdağ Lahikası - 1


alıntıdır

risale haber
__________________

Geminin tek kaptanı vardır, gerisi mürettebat... Kalbinde tek sahibi vardır, gerisi teferruat...
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Nisan 2015, 08:55   Mesaj No:12
Medineweb Emekdarı
EyMeN&TaLhA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:EyMeN&TaLhA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 21422
Üyelik T.: 08 Kasım 2012
Arkadaşları:37
Cinsiyet:
Mesaj: 3.593
Konular: 793
Beğenildi:112
Beğendi:33
Takdirleri:141
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Günün Risale-i Nur dersi








Ey nefsim! Bil ki, evvelki adam, kâfirdir. Veya fâsık, gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir matemhane-i umumiyedir. Bütün zîhayat, firak ve zevâl sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise, ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalâletinden neş’et edip onu mânen tâzip eder.

Diğer adam ise, mü’mindir. Cenâb-ı Hâlıkı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu dünya bir zikirhane-i Rahmân, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan, ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. Bütün vefiyât-ı hayvaniye ve insaniye ise, terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, mânen mesrurâne, dağdağasız diğer bir âleme giderler ta yeni vazifedarlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdât-ı hayvaniye ve insaniye ise, ahz-ı askere, silâh altına, vazife başına gelmektir.

Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakim memnun memurlardır. Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş’esinden neş’et eden nağamattır. Bütün mevcudat, o mü’minin nazarında, Seyyid-i Kerîminin ve Mâlik-i Rahîminin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. Daha bunun gibi pek çok lâtif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatler, imanından tecellî eder, tezahür eder.

Demek iman bir mânevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor. Demek selâmet ve emniyet yalnız İslâmiyette ve imandadır. Öyle ise biz daima “Elhamdü lillâhi alâ dini’l-İslâm ve kemâli’l-îman”1 demeliyiz.

İkinci Söz

Lügatler :
âdil : adaletli
ahz-ı asker : askere alma
aksetmek : yansımak
bahtiyar : talihli
batn : iç
bedbaht : talihsiz
Cenâb-ı Hâlık : Yüce Yaratıcı, Allah
dağdağasız : sıkıntısız, ızdırapsız
dalâlet : hak yoldan sapkınlık, inançsızlık
dâr-ı fâni : geçici yer, dünya
dehşetli : korkunç
diğer bir âlem : âhiret, öteki dünya
divane : deli
ecel : ölüm vakti
elîm : üzücü, acı verici
evham : vehimler, kuruntular
fâsık : günahkâr
firak : ayrılık
hakikat : gerçek
halet : hal, durum
intizam perver : düzeni seven
işret : içkili eğlence, sefahet
mânen : mânevî olarak
matemhane-i umumiye : genel yas evi
melik : hükümdar
merhametkâr : merhametli, şefkatli
mesrur : mutlu
mesrurâne : mutlu olarak
mevcudat : varlıklar
muktedir : güçlü, iktidar sahibi
mü’min : imanlı, Allah’a inanan
müşfik : şefkatli
nazar : bakış, dikkat
nedamet etmek : pişman olmak
nefis : kişinin kendisi
neş’et etmek : kaynaklanmak
nihayet : son
raiyetperver : halkına iyi davranan
sille : tokat, şamar
tasdik etmek : doğruluğunu kabul etmek
tâzip etmek : azap vermek
terhisat : serbest bırakılmalar, salıverilmeler
tevehhüm etmek : kuruntuya kapılmak, zannetmek
vefiyât-ı hayvaniye ve insaniye : hayvanların ve insanların ölümleri
vehim : zan, kuruntu
zahir : dış
zevâl : geçip gitme, kaybolma
hakikat : gerçek
küfür : inkâr, inançsızlık
lâtif : güzel, hoş
leziz : lezzetli
Mâlik-i Rahîm : sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan herşeyin sahibi Allah
mesrur : mutlu
mevcudat : varlıklar
mûnis : sevimli, dost
muvazzaf : vazifeli, görevli
mü’min : imanlı, Allah’a inanan
müstakim : dosdoğru olan
nağamat : nağmeler, hoş sesler
nazar : bakış, dikkat
neş’et etmek : doğmak, kaynaklanmak
sadâ : ses
selâmet : güven, esenlik
Seyyid-i Kerîm : ikram ve cömertlik sahibi efendi, Allah
tecellî : yansıma
tefrih : ferahlama
tesbih : Allah’ı kusurdan yüce tutarak şanına lâyık ifadelerle anma
tezahür etmek : görünmek
tûbâ-i Cennet : Cennetteki tûbâ ağacı
ulvî : yüce
zakkum-u Cehennem : Cehennemdeki zakkum ağacı
zîhayat : canlı
zikir : Allah’ı anma



alıntıdır

sorularla risale
__________________

Geminin tek kaptanı vardır, gerisi mürettebat... Kalbinde tek sahibi vardır, gerisi teferruat...
Alıntı ile Cevapla
Alt 10 Haziran 2015, 10:53   Mesaj No:13
Medineweb Emekdarı
EyMeN&TaLhA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:EyMeN&TaLhA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 21422
Üyelik T.: 08 Kasım 2012
Arkadaşları:37
Cinsiyet:
Mesaj: 3.593
Konular: 793
Beğenildi:112
Beğendi:33
Takdirleri:141
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Günün Risale-i Nur dersi








Bediüzzaman'ın Hürriyet konuşmasındaki beş tavsiye




Bediüzzaman Hazretleri, 1908 yılında 'Hürriyete Hitap' yazısında bugünümüze ışık tutan, tazeliğini hala koruyan eşsiz tavsiyeler vermiştir. O mühim beş tavsiye şunlardır:

"Ey mazlum ihvan-ı vatan! Gidelim dahil olalım. Birinci kapısı Şeriat dairesinde ittihad-ı kulub, ikincisi muhabbet-i milliye, üçüncüsü maarif, dördüncüsü sa’y-i insanî, beşincisi terk-i sefahettir; ötekilerini sizin zihninize havale ediyorum..."



"Ey mazlum ihvan-ı vatan!.. Gidelim dâhil olalım!.."

Ey kardeş olan müminler, gelin bizde bu asrın kazanımları olan müspet medeniyete dahil olalım. Bunu başarabilmek için beş kapı bulunuyor.

"Birinci kapısı: İttihad-ı kulûb."

Kalplerin, duygu ve düşüncelerin İslam çatısı altında birleşmesi lazım. Yoksa kavimlere, bölgelere ve sınıflara ayrılır ve birbirimize yabanileşip düşman olursak, bu medeniyet kapısı bize kapanır. Batı medeniyetin vahşi pençesinde can çekişiriz.

"İkincisi: Muhabbet-i milliye."

Müminler kardeştir ve buna istinaden tek bir millettir ve iman bu kardeşleri ve milleti sevmeyi emrediyor. İçimizde sevgi ve muhabbet yerine düşmanlık ve yabanilik hükmettikçe millet olamayız. Bize yıllarca Türk milliyetçiliği (Araplarda Arap milliyetçiliği) adı altında müminler yabani ve yabancı gösterildi. Birbirimizi sevemedik sevemediğimiz için millet yani ümmet olamadık.

"Üçüncüsü: Maarif."

Alem-i İslam'da eğitim ve öğretimin yaygınlaştırılması gerek. Maarif olmadan terakki olmaz. Eğitim ve öğretim medeniyetin en geniş ve lazım bir kapısıdır yani.

"Dördüncüsü: Sa’y-i insanî."

Üretmek ve çalışmak, yani tembelliğe dayanan kolay kazanç yollarını kapayıp (faiz ve memuriyetlik gibi) üretmeye ve alın terine dayanan bir sitem kurmamız gerekiyor. Bugün dünyada finans sektörü çöküyor, yerine çalışma ve üretime dayanan yeni bir düzen geliyor. “İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm, 53/39)

"Beşincisi: Terk-i sefahettir."(1)

Günahları ve sefahatleri terk etmeden, maddi ve manevi yükselmemiz mümkün değildir.

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfi, Hürriyete Hitap.



alıntıdır



Hazırlayan: Abdullah Yargı
RİSALE HABER
Alıntı ile Cevapla
Alt 10 Temmuz 2015, 00:50   Mesaj No:14
Medineweb Emekdarı
EyMeN&TaLhA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:EyMeN&TaLhA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 21422
Üyelik T.: 08 Kasım 2012
Arkadaşları:37
Cinsiyet:
Mesaj: 3.593
Konular: 793
Beğenildi:112
Beğendi:33
Takdirleri:141
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Cevap: Günün Risale-i Nur dersi

Diyorlar ki: “Said Kürttür. Neden arkasına düşüyorsunuz?"

Şimdi, en mühim bir hücum benim şahsımadır. Diyorlar ki: “Said Kürttür. Neden bu kadar ona hürmet ediyorsunuz, arkasına düşüyorsunuz?”

İşte, bilmecburiye, böyle herifleri susturmak için, Dördüncü Desise-i Şeytaniyeyi, istemeyerek Eski Said lisanıyla zikredeceğim.

DÖRDÜNCÜ DESİSE-İ ŞEYTANİYE

Şeytanın telkiniyle ve ehl-i dalâletin ilkaâtıyla, bana karşı propaganda ile hücum eden ve mühim mevkileri işgal eden bazı mülhidler, kardeşlerimi aldatmak ve asabiyet-i milliyetlerini tahrik etmek için diyorlar ki: “Siz Türksünüz. Maşaallah, Türklerde her nevi ulema ve ehl-i kemal vardır. Said bir Kürttür. Milliyetinizden olmayan birisiyle teşrik-i mesai etmek hamiyet-i milliyeye münâfidir.”

Elcevap: Ey bedbaht mülhid! Ben felillâhilhamd Müslümanım. Her zamanda kudsî milletimin üç yüz elli milyon efradı vardır. Böyle ebedî bir uhuvveti tesis eden ve dualarıyla bana yardım eden ve içinde Kürtlerin ekseriyet-i mutlakası bulunan üç yüz elli milyon kardeşi, unsuriyet ve menfi milliyet fikrine feda etmek ve o mübarek hadsiz kardeşlere bedel, Kürt namını taşıyan ve Kürt unsurundan addedilen mahdut birkaç dinsiz veya mezhepsiz bir mesleğe girenleri kazanmaktan yüz bin defa istiâze ediyorum.

Ey mülhid! Senin gibi ahmaklar lâzım ki, Macar kâfirleri veyahut dinsiz olmuş ve frenkleşmiş birkaç Türkleri muvakkaten, dünyaca dahi faidesiz uhuvvetini kazanmak için, üç yüz elli milyon hakikî, nuranî menfaattar bir cemaatin bâki uhuvvetlerini terk etsin. Yirmi Altıncı Mektubun Üçüncü Meselesinde, delilleriyle menfi milliyetin mahiyetini ve zararlarını gösterdiğimizden, ona havale edip, yalnız o Üçüncü Meselenin âhirinde icmal edilen bir hakikati burada bir derece izah edeceğiz. Şöyle ki:

O Türkçülük perdesi altına giren ve hakikaten Türk düşmanı olan hamiyetfuruş mülhidlere derim ki:..

Din-i İslâmiyet milletiyle ebedî ve hakikî bir uhuvvet ile, Türk denilen bu vatan ehl-i imanıyla şiddetli ve pek hakikî alâkadarım. Ve bin seneye yakın, Kur’ân’ın bayrağını cihanın cihât-ı sittesinin etrafında galibâne gezdiren bu vatan evlâtlarına, İslâmiyet hesabına müftehirâne ve taraftarâne muhabbettarım.

Sen ise, ey hamiyetfuruş sahtekâr! Türkün mefâhir-i hakikiye-i milliyesini unutturacak bir surette mecazî ve unsurî ve muvakkat ve garazkârâne bir uhuvvetin var. Senden soruyorum: Türk milleti, yalnız yirmi ile kırk yaşı ortasındaki gafil ve heveskâr gençlerden ibaret midir?

Hem onların menfaati ve onların hakkında hamiyet-i milliyenin iktiza ettiği hizmet, yalnız onların gafletini ziyadeleştiren ve ahlâksızlıklara alıştıran ve menhiyâta teşcî eden frenkmeşrebâne terbiyede midir? Ve ihtiyarlıkta onları ağlattıracak olan muvakkat bir güldürmekte midir?

Eğer hamiyet-i milliye bunlardan ibaretse ve terakki ve saadet-i hayatiye bu ise, evet, sen böyle Türkçü isen ve böyle milliyetperver isen, ben o Türkçülükten kaçıyorum; sen de benden kaçabilirsin. Eğer zerre miktar hamiyet ve şuurun ve insafın varsa, şimdiki taksimata bak, cevap ver. Şöyle ki:

Türk milleti denilen şu vatan evlâdı altı kısımdır. Birinci kısmı, ehl-i salâhat ve takvâdır. İkinci kısmı, musibetzede ve hastalar taifesidir. Üçüncü kısmı, ihtiyarlar sınıfıdır. Dördüncü kısmı, çocuklar taifesidir. Beşinci kısmı, fakirler ve zayıflar taifesidir. Altıncı kısmı gençlerdir.

Acaba bütün evvelki beş taife Türk değiller mi? Hamiyet-i milliyeden hisseleri yok mu? Acaba altıncı taifeye sarhoşçasına bir keyif vermek yolunda o beş taifeyi incitmek, keyfini kaçırmak, tesellilerini kırmak hamiyet-i milliye midir, yoksa o millete düşmanlık mıdır? “El-hükmü li’l-ekser” sırrınca, eksere zarar dokunduran düşmandır, dost değildir.

Bediüzzaman Said Nursi

Mektubat - Yirmi Dokuzuncu Mektup - Altıncı Risale olan Altıncı Kısım

risale haber

alıntıdır
__________________

Geminin tek kaptanı vardır, gerisi mürettebat... Kalbinde tek sahibi vardır, gerisi teferruat...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Forum Ana Kategori Başlıkları

Cevaplar Son Mesajlar
Bu/Günün Beyiti Medineweb gökçen0421 Üyelerimize Ait Şiirler 49 17 Ekim 2018 09:34
Günün Şiiri Gönül_Dostu Üyelerimize Ait Şiirler 0 26 Haziran 2016 10:09
Günün Dersi !! MERVE DEMİR Serbest Kürsü 7 07 Şubat 2012 01:40
risale seref Risale_i Nur (Said Nursi) 2 31 Ocak 2010 14:35
Her günü son günün bil. Seyyid Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler 6 18 Aralık 2008 13:32

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

Medineweb Alemdarhost sunucularında barındırılmaktadır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284