Medineweb Forum/Huzur Adresi

Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.KUR'ÂN-I KERİM.::. > Kurân-ı Kerîm > Tefsir Çalışmaları

Konu Kimliği: Konu Sahibi ÂlâLeyl,Açılış Tarihi:  09 Nisan 2020 (17:54), Konuya Son Cevap : 03 Mayıs 2020 (00:33). Konuya 2 Mesaj yazıldı

Beğeni Aldı4Kez Beğenildi
  • 1 Beğenen ÂlâLeyl
  • 2 Beğenen ÂlâLeyl
  • 1 Beğenen ÂlâLeyl
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 09 Nisan 2020, 17:54   Mesaj No:1
Medineweb Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu: ÂlâLeyl isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 58435
Üyelik T.: 07 Kasım 2017
Arkadaşları:2
Cinsiyet:Erkek
Yaş:33
Mesaj: 87
Konular: 6
Beğenildi:101
Beğendi:141
Takdirleri:1432
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Kitabussudur

Kitabussudur

Soluk soluğa koşan atlara!

Baskına gidiyorlar. Neden atları bırakıp nefeslerini bile tutarak gitmiyorlar? At seslerine, kişnemelerine uyanabilir düşman. Soluğu ensesinde duymak diyelim buraya ve hissel yakin diyelim.

Kıvılcımlar saçarak!

Yani taşlari döve döve gidiyorlar! Hadi atlarla gidiyorlar soluk soluğa neden atların ayaklarına bez bağlamamışlar. Geldiklerini daha yaklaşmadan duyacak düşman! (Sessel yakîn!)

Sabah baskın yapanlara!

Hadi atlar soluk soluğa koşuyor. Hadi kıvılcımlar da saçıyor. Neden gece karanlığında saldırmıyorlar? Ses mesafesinin de ötesinde, göz mesafesine girdiklerinde düşman gelişlerinden haberdar olacak. (Aynel/gözsel yakîn)

Tozu dumana katarak!

E bu kadarına da pes! Bari toz kaldırmadan göz mesafesine gelene kadar usul usul gitsinler. Düşman daha onları görmeden bir grup tozun yaklaştığını görecek ve anlayacak ki birileri geliyor. İpucundan sonuca varacak (İlmel yakîn)

Topluluğun ortasına dalanlara!

Çılgınlık!!! Düşman tozun yaklaştığını görüp gelişlerini anlamasa cismen onları gördü. Hadi onları görmedi de diyelim taşları dövüşlerinden duydu. Hadi duymadı diyelim at kişnemelerinden bildi. Bi telefon edip "Sabah dokuz gibi baskına geleceğiz," demedikleri kalmış. Düşman haberdar! Yayları germiş, kılıçları kuşanmış, mızraklar hazır ve bu atlılar topluluğun ortasına dalıyor!!! Çılgınlık!

Uzaktan ok yağmuruna tutabilirler. Ya da çevrelerini kuşatabilirler. Ama onlar ortasına dalıyor. Kendileri kuşatılıyor. İntihar saldırısı!!!

Kim saldıranlar? Bilmiyoruz. Hırsız mı? Bilmiyoruz. İşgale mi gitmişler? Bilmiyoruz. Ülkelerini işgalden mi kurtarmaya gidiyorlar bilmiyoruz. Kaç kişiler bilmiyoruz. Düşman kaç kişi bilmiyoruz. Zerre kadar önemi var mı? Yok. Zerre kadar önemli mi kaç kişi saldırıyor, niye saldırıyor? En ufak bir önemi yok. Allah o saldıran insanlara değil atlara yemin ediyor! Dikkatimizi kim niye saldırmış ona değil atlara çekiyor. Bir de düşmanın haberdar oluşuna.

Neden atlara dikkatimizi çekiyor? Neden atlara yemin edip bu savaş sahnesini gözümüzde canlandırıyor?

Mesela "Asra yemin olsun!"

Neye yemin ediliyor?

-insan hüsrandadır!

Allah burada düşmanın haberdar olduğu bir baskına koşan atlara yemin ediyor ki insan gerçekten sahibine çook nankördür!

Peki atlar sahibine(insana) nankör müdür?

Burada atlar ile insan kıyaslanıyor. Bu atlar kıvılcımlar saçarak sahiplerini sırtlarında taşıyor. Ok yağmuru geldiğinde sahipleri atların arkasına saklanacak ve okları yiyenler atlar olacak. Mızraklara dörtnala koşacaklar ve mızraklar böğürlerine saplanacak. Sahibini "alaşağı etmek için ilk atları öldürecekler. Atlar ölüme dörtnala koşuyor! Nasıl bir sadakat bu? Neden? Altın kaplarda samanlar mı veriyor sahipleri? Suyu atlara uludağdan özel arındırılmış olarak buz gibi mi sunuyorlar?

Allah zuhruf sûresinde diyor ki atları bize vermesinin iki nedeni var:

1-Sırtlarına bindiğimizde Allah'ı tesbih edeceğiz.

2-Allah dilemeseydi onları yaklaştıramazdık diyeceğiz.

Allah atları bize yaklaştırdı ve hatta sırtlarına bindik ve hatta yaklastımakla birakmadı emrimize verdi. Topuğumuzla hafifçe dürtüp bir işaret verdiğimizde bizi menzile yaklaştırdılar! Ölüme hiçbir beklenti içine girmeden dörtnala koştular.

Kesinlikle insan sahibine karşı çok nankördür!

Ve kendisi de buna şahittir!

Bile bile nankörluk ediyoruz ve buna şahidiz. Atlar... onlar o kadar doğal bir şekilde cömert ki bu cömertliğinin farkında bile değil. O kadar dogal geliyor ki ona sırtina kırbaclar yerken sahibi icin kıvılcımlar saçarak ölüme koşmak farkında bile değil. Biz ise nankörlüğumüzün farkındayız.

Ve hayrı şiddetle sever!

Mülkü diye çeviriyorlar. Değil!

Allah, hayrı şiddetle sever diyor.

Hep iyi şeyler, güzel şeyler başımıza gelsin istiyoruz. Ayağımıza iğne batsa "Neden Allah'ım" diyoruz. Hayata kadere küfrediyoruz. Ama atlardan mızrakların üzerine bizim için dörtnala koşmalarını istiyor, koşmazlarsa kırbaçlıyoruz. "Ne demek koşmayacağım!?" Koşacak!

Hayrı öyle şiddetle seviyoruz ki... Allah'ım malım mülküm olsun. Aman malım mülküm elimden gitmesin. Allah'ım hayırlı evlatlarım olsun aman evladımın parmağına igne bile batmasın. Allah'ım bana izzet itibar ver. Aman izzetimize itibarımıza laf gelmesin. Allah'ım bana ondan da ver bundan da ver. Bütün şerlerden koru bize hep hayır ver. Aman Allah yolunda en ufak şer gelmesin. İgne bile batmasın. Allah yolunda savaşırsam malimdan mülkümden olurum. İtibarım zedelenir. Çolugumun çocuğumun geleceği zarar görür. Aman bana radikal derler. Aman bana şöyle derler. Aman kariyerim biter. Aman işimden olurum. Aman canımı yakarlar... Aman çoluğumun çocuğumun canını yakarlar.

Evet... İnsan hayrı ŞİDDETLE sever. Her türlü hayrı. Peki atlar öyle mi? Okların üzerine koşarken yavrusu yanında parca parça edilse tınlamaz bile dört nala koşmaya sahibine hizmet etmeye devam eder.

"Bilmeyecek mi kabirdekiler döküldüğünde?"

Öylesine bir dökülüş değil bu. Kıyafet dolu bir kutuyu ters çevirip içindekileri ortaya döktüğünüzü düşünün. Öyle bir dökülüş bu.

Hani o iğne bile batmasın Allah yolunda dediğimiz beden lop diye düşecek. Sonra Allah yolunda yara bere icinde olan insanlar düşecek. Sonra Allah yolunda parçalanmış insanlar da düşecek. Sonra Allah yolunda paramparça olmuş insanlar da dökülecek.

"Saçımı bozarsan öldürürüm" diyenler ile saçları tane tane yolunup işkenceden geçirilenler de düşecek.

O kılına zarar gelirse dünyayı yakarım dediğimiz evlatlarımız bir yanda, Hz Eyüp gibi evlatları öldürülmüş olanlar öbür tarafta.

Aman benim canım tatlıdır, diyenler de dökülecek. Allah'ın huzuruna yarasız beresiz çıkmaya utanırım diyenler de dökülecek.

Südurlardakiler derlenip toplandığında.

Parca parca olmuş südurlarımız derlenip toplanacak.

Nasıl mı?

Her şeyi seviyoruz. Seviyoruz arabayı (çizersen gebertirim). Seviyoruz saçımızı (bozarsan öldürürüm) Seviyoruz işimizi (dediğimi yapmazsan kovarım) seviyoruz playstationumuzu (ödevini yapmazsan kırarım) seviyoruz evlatlarımızı (kılına zarar gelirse dünyayı yakarım) seviyoruz itibarımızı (dedigimi yapmazsan kasetini çıkarırım) seviyoruz eşimizi (ya benimsin ya toprağın) seviyoruz izzeti (beni seçin ben daha hayırlıyım) seviyoruz belki bir parça da Allah'ı...

Südurlarimız parça parça.

Kabirlerdekiler dökülecek südurlar derlenecek.

Kimi kabrinden tek parça düşecek süduru parça parça.

Kimi kabrinden parça parça dökülecek süduru tek parça "Allah"

Hepimiz koşuyoruz oraya. Kimimiz haksızlık karşısında sus pus kimimiz bağıra çağıra. Kimimiz uflaya puflaya kimimiz soluk soluğa. Kimimiz taşları döve döve kimimiz parmak ucunda. Kimimiz ayan beyan. Kimimiz saklana saklana. Kimimiz tozu dumana katarak kimimiz suyu bulandırmadan. Kimimiz haksızlığın ortasına dalarak kimimiz uzaktan bağırarak, arkasını dönerek, yolunu değiştirerek, çevresinden dolaşarak. "Aman başımıza bir iş gelmesin," diyerek.

Hepimiz koşuyoruz yürüyoruz yaradana. Kimimiz saklana saklana kimimiz göstere göstere. Nasıl gidersek gidelim. Nasıl ki baskın yapanlardan haberdardı düşman. Biz da Allah'a koşuyoruz ve Allah diyor ki son ayette.

O gün rableri onlardan hâbirdir.
su damlası beğendi.

Konu ÂlâLeyl tarafından (03 Mayıs 2020 Saat 02:22 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi ÂlâLeyl 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
Yazıklar Olsun Serbest Kürsü nurşen35 2 52 27 Nisan 2020 23:23
Kitabussudur Tefsir Çalışmaları ÂlâLeyl 2 84 09 Nisan 2020 17:54
Muhteşem Bir Sorum Var Serbest Kürsü ÂlâLeyl 2 70 08 Nisan 2020 23:34
Ankebût Tefsir Çalışmaları ÂlâLeyl 0 204 11 Eylül 2019 22:22
Bir Sorum Var Serbest Kürsü FECR 76 2722 20 Eylül 2018 11:35

Alt 30 Nisan 2020, 22:04   Mesaj No:2
Medineweb Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu: ÂlâLeyl isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 58435
Üyelik T.: 07 Kasım 2017
Arkadaşları:2
Cinsiyet:Erkek
Yaş:33
Mesaj: 87
Konular: 6
Beğenildi:101
Beğendi:141
Takdirleri:1432
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Çikolata

Öğretmen çocukların önüne çikolata koyar.

İlk çocuğumuz çikolataya saldırıp yiyor.

İkinci çocuğumuz öğretmenden bir işaret gelmesini bekliyor. O kadar çok istiyor ki çikolatayı yemeyi... ama işaret gelmeden elini bile sürmüyor.

Üçüncü çocuk hiç de sevmiyor çikolatayı. Ama öğretmenini çooook seviyor. O yüzden öğretmen işaret verir vermez saldırıyor çikolataya.

Dördüncüsü işaret verilse de bir zikir/söz bekliyor öğretmeninden. İsaret yeterli değil. Söylemesi lazım.

Beşincisine öğretmen işaret veriyor yemiyor, yiyebilirsin diyor ama çocuk yine de yemiyor. Bu defa öğretmen otoritesini kullanmak zorunda kalıyor. "Sana çikolatayı yemeni emrediyorum!"

Altıncıya işaret veriyor yemiyor, yiyebilirsin diyor yemiyor, emrediyor yine yemiyor. Öğretmen bu defa "yersen sana hayatı cennet ederim," diyor. Kafasında bir tartıyor ve yiyor.

Sekizincisine işaret ediyor yemiyor. Zikrediyor yemiyor. Emrediyor yemiyor. Cennet gibi bir hayat vaadediyor yemiyor. Bu defa öğretmen "Ya o çikolatayı yersin ya da sana hayatı cehennem ederim!" diyor. Tehdit üzerine yiyor çikolatayı.

Dokuzuncuyu biraz dövünce öğretmen "Tamam affet lütfen yiyeceğim," diyor ve öğretmen affediyor.

Onuncu dayak da yese daha büyük azab da edileceğini bilse yemiyor. Bile bile yemiyor. O affeder azab etmez bana, diyor.

On birinci "Diğer öğretmenim senin bana azap etmene izin vermez," diyor.

12. Sen öğretmen değilsin, asıl öğretmen yemememi emretti, diyor.

Hz. İbrahim bir rüya ile işaret alır ve Allah'ı öyle seviyordur ki oğlunu bir işaretle öldürmeye (istemese de) hazırdır.

Hz. Yakub rüya ile bir işaret alır. Yıllarca bekler oğlunu ve "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim," der. Bilir ki 11 yıldız Ay ve güneş secde edecektir oğlu için.

Sonra Hz. Muhammed bir rüya ile işaret alır. Daha bir sene önce onu öldürmeye gelenlerin şehrine hac yapmaya gitmek için hazırlanır. Sahabe de ismail gibi o işarete boynunu uzatmaya, ölmeye hazırdır. Onlara Allah hacca gitmelerini söylememiştir. Onlara emir de etmemiştir. Onlara cennetler de vaad etmemiştir hacca gitmeleri için. Onlara "gitmezseniz size azab ederim," de dememiştir. Bir işaret vermiştir ve işaret ile hazırdır ölmeye onlar.


İşaret geldiği gibi o çikolatayı yiyenlere selam olsun. Hayırlı ramazanlar. )
su damlası ve Mihrinaz beğendiler.

Konu ÂlâLeyl tarafından (10 Mayıs 2020 Saat 04:06 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Alt 03 Mayıs 2020, 00:33   Mesaj No:3
Medineweb Üyesi
Avatar Otomotik
Durumu: ÂlâLeyl isimli Üye şuanda  online konumundadır
Medine No : 58435
Üyelik T.: 07 Kasım 2017
Arkadaşları:2
Cinsiyet:Erkek
Yaş:33
Mesaj: 87
Konular: 6
Beğenildi:101
Beğendi:141
Takdirleri:1432
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart

Ashab-ı Kehf: Kitleye öğüt verir.
Bahçe sahibinin komşusu: Kişiye öğüt verir.
Hızır: Kişilere yardım eder öğüt verir.
Zülkarneyn: Kitlelere yardım eder öğüt verir.

Allah: Kişilere öğüt verir kitlelere öğüt verir kişilere yardım eder kitlelere yardım eder. O Alîm'dir, Aziz'dir!
su damlası beğendi.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

Medineweb alemdarhost.com sunucularında barındırılmaktadır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285