Medineweb Forum/Huzur Adresi
Geri Git   Medineweb Forum/Huzur Adresi > ..::.İLAHİYAT-ÖNLİSANS -AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ.::. > 1.SINIF*Bahar Dönemi* > Tefsir Tarihi Ve Usulü

Ağaç Şeklinde Aç5Beğeni
  • 2 gönderen Abdulmelik
  • 1 gönderen Abdulmelik
  • 1 gönderen Abdulmelik
  • 1 gönderen Abdulmelik
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 01.Aralık.2016, 20:40   Mesaj No:1
Medineweb Site Yöneticisi
Abdulmelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulmelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik tarihi: 14.Haziran.2007
Arkadaşları:6
Cinsiyet:Erkek
Bulunduğu yer:Bitlis
Yaş:42
Mesajlar: 2.734
Konular: 311
Beğenildi:243
Beğendi:57
Takdirleri:713008
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Dirâyet Tefsîrinin Esasları

Dirâyet Tefsîrinin Esasları

Rivâyet tefsîri verileri yanında dil, edebiyat, mantık ve diğer ilimler doğrultusunda oluşan görüş ve çıkarımlara göre tefsîr yapan bir dirâyet müfessirinin hataya düşmemesi, yanlış görüş ve yorum bildirmemesi şu kurallara dikkat etmesine bağlıdır:
1. Müteşabih alana ait hususiyetlerin farkında olmak.
2. Yorumlarında delil ve karineye dayanmak, kişisel ve subjektif yorum yapmaktan kaçınmak.
3. Mezhep taassubundan uzak durmak.
4. Delilsiz olarak Allah’ın muradı konusunda kesin yargıya varmamak.
Dirâyet müfessirinin Kur’ân’da üç çeşit ilim olduğunu ve bunların da kesin olarak bilinemeyeceğini hatırdan uzak tutmaması gerekir. Bunlar şu üç alandır:
1. Allah’ın zatı, sıfatları ve gaybi konular alanıdır ki bu hususlarda hiç kimsenin söz söylemesi caiz değildir.
2. Allah’ın peygamberine bildirdiği alan. Bu alanda söz söylemek ise ancak Peygamber’e ve onun haber ve izin verdiği kimseler için söz konusu olabilir.
3. Allah’ın peygamberini tebliğ etmeğe memur ettiği alan. Bu da iki kısımdır:
  • Ancak işitmek yoluyla söz söylemenin caiz olduğu nâsih-mensuh, nüzul sebepleri, haşr, mebde ve mead gibi ilimlerin yer aldığı alan.
  • Diğeri de nazar ve istidlal yoluyla bilinebilecek olan hükümler, meseller ve öğüt kabilinden anlatımlara ait alandır.
Esma_Nur ve mehmet akif2 bunu beğendiler.
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi Abdulmelik 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
Dirâyet Tefsîrinin Esasları Tefsir Tarihi Ve Usulü Abdulmelik 3 209 01.Aralık.2016 20:40
2010 – 2011 Dönemi HADİS TARİHİ VE USULÛ Final... Hadis Usülü Abdulmelik 0 119 01.Aralık.2016 20:02
2012 HADİS TARİHİ VE USULÛ (Ara Sınav) Hadis Usülü Abdulmelik 0 197 01.Aralık.2016 19:59
2011 – 2012 Dönemi HADİS TARİHİ VE USULÛ final... Hadis Usülü Abdulmelik 0 110 01.Aralık.2016 19:47
Diyanette İmamların Görevleri Nelerdir? Din Görevlileri Abdulmelik 0 337 18.Haziran.2016 22:40

Alt 01.Aralık.2016, 20:41   Mesaj No:2
Medineweb Site Yöneticisi
Abdulmelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulmelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik tarihi: 14.Haziran.2007
Arkadaşları:6
Cinsiyet:Erkek
Bulunduğu yer:Bitlis
Yaş:42
Mesajlar: 2.734
Konular: 311
Beğenildi:243
Beğendi:57
Takdirleri:713008
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Dirayet Tefsiri Yöntemi

İnsanın karşısına değişik dönemlerde farklı meselelerin çıkması doğaldır. Tâbiîn ve sonrası dönemlerde konuşulan meseleler de sahabe döneminde gündemde olan ve cevap aranan meselelerden farklı olmuştur. Bu bakımdan müfessirin Kur’ân’da bulmaya çalışacağı cevap ve çözüm ihtiyacına, bir de insandaki merak duygusu katıldığında dirâyet tefsîrinin ortaya çıkış sebebi daha açık anlaşılmaktadır. Çünkü rivâyet tefsîri kanalıyla gelen sınırlı bilgiler, bazı meseleler için yeterli değildir, çok daha geniş açılımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden dirâyet tefsîrinin ihtiyaç sonucu ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir.
Fetihlerle birlikte İslâm coğrafyasının genişlemesi sonucunda Müslümanlar arasında daha önce hiç duyulmamış yeni problemler, felsefî fikirler ve akımlar ortaya çıkmıştır. Bir de nübüvvet asrından uzaklaştıkça Müslümanların vahyî ve nebevî bilgi ve kültürlerinin zayıflaması, hem daha önce üzerinde durulmayan nassların, hem de açıklanmış olmakla birlikte yeniden ele alınması gereken âyetlerin tefsîrini zorunlu hale getirmişti. İşte böyle hassas bir dönemde söz konusu edilen tefsîrin, rivâyet kaynakları yanında farklı bilgilere ve içtihada da yer vermesi icap ediyordu. Bazen de farklı rivâyetler arasında tercihte bulunmak gerekiyordu. Bu da dirâyet tefsîrinin ilk adımıydı.
Dirâyet tefsîrini rivâyet tefsîrinden ayıran en belirgin özellik, müfessirin çeşitli yollarla elde ettiği bilgi ve birikimi neticesinde oluşan kanaatine yer vermesidir. Dirâyet tefsîrinde müfessir, rivâyet müfessirine oranla çok daha aktif ve teyakkuz durumundadır.
Fakat burada bir meseleyi izah etmekte yarar vardır: Acaba dirâyet tefsîri, rivâyetlerden hiç istifade edemeyecek midir? İşte burada dirâyet tefsîrinin kabule şayan görülen kısmıyla, yani memduh dirâyet ile kabule şayan görülmeyen, kötülenen, yani mezmum dirâyet kısımları anlaşılır hale gelmektedir. Sağlıklı ve kabule şayan görülen bir dirâyet tefsîri, elbette rivâyet tefsîr kaynaklarını kullanmalıdır. Memduh dirâyet tefsîrinin takip etmesi gereken belki en sağlıklı yöntem, öncelikle rivâyet tefsîri kaynaklarına başvurmak olmalıdır. Sonra da dirâyet müfessiri bu kaynaklardan elde ettiği bilgileri, kendi döneminin bilgi, birikim ve akıl süzgecinden geçirmelidir. Ortaya koyduğu yorumların heva ve hevese değil, delil ve karineye dayalı olmasına dikkat etmelidir. Dirâyet müfessirinin ortaya koyacağı bu zihinsel çaba esasında içtihat demektir. Her âyet için böyle bir çalışma yapılması gerekmeyebilir. Rivâyet tefsîri kaynaklarından elde ettiği bilginin problemi çözmesi durumunda dirâyet müfessirinin belki sadece problemi ve bulduğu çözümü tahlil etmesi gerekecektir.
mehmet akif2 Bu Mesajı beğendi.
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.Aralık.2016, 20:42   Mesaj No:3
Medineweb Site Yöneticisi
Abdulmelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulmelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik tarihi: 14.Haziran.2007
Arkadaşları:6
Cinsiyet:Erkek
Bulunduğu yer:Bitlis
Yaş:42
Mesajlar: 2.734
Konular: 311
Beğenildi:243
Beğendi:57
Takdirleri:713008
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Sahâbenin Kur’an’ı Tefsîr Metodu

Hz. Peygamber’in vefatının ardından Kur’ân’ı tefsîr etme göreviyle karşı karşıya kalan sahâbileri, bu husustaki yaklaşımları itibariyle iki gruba ayırmak mümkündür. Bunlardan bir grup, özellikle müteşâbih nassları tefsîr
etme konusunda oldukça çekingen davranarak re’y ile tefsîre karşı çıkıyordu.
Bu anlayışta Allah Resûlü’nün: “Kim bilgisizce Kur’ân hakkında bir şey söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın”, “Kim sırf kendi içtihadıyla Kur’ân hakkında bir şey söylerse isabet etse bile hata etmiştir” şeklindeki tehdit dolu sözlerinin etkili olduğu söylenebilir. Bu yüzden olmalı ki meselâ Hz. Ebû Bekir kendisine “ebben” (Abese (80), 31) kelimesinin anlamı sorulduğunda: “Allah’ın kitabına dair herhangi bir şeyi kendi fikrime göre tefsîr eder veya anlamını bilmediğim bir şey hakkında konuşursam, hangi arz beni üzerinde taşır ve hangi semâ beni altında gölgelendirir?” demiştir. Yine nakledildiğine göre Hz. Ömer, Subeyğ (Sebiğ) b. Asel adında bir şahsın Medine’ye gelip Kur’ân’ın müteşâbihleri hakkında soru sorduğunu öğrenince, onu huzuruna getirtip yaş bir hurma dalıyla kafasını kırıncaya kadar dövmüş sonra da, Ebû Musâ el-Eş’arî’nin refakatinde Medine’nin dışına çıkartmıştır.
Bu rivâyetler bize gösteriyor ki o dönemde bir kısım sahâbî Kur’ân âyetlerini yorumlama noktasında çok duyarlı hareket ederek, nassları kendi tercihleri doğrultusunda anlamlandırmayı ilâhî irâdeye müdâhele olarak telakki ediyor; bunun için de böyle bir müdâheleden uzak durmayı daha isabetli bir yol olarak görüyorlardı. Buna mukabil bir kısım sahâbî de naklin bulunmadığı yerde kendi içtihâdlarıyla Kur’ân’ı tefsîr etme cihetine gidiyordu. Bu durumdaki sahâbîler, herhangi bir âyeti tefsîr ederken öncelikle Kur’ân’a, sonra da Resûlullah’ın sünnetine başvuruyorlar; şayet aradıklarını bu iki kaynakta bulamazlarsa, o takdirde kendi içtihadlarıyla tefsîr ediyorlardı. İçtihadî tefsîrlerinde de genel olarak ya dil ya da din konusuna önem veriyorlardı.
Çünkü Kur’ân, kendi ana dilleriyle nâzil olduğu için onun lafız ve terkiplerini ve bu terkiplerin inceliklerini iyi biliyorlardı. Bu bakımdan sahâbiler bir taraftan dil tahlilleriyle diğer taraftan da eski Arap şiiriyle istişhâdda bulunmak suretiyle Kur’ân’ı tefsîr etmişlerdi. Özellikle İbn Abbâs’ın, tefsîrde Arap şiirini çok kullandığı hatta kendisini imtihan etmek maksadıyla soru soran Nâfi b. el-Ezrak’ın sorduğu her kelimeyi şiirlerden beyit okuyarak cevaplandırdığı bildirilmektedir.
mehmet akif2 Bu Mesajı beğendi.
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.Aralık.2016, 20:43   Mesaj No:4
Medineweb Site Yöneticisi
Abdulmelik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:Abdulmelik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 1
Üyelik tarihi: 14.Haziran.2007
Arkadaşları:6
Cinsiyet:Erkek
Bulunduğu yer:Bitlis
Yaş:42
Mesajlar: 2.734
Konular: 311
Beğenildi:243
Beğendi:57
Takdirleri:713008
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart Hz. Peygamber’in Kur’an’ı Tefsiri

Resûlullah’a gelen vahiyler çoğu zaman ashab tarafından anlaşıldığı için hiçbir açıklamayı gerektirmezdi. Böylesi durumlarda o, inen âyetleri tebliğ etmekle yetinirdi. Ancak bazen de bunun tersi olur, açıklama zarureti doğardı. O zaman da genellikle Hz. Peygamber ihtiyaç duyulduğu kadar tefsîr ederdi. Meselâ Yüce Allah namazı, orucu, haccı, zekâtı farz kılmış; ancak bunların nasıl yapılacağını, şartlarını, miktarlarını, mânilerini açıklama işini sünnete bırakmıştır. Ayrıca avlanma, hayvanları boğazlama, nikâh, talak vb. birtakım hususlar aynı şekilde sünnetle açıklanmıştır. İşte sünnet, Kur’ân’ı açıklamaya yönelik bu görevi gelişi güzel değil belli bir şekil ve usüllerle gerçekleştirmiştir ki bunları şöyle sıralamak mümkündür:
Mücmelin Tebyini
Mücmel, kendisinden ne kastedildiği anlaşılmayacak derecede kapalı olan âyet demektir. Bunların bir kısmı Yüce Allah, bir kısmı da Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır. Allah Resûlü’nün açıkladığı nasların başında ahkâm, gayb, yaratılış, kader, kıyâmet vb. konuları içeren âyetler gelmektedir.
Meselâ “Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları(kötülükler) kalplerini paslandırmıştır”( Mutaffifîn (83), 14) âyeti, Ebû Hureyre’nin naklettiği, “kul bir günah işledi mi onun kalbine siyah bir nokta konulur. O bunu tevbe ve istiğfar ile koparıp attığı zaman kalbi cilalandırılır. Ancak tekrar günah işlerse siyah noktalar artırılır. Nihayet onlar kalbini tamamen kuşatır. İşte bu Yüce Allah’ın Kur’ân’da buyurduğu pastır” şeklindeki hadisle açıklığa kavuşmuştur (tebyin).
Mübhemin Tafsili
Mübhem kavramı, insan, melek ve cin gibi varlıkların veya bir topluluk ya da kabilenin veyahut bir kelime ve nitelemenin Kur’ân’da açık değil de ism-i işâretler, ism-i mevsuller, zamirler, cins isimleri, belirsiz zaman zarfları ve belirsiz mekân isimleriyle zikredilmesi anlamına gelmektedir. Görüldüğü gibi müphem lafızlar anlam bakımından bir belirsizliği ve anlaşılmazlığı ifade etmektedir. Böyle olunca mübhem olan hususların açıklığa kavuşturulmasında doğal olarak bir zaruret söz konusudur. Bu zaruretin ortadan kaldırılmasında da belirleyici olan aklî yaklaşımlar değil rivâyetlerdir. Bu sebepledir ki İslâm âlimleri mübhem lafızların açıklığa kavuşturulması noktasında sahâbe kavillerini bağlayıcı görmüşlerdir.
Meselâ “Namazlara (özellikle) orta namaza devam edin” (Bakara (2), 238) âyetindeki orta namazdan maksadın ne olduğu açık değildir. Yani cins bir isim olan “namaz” ve onu tavsif eden “vustâ” lafzından dolayı âyette anlam yönüyle bir mübhemiyet vardır. İşte burada Resûlullah’ın: “Orta namaz ikindi namazıdır” sözü, bu müphemiyeti ortadan kaldırıp âyeti anlaşılır hale getirmektedir.
mehmet akif2 Bu Mesajı beğendi.
__________________

Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Kişi okuyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)
 
Seçenekler

Yukarıdaki Konu Başlığına Benzeyen,Medineweb'de Otomotik Bulunan 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Ana Kategoriler

Cevaplar Son Mesajlar
islam inanç esasları 2.ünite EyMeN&TaLhA İslâm İnanc Esasları(1.Sınıf) 0 02.Eylül.2014 00:54
İslam İbadet Esasları 1-10 üniteler Mutercim İslam İbadet Esasları* 1 29.Aralık.2013 21:00
İslam İbadet Esasları Ara Sınav muuskem İslam İbadet Esasları* 0 23.Aralık.2012 16:02
İslam inanç Esasları 1-10 mücahitayan İslâm İnanc Esasları(1.Sınıf) 1 07.Ocak.2012 00:07
Dirayet Emekdar Üye İslami Kavramlar 0 04.Mayıs.2008 23:27

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

  Medineweb Ana Sayfasının en iyi Görüntüsü 1280*768 olarak ayarlıdır.

Cami Donanımı Selem Sepetim  Camii Vakitmatik songulbalci.com



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248