Medineweb Forum/Huzur Adresi
Go Back   Medineweb Forum/Huzur Adresi > .::MEDİNEWEB YAZARLAR ODASI.::. > Yazarlar > Zülküf Arslan

Konu Kimliği: Konu Sahibi ZÜLKÜF ARSLAN,Açılış Tarihi:  22 Kasım 2018 (05:15), Konuya Son Cevap : 10 Haziran 2019 (04:17). Konuya 3 Mesaj yazıldı

Beğeni Aldı2Kez Beğenildi
  • 2 Beğenen ZÜLKÜF ARSLAN
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Değerlendirme
Alt 22 Kasım 2018, 05:15   Mesaj No:1
 Medineweb Yazarı
ZÜLKÜF ARSLAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:ZÜLKÜF ARSLAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 37259
Üyelik T.: 08 Ocak 2014
Arkadaşları:1
Cinsiyet:
Mesaj: 65
Konular: 38
Beğenildi:16
Beğendi:0
Takdirleri:214
Takdir Et:
Konu Bu  Üyemize Aittir!
Standart ALLAH IN İSİM SIFATLARINA DAiR

ALLAH IN İSİM SIFATLARINA DAiR

ALLAH IN İSİM SIFAT TEVHİDİNE DAİR

Allah in bütün sifatlarini kuran ve sünnette açıklandığı kadarıyla iman etmek ve gerek kuran ve gerk sunnette(hadis) geçen ZAHİRİ MANAYI çağrıştıran el,göz, baldır gibi mahluk(Sonradan)yaratılan kısımlar kesinlikle Allah a isnat etmek küfürdür. Bu gibi mahluka ait şeylerden Allah ı tenzih eddikten sonra gerçek manasını Allah a havale edilir. Selefin akidesi budur.

Selef ise,Ashab ve ashaba tabi olanlardır.

Allah in bütün sıfatları için takip edilmesi gereken ise,Kuran ve sünnette ki aciklamalara sadık kalip nasilligini hiç bir akıl kavramaktan tarif tefsir etmekten aciz kalır.

Örnegin;Allah in semii sifati isitmesidir. Allah duyulabilecek her şeyi en ince teferruatiyla duyar.aracsiz,vasıtasız,organsız ve Allah ın isitme sıfatının NASILLIĞI,tarifi tefsirini hiç bir akıl yapamaz aciz kalır ve her ne tasavvur ederse beyninde o tasavvur ettiği kesinlikle değildir.

Selefin akidesi budur.ve susması gerektiği yerde susulur...
Alıntı ile Cevapla

Konu Sahibi ZÜLKÜF ARSLAN 'in açmış olduğu son 5 Konu Aşağıda Listelenmiştir
Konu Forum Son Mesaj Yazan Cevaplar Okunma Son Mesaj Tarihi
NAMAZIN TERKiNE DAİR Zülküf Arslan ZÜLKÜF ARSLAN 0 168 19 Aralık 2018 22:04
KURANI ANLAMAYA DAiR Zülküf Arslan ZÜLKÜF ARSLAN 0 94 10 Aralık 2018 20:32
iMAN VE ALLAHA-A İMAN BAHSİ Zülküf Arslan ZÜLKÜF ARSLAN 0 97 04 Aralık 2018 20:01
RASULLERE iMAN KONUSU Zülküf Arslan ZÜLKÜF ARSLAN 0 90 04 Aralık 2018 19:58
ALLAH IN İSİM SIFATLARINA DAiR Zülküf Arslan davetulhaq 3 328 22 Kasım 2018 05:15

Alt 13 Şubat 2019, 19:44   Mesaj No:2
Avatar Otomotik
Durumu:davetulhaq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 60631
Üyelik T.: 13 Şubat 2019
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2
Konular: 0
Beğenildi:0
Beğendi:0
Takdirleri:10
Takdir Et:
Standart

Alıntı:
ZÜLKÜF ARSLAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ALLAH IN İSİM SIFAT TEVHİDİNE DAİR

Allah in bütün sifatlarini kuran ve sünnette açıklandığı kadarıyla iman etmek ve gerek kuran ve gerk sunnette(hadis) geçen ZAHİRİ MANAYI çağrıştıran el,göz, baldır gibi mahluk(Sonradan)yaratılan kısımlar kesinlikle Allah a isnat etmek küfürdür. Bu gibi mahluka ait şeylerden Allah ı tenzih eddikten sonra gerçek manasını Allah a havale edilir. Selefin akidesi budur.

Selef ise,Ashab ve ashaba tabi olanlardır.

Allah in bütün sıfatları için takip edilmesi gereken ise,Kuran ve sünnette ki aciklamalara sadık kalip nasilligini hiç bir akıl kavramaktan tarif tefsir etmekten aciz kalır.

Örnegin;Allah in semii sifati isitmesidir. Allah duyulabilecek her şeyi en ince teferruatiyla duyar.aracsiz,vasıtasız,organsız ve Allah ın isitme sıfatının NASILLIĞI,tarifi tefsirini hiç bir akıl yapamaz aciz kalır ve her ne tasavvur ederse beyninde o tasavvur ettiği kesinlikle değildir.

Selefin akidesi budur.ve susması gerektiği yerde susulur...
- Tabiinin tefsirdeki imamlarından olan, İbn Abbas’ın öğrencisi Mücahid (v. 104)’in konuyla alakalı görüşünü İmam Buhari, Sahih’inde rivayet etmiştir:
“Mücahid dedi ki: Arşın (tahtın) üzerine İstiva etti yani çıktı.”


- Ebu Ubeyde Ma’mer bin el Musenna(v. 209): “Mecaz’ul Kur’an” adlı eserinde (2/15) Taha: 5. Ayetle alakalı şöyle demektedir:
“Rahman Arşa istiva etti yani onun üzerine çıktı, demektir. Ben, hayvanın üstüne veya devenin üzerine veya dağın üzerine veya evin üstüne istiva ettim yani onun üzerine, üstüne çıktım, denilir.”

- Ebu’l Abbas Sa’leb (v. 291): Meşhur nahiv alimlerinden bu zatın da Rahman Arşa istiva etti ayetini üzerine çıktı şeklinde tefsir ettiğini Lalekai, Darakutni kanalıyla nakletmektedir. (Şerhu Usul-i İtikad, 3/443)

- İbn Cerir et-Taberi (v.310): Ra’d: 2. Ayetin tefsirinde şöyle demiştir:
“Sonra Arşa istiva etti yani onun üzerine çıktı, demektir.”

- Begavi (v. 510): O da sözkonusu ayetin tefsirinde aynı görüşü zikretmiştir.

- Ebu’l Aliye er-Riyahi(v. 93): Ebubekr ibn ebi Davud’un tabiriyle sahabeden sonra Kur’an’ın manalarını en iyi bilen kişi olan bu zatın istiva hakkındaki görüşünü Buhari, Sahih’inde şu şekilde nakletmiştir:
“Ebu’l Aliye şöyle demiştir: ‘Sonra semaya istiva etti’ (Bakara: 29) yani yükseldi.”

- Rebi bin Enes (v. 140): İbn Ebi Hatim, Rebi bin Enes üzerinden bu kavli Ebu’l Aliye’ye isnad ettikten sonra Rebi’ye de bunu isnad etmektedir. Taberi de bu görüşü Rebi’ye isnad etmekte ve kendisi de tercih etmektedir.

- Halil bin Ahmed (v. 170): Meşhur nahiv alimi ve Sibeveyh’in de hocası olan bu zatın istivayı irtifa, yükseklik manasında tefsir ettiğini İbn Abdilberr ondan hikaye etmektedir. (et-Temhid, 7/132)

- Bişr bin Ömer (v. 207) ve seleften bir cemaat: Lalekai’nin İshak bin Rahuye kanalıyla Bişr’e isnad ettiğine göre şöyle demiştir:
“Ben birden fazla müfessiri ‘Rahman Arşa istiva etti’ (Taha: 5) kavli hakkında ‘Arşın üzerine yükseldi’ derken işittim.” (Şerhu Usulil İtikad, 3/440)

Begavi de ‘Sonra semaya istiva etti’ Bakara: 29 ayetinin tefsirinde şöyle demektedir:
“İbn Abbas ve selef müfessirlerinin çoğu: Semaya irtifa etti, yükseldi demişlerdir.”


Beyheki, kendisine ulaşan bir isnadla ve ardından Kelbi-Ebu Salih-İbn Abbas kanalıyla İbn Abbas’ın şöyle dediğini nakletmiştir:
“Sonra Arşa istiva etti (Araf: 54) Arş üzerinde karar kıldı, yerleşti.” (el-Esma ve’s Sifat, 2/311)


Endülüs bölgesi imamlarından Ebu Ömer et-Talemenki ise şöyle demiştir:
Abdullah ibn’ul Mübarek ve ilim ehlinden ona tabi olanlar ki bunlar çokturlar, şöyle demişlerdir: ‘Arşa İstiva etti’ (Yunus: 3) ayetinin manası istekerra yani yerleşti demektir. Kutebi’nin kavli de budur.” (Şerhu Hadisin Nüzul, sf 145)

Zehebi’nin naklettiğine göre müfessir ve fakih Süleym er-Razi (v. 447) “Rahman Arşa istiva etti” (Taha: 5) ayeti hakkında şöyle demiştir:
“Ebu Ubeyde ala yani yükseldi, demiştir. Onun dışındakiler ise istekarra/karar kıldı demişlerdir.” (Muhtasar’ul Uluvv, sf 266)

- İbn Kuteybe (v. 276): Te’vilu Muhtelif’il Hadis adlı eserinde (sf 394) “Rahman Arşa istiva etti” (Taha: 5) ayetini istikrar kıldı, yerleşti, kuruldu manasında tefsir etmiş ve yukarda zikrettiğimiz istiva kelimesinin geçtiği Mü’minun: 28. Ayeti delil getirmiştir.

-İbn Abdilberr (v. 463): Malikilerin önde gelen imamlarından olan bu alimin konuyla alakalı sözlerini yukarda nakletmiştik. Orada şöyle demişti: ‘İstiva, uluvv’da (yükseklikte) karar kılmak demektir.’ O böylece sanki istivayla alakalı bütün tefsirleri cem etmiş olmaktadır. Yani istiva yükselmek ve sonra yüksek mekanda karar kılmak, yerleşmek demektir.
Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Mart 2019, 19:30   Mesaj No:3
Meal Gurubu Üyesi
Medineweb Emekdarı
bilinmez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durumu:bilinmez isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 13966
Üyelik T.: 27 Haziran 2011
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2.206
Konular: 309
Beğenildi:147
Beğendi:15
Takdirleri:306
Takdir Et:
Standart

Alıntı:
davetulhaq Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
- Tabiinin tefsirdeki imamlarından olan, İbn Abbas’ın öğrencisi Mücahid (v. 104)’in konuyla alakalı görüşünü İmam Buhari, Sahih’inde rivayet etmiştir:
“Mücahid dedi ki: Arşın (tahtın) üzerine İstiva etti yani çıktı.”


- Ebu Ubeyde Ma’mer bin el Musenna(v. 209): “Mecaz’ul Kur’an” adlı eserinde (2/15) Taha: 5. Ayetle alakalı şöyle demektedir:
“Rahman Arşa istiva etti yani onun üzerine çıktı, demektir. Ben, hayvanın üstüne veya devenin üzerine veya dağın üzerine veya evin üstüne istiva ettim yani onun üzerine, üstüne çıktım, denilir.”

- Ebu’l Abbas Sa’leb (v. 291): Meşhur nahiv alimlerinden bu zatın da Rahman Arşa istiva etti ayetini üzerine çıktı şeklinde tefsir ettiğini Lalekai, Darakutni kanalıyla nakletmektedir. (Şerhu Usul-i İtikad, 3/443)

- İbn Cerir et-Taberi (v.310): Ra’d: 2. Ayetin tefsirinde şöyle demiştir:
“Sonra Arşa istiva etti yani onun üzerine çıktı, demektir.”

- Begavi (v. 510): O da sözkonusu ayetin tefsirinde aynı görüşü zikretmiştir.

- Ebu’l Aliye er-Riyahi(v. 93): Ebubekr ibn ebi Davud’un tabiriyle sahabeden sonra Kur’an’ın manalarını en iyi bilen kişi olan bu zatın istiva hakkındaki görüşünü Buhari, Sahih’inde şu şekilde nakletmiştir:
“Ebu’l Aliye şöyle demiştir: ‘Sonra semaya istiva etti’ (Bakara: 29) yani yükseldi.”

- Rebi bin Enes (v. 140): İbn Ebi Hatim, Rebi bin Enes üzerinden bu kavli Ebu’l Aliye’ye isnad ettikten sonra Rebi’ye de bunu isnad etmektedir. Taberi de bu görüşü Rebi’ye isnad etmekte ve kendisi de tercih etmektedir.

- Halil bin Ahmed (v. 170): Meşhur nahiv alimi ve Sibeveyh’in de hocası olan bu zatın istivayı irtifa, yükseklik manasında tefsir ettiğini İbn Abdilberr ondan hikaye etmektedir. (et-Temhid, 7/132)

- Bişr bin Ömer (v. 207) ve seleften bir cemaat: Lalekai’nin İshak bin Rahuye kanalıyla Bişr’e isnad ettiğine göre şöyle demiştir:
“Ben birden fazla müfessiri ‘Rahman Arşa istiva etti’ (Taha: 5) kavli hakkında ‘Arşın üzerine yükseldi’ derken işittim.” (Şerhu Usulil İtikad, 3/440)

Begavi de ‘Sonra semaya istiva etti’ Bakara: 29 ayetinin tefsirinde şöyle demektedir:
“İbn Abbas ve selef müfessirlerinin çoğu: Semaya irtifa etti, yükseldi demişlerdir.”


Beyheki, kendisine ulaşan bir isnadla ve ardından Kelbi-Ebu Salih-İbn Abbas kanalıyla İbn Abbas’ın şöyle dediğini nakletmiştir:
“Sonra Arşa istiva etti (Araf: 54) Arş üzerinde karar kıldı, yerleşti.” (el-Esma ve’s Sifat, 2/311)


Endülüs bölgesi imamlarından Ebu Ömer et-Talemenki ise şöyle demiştir:
Abdullah ibn’ul Mübarek ve ilim ehlinden ona tabi olanlar ki bunlar çokturlar, şöyle demişlerdir: ‘Arşa İstiva etti’ (Yunus: 3) ayetinin manası istekerra yani yerleşti demektir. Kutebi’nin kavli de budur.” (Şerhu Hadisin Nüzul, sf 145)

Zehebi’nin naklettiğine göre müfessir ve fakih Süleym er-Razi (v. 447) “Rahman Arşa istiva etti” (Taha: 5) ayeti hakkında şöyle demiştir:
“Ebu Ubeyde ala yani yükseldi, demiştir. Onun dışındakiler ise istekarra/karar kıldı demişlerdir.” (Muhtasar’ul Uluvv, sf 266)

- İbn Kuteybe (v. 276): Te’vilu Muhtelif’il Hadis adlı eserinde (sf 394) “Rahman Arşa istiva etti” (Taha: 5) ayetini istikrar kıldı, yerleşti, kuruldu manasında tefsir etmiş ve yukarda zikrettiğimiz istiva kelimesinin geçtiği Mü’minun: 28. Ayeti delil getirmiştir.

-İbn Abdilberr (v. 463): Malikilerin önde gelen imamlarından olan bu alimin konuyla alakalı sözlerini yukarda nakletmiştik. Orada şöyle demişti: ‘İstiva, uluvv’da (yükseklikte) karar kılmak demektir.’ O böylece sanki istivayla alakalı bütün tefsirleri cem etmiş olmaktadır. Yani istiva yükselmek ve sonra yüksek mekanda karar kılmak, yerleşmek demektir.

YAZDIKLARINIZ CIMBIZLANMIŞ VE BU CIMBIZLAMA İLE KİŞİYİ TEŞPİH,VE TESCİME GÖTÜRECEK VE ALLAH I MAHLUKATA BENZETİLMİŞ BİR AKİDE DEDİR.

Her nekadar davetulhag ismiyle yazmışsanızda o akidedende berisiniz,yazdıklarınızdan bunlar çıkıyor.

yinede belki akledersiniz diye size yardımcı olmaya çalışacağım inşaAllah..


Allah Azze ve Celle’nin; “Rahman arşa istiva etti.” (Ta ha: 5) sözü hakkında zikredilenler Babı:

Bu konuda Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: "Rahman, arşa istiva etti." (Taha: 5),
Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: "Sonra O, arşa istiva etti." (A'raf: 54)
Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu:"Rabbiniz O Allah, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva edendir." (A'raf: 54)
Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: "Allah, gördüğünüz gibi gökleri direksiz yükselten, sonra arşa istiva edendir." (Ra'd: 2

Dipnot A’raf: 54 için: Maliki mezhebine mensup Magriblialimlerdenİbni Arabî, “El Kavasım velAvasım” kitabında “Rahman arşa istiva etti.” (Araf: 54) ayetinin tefsirinde şöyle dedi: “Bu ayette manası bilinmesi gereken üç kelime vardır. Bunlar; Er Rahman, istiva ve arş kelimeleridir.
Er Rahman kelimesinin manası bilinmektedir ve bu konuda bir ihtilaf yoktur, bu sebeple onun hakkında açıklama yapmayacağız.

Arş kelimesine gelince; bu kelimenin Arapçada birçok manası vardır. Bunun hangi manasını kastediyorsunuz, hangi manasını alacaksınız?
Arş ile birlikte zikredilen istiva kelimesine gelince; bu kelimenin Arapçada on beş muhtemel manası vardır. Onun hangi manasını kastediyorsunuz? “Kelimeyi zahire göre anlarız” dediğiniz zaman bu on beş manadan hangisini alıyorsunuz? Sonra neye dayanarak “Arapçaya ve şeriate göre arş hakkında özel yaratılmış bir şey kastediliyor.” diyorsunuz? Neden istiva kelimesine “oturdu” veya “karar kıldı (yerleşti)” manalarını veriyorsunuz? Neden Allah’ın mahluk olan arşa dokunduğuna hükmediyorsunuz? Allah’ın cisim olarak büyüklüğü olmadığı halde neye dayanarak “Allah, arştan büyüktür.” diyorsunuz? Bilin ki onların “Arş Allah’tan dört parmak daha büyüktür.” şeklindeki sözleri de aslı olmayan manasız bir hükümdür.”

Hadis:
Bize ebuAlî el Huseynibnu Muhammed el Rûzbârî haber verdi (ve şöyle dedi): Bize Ebu el Abbas Muhammed ibnuYakub anlattı (ve şöyle dedi): Bize Muhammed ibnuAbdirrahman el HeravîRamle’de anlattı (ve şöyle dedi): Bize ibnuEbiİyâs anlattı (ve şöyle dedi): Bize Hammâdibnu Seleme, Ya’lâibniAtâ’dan; o da Vekî’ ibniHudus’tan, o da EbiRazîn el Ukaylî’den rivayet ederek anlattı.
Ebu Razîn elUkaylî şöyle dedi: Rasulullah (s.a.s)’e; "Ey Allah'ın rasulü! Mübarek ve yüce olan Allah, gökleri ve yeri yaratmadan önce neredeydi?" diye soruldu.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Hiçbir şey yokken Allah vardı. Sonra ince bulutu yarattı; onun üstünde ve altında hava vardır. Sonra arşı yarattı, sonra mübarek ve yüce olan Allah arşa istiva etti."
“İstiva” sözü hariç, bu hadisin manası hakkında açıklama daha önce geçti. Hadiste geçen istivaya gelince; eski alimlerimiz, Allah onlardan razı olsun, buna benzerkonularda (ayet ve hadislerde geçen müteşabih kelimelerde)takip ettikleri yolu burada da takip ettiler; aynı şekilde istivayı da tefsir etmediler ve onun hakkında hiçbir şey konuşmadılar,
Dipnot:Hadisi rivayet eden Hammad binSeleme’nin terbiye ettiği iki çocuğu vardır ve onlar Hammad’ın kitaplarına bir çok mevzu rivayet sokuşturmuşlardır.
Ya'la bin Ata'dan sadece Hammad bin Seleme rivayette bulunmuştur.
Vekî' binHudusise meçhul biridir. Ebu Razîn elUkaylî'den bir tek o rivayette bulunmuştur.

. Hadis:
Bize Ebu Abdillah el Hafız haber verdi ve şöyle dedi: Bana Ebu Abdillah Muhammed ibnuAlî el Cevherî, Bağdat’ta haber verdi (ve şöyle dedi): Bize İbrahim ibnu el Heysem anlattı (ve şöyle dedi): Bize Muhammed ibnuKesîr el Mıssîsî anlattı ve şöyle dedi: Evzaî’nin şöyle dediğini işittim:
Biz ve tabiin alimleri, hepimiz şöyle diyoruz: "Zikri yüce olan Allah, arşı üzerindedir.” Biz, Allah (c.c)'ın sünnette zikredilen sıfatlarına da iman ediyoruz."
Dipnot:Evzaî, “Allah, arşı üzerindedir.” sözüyle Allah’a yücelik kastetmiştir, kesinlikle mekan kastetmemiştir. İmam Beyhakî onun inancını bildiği için burada sözünü zikretmiştir. İmam Evzai'nininancını bilmeyen kişilerin bu sözü alıp Allah’a mekan isnat etmek için delil göstermelerine aldanmamak gerekir.

Hadis:
Bize Ebu Abdillah el Hafız haber verdi (ve şöyle dedi): Bana Ahmedibnu Muhammed ibni İsmail ibniMihran haber verdi (ve şöyle dedi): Bize babam anlattı (ve şöyle dedi): Bize Ebu el Rabî’ ibnuAhîRuşdînibniSa’d anlattı ve şöyle dedi: Abdullah ibniVehb’i şöyle derken işittim:
Biz Malik bin Enes'in yanında idik. Bu sırada yanımıza bir adam girdi ve şöyle dedi"Ey Eba Abdullah! Allah, “Rahman arşa istiva etti." (Ta ha: 5) buyurmuştur. O'nun istivası nasıldır?"
Abdullah ibniVehb sözüne devam ederek şöyle dedi: Malik başını öne eğdi ve terledi. Sonra başını kaldırıp şöyle dedi: “Allah, “Rahman arşa istiva etti.” (Ta ha: 5) buyurmuştur. Allah nefsini (Kur’an’da) vasfettiği gibidir, O’nun hakkında “nasıl” denilmez. Keyfiyet O’ndan kaldırılmıştır. Sana gelince; sen bidatçi kötü bir adamsın. Çıkarın onu!” Abdullah ibniVehb dedi ki: Bu söz üzerine adam oradan hemen çıkarıldı.
Dipnot: İmam Malik'ten bu konuda gelen en sahih rivayet budur. Çünkü İmam Malik'e soru soran kişi, istivanın manası hakkında değil, keyfiyeti hakkında sormuştur. Eğer o adam İmam Malik'e, "Bu ayetin manası nedir?" diye sorsaydı, hadisteki gibi ayeti okur ve "Kendini vasfettiği gibidir." diye cevap verirdi ve ona kızmazdı. Çünkü manasını anlamadığı bir ayet hakkında alimesoru soran kişiye kızılmaz. Fakat bu adam ayetin manası hakkında değil, keyfiyet hakkında soru sorunca İmam Malik,onunistiva hakkında keyfiyet düşündüğünü anladı. Çünkü keyfiyet düşünüldüğü zaman cisim düşünülmüş olur. Oysa Allah hakkında asla keyfiyet sorulmaz. İşte İmam Malik ona, keyfiyet düşündüğü için kızıp yanından kovmuştur. İmam Malik böyle bir şeyle ilk defa karşılaşmıştı ve bir Müslümanın Allah hakkında keyfiyet düşünebileceğini beklemiyordu. Bu göstermektedir ki, Müslümanlar arasında daha önce böyle bir düşünce yoktu ve bu fitne yeni çıkmıştı.
Bu soru karşısında İmam Malik önce nasıl cevap vereceğini düşündü. Cevap verirken de ayetle cevap verdi ve "Kendini vasfettiği gibidir, bilmiyoruz." dedi, sonra da: "Keyf denilmez, keyf sorulmaz." dedi. Bununla da kalmayıp “Keyf O'ndan kaldırılmıştır." dedi. İşte bu, “keyfiyet var ama bilinmiyor” şeklinde bir mana çıkarmak isteyenlerin önünü tamamen kesen bir ibaredir.
Bu rivayet sahihliği kuvvetli olan bir rivayettir. Bu konuda hakkı isteyen kişi bu rivayete göre hareket eder; Allah’ın sıfatları hakkında “Allah’ın sıfatlarının keyfiyeti vardır ama keyfiyetin manasını Allah bilir.” denilmez çünkü Allah’ın sıfatları için keyfiyet ispat edilmez. Aynı ispat akidesine sahip olanlar gibi. Bir kimsenin sahihliği sabit olan rivayetleri gördüğü halde bunu görmemezlikten gelip hala İmam Malik’e nispet edilen, sahih ve sabit olmayan rivayete sarılması, o kişinin hakkı istediğini değil, apaçık bir şekilde hakkı istemediğini gösterir.


أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَارِثِ الْفَقِيهُ الْأَصْفَهَانِيُّ، أنا أَبُو مُحَمَّدٍ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرِ بْنِ حَيَّانَ الْمَعْرُوفُ بِأَبِي الشَّيْخِ، ثنا أَبُو جَعْفَرٍ أَحْمَدُ بْنُ زَيْرَكَ الْيَزْدِيُّ، سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ النَّضْرِ النَّيْسَابُورِيَّ، يَقُولُ: سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ يَحْيَى، يَقُولُ: كُنَّا عِنْدَ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ فَجَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ: يَا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ، {الرَّحْمَنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى} [طه: 5] فَكَيْفَ اسْتَوَى؟ قَالَ: فَأَطْرَقَ مَالِكٌ بِرَأْسِهِ حَتَّى عَلَاهُ [ص: 306] الرُّحَضَاءُ ثُمَّ قَالَ: الِاسْتِوَاءُ غَيْرُ مَجْهُولٍ، وَالْكَيْفُ غَيْرُ مَعْقُولٍ، وَالْإِيمَانُ بِهِ وَاجِبٌ، وَالسُّؤَالُ عَنْهُ بِدْعَةٌ، وَمَا أَرَاكَ إِلَّا مُبْتَدِعًا. فَأَمَرَ بِهِ أَنْ يُخْرَجَ
Bize Ebu Bekir Ahmedibnu Muhammed ibni el Haris el Fakîh el Asfehênî haber verdi (ve şöyle dedi): (Ebi Şeyh lakabı ile bilinen) Ebu Muhammed Abdullah ibnu Muhammed ibni Cafer ibniHayyên haber verdi (ve şöyle dedi): Ebu Cafer AhmedibnuZeyrak el Yezdî anlattı ve şöyle dedi: Muhammed ibniAmribni el Nadr el Neysêbûrî’den şöyle dediğini işittim: Yahya ibni Yahya’nın şöyle dediğini işittim:
Biz Malik ibni Enes’in yanında idik. Bir adam geldi ve şöyle dedi: “Ey EbaAbdillah! Allah, “Rahman arşa istiva etti.” (Ta ha: 5) buyurmuştur. İstiva nasıldır? Yahya ibni Yahya şöyle dedi: Malik, terleyinceye kadar başını eğdi, sonra şöyle dedi: “İstiva meçhul değildir (hakkında ayet vardır). Keyfiyet düşünülmez (aklı aşar). Ona iman etmek vaciptir, (manası ve keyfiyeti) hakkında soru sormak ise bidattir. Görüyorum ki sen ancak bir bidatçisin.” Sonra bu adamın yanından çıkarılmasını emretti.
Dipnot: Malikî mezhebinin büyük alimlerinden İmam Karafî, İmam Malik'in "İstiva meçhul değildir."sözü hakkında şöyle demiştir: “Akıllarımız, Allah'ın yüceliğine ve azametine layık olan bir istivaya delalet etmektedir. Bundan kasıt; “istiladır(hükmü altına almaktır)”, asla cisimlerde olan oturma ve buna benzer manalarda değildir. "Keyfiyet, aklın almayacağı bir şeydir." sözüne gelince; Allah’ın zatı, Arapların “keyf” kelimesine verdiği mana ile asla vasfedilemez.Çünkü keyf, değişen halleri ve cismin şekillerini ifade eder. (El ZehîraLilKarâfî, c: 13, s: 242)
866. ve 867. rivayetler sahihtir.

Hadis:
Bize Ebu Bekir ibnu el Haris haber verdi (ve şöyle dedi): Ebu el Şeyh haber verdi (ve şöyle dedi): Muhammed ibnuAhmedibniMa’dên anlattı (ve şöyle dedi): Ahmedibnu Mehdî anlattı (ve şöyle dedi): Musa ibnuHâkân anlattı (ve şöyle dedi): Abdullah ibnu Salih ibniMuslim anlattı ve şöyle dedi:
Rabîa’ya, mübarek ve yüce olan Allah’ın, “Rahman arşa istiva etti. (Ta ha: 5) sözüyle alakalı olarak “İstiva nasıldır?” diye soruldu. Rabîa şöyle dedi: "Keyfiyet meçhuldür. İstiva, aklın anlayabileceği bir şey değildir. Bana ve size, bunun hepsine iman etmek vaciptir."



__________________
Tağutları red edmeden ,Allah a iman,müslümanların değil,müşriklerin özelliklerindendir...
Alıntı ile Cevapla
Alt 10 Haziran 2019, 04:17   Mesaj No:4
Avatar Otomotik
Durumu:davetulhaq isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Medine No : 60631
Üyelik T.: 13 Şubat 2019
Arkadaşları:0
Cinsiyet:
Mesaj: 2
Konular: 0
Beğenildi:0
Beğendi:0
Takdirleri:10
Takdir Et:
Standart HODRI MEYDAN

Ben hayatımda bu kadar alakasız verilen bir cevap daha önce görmemiştim.

Ortada paylaşılan ile sizin yazdığınızın ne alakası var. Kimse size bu konudaki akidenizi anlatın demedi ki. Onu zaten yukarıda anlatmıştınız. Size bu konu hakkında akidenizle çelişiyor gibi gözüken(veya hakikaten çelişen) nakiller verildi. Sizin yapmanız gereken, nakilleri "bunlar cımbızlanmış" diyerek hepsini çöpe atmak yerine tek tek bu nakilleri siyaklari ve sibaklari ile ele almaniz ve ardindan hepsinin sizin akidenizle çelişmedigini aksine sizin akidenizi desteklediğini göatermenizdi. Çünkü nakil yapılan kişilerin hepsi kendinizi "yalnızca" nispet etmekle kaldığınız selef alimlerinin nakilleridir.

Üstelik sizin gerçek bir delil kaynağı olarak gördüğünüz yerden size verilen nakilleri bunlar cımbızlanmış diye çürütebiliyorsanız sizin müşriklerden ne farkınız kaldı. Onlar da verilen delilleri bu şekilde red etsinler ve şirk küfür dolu hayatlarına hak yol olarak devam etsinler. Böyle bir şey İslamın neresinde var.

Siz gerçekten verdiginiz cevabın yeterli olduğunumu düşünüyorsunuz?

Üstelik "yazdıklarınız kişiyi teşbih ve tescime götürecek Allahı mahlukata benzetilmiş bir akidedir" demişsiniz. Sizin sanırım gözlerinizde veya algınız da bir problem var. Orada yazılı olan hiçbirseyi ben yazmadım. Tek kelimesi dahi bana ait değil. Tamamı kendinizi nispet ettiğiniz selef imamlarına ait. Eger ortada bir teşbih veya tescim söz konusu ise haşa bunu selef imamları yapıyorlar ya da bunun yapılmasına sebep olacak cümleler sarfetmisler. Ancak müslümanlar sunu cok iyi bilirler ki alimler kelimelerini özenle seçerler. Hiç bir fitneye yer bırakmamak için yazılarına çok dikkat gösterirler. Ama buna rağmen sözde manasız olan istiva sıfatına bir mana vermişler. Örneğin diyorsunuz ya cımbızlanmış diye,


- İbn Cerir et-Taberi (v.310): Ra’d: 2. Ayetin tefsirinde şöyle demiştir:
“Sonra Arşa istiva etti yani onun üzerine çıktı, demektir.”

Şu naklin öncesinde veyahut sonrasında ne demiş olabilir ki, istivaya mana vermesine rağmen istiva manasızdır sonucunu çıkaralım. Sizin aklınız böyle birşeyi alıyor mu?

Buyrun size meydan okuyorum. Yine yazılan ile alakasız hiç birşey yazmayın ve size atılan nakillerin tek tek cımbızlanmış olduğunu, bunun öncesinde veya sonrasinda açıklamasının olduğunu ve bu açıklamaya göre bizim bu yazılanlardan çıkardığımız sonucun teşbih akidesi olduğunu ispat edin.

Hodri meydan!!!

Ama ben yine biliyorum ki siz dediğim ile alakasız saçma sapan birşey yazıp konuyu geçistirmeye çalışacaksınız ve zaten rezil olduğunuz yetmezmiş gibi biraz daha kendinizi dibe batıracaksınız. Veyahut da "saçma sapan" deyimimden dolayı hakaretden ban atacaksınız. Çünkü sizde hakka teslim olmak diye birsey yok. Sadece kendini bir yerlere yamama gayreti var.

Dedigim gibi eğer nakillerin cımbızlanmış oldugunu kanıtlayıp bizim de hakkı bulmamıza vesile olabiliyorsaniz bu iddianizi kanıtlayın aksi halde hiç birşey yazmayin. Çünkü lehvel hadisten öteye geçmiyor.

Selam hakka tabi olanlara olsun..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Benzer Konular
Konu Başlıkları Konuyu Başlatan

Medineweb Forum Ana Kategori Başlıkları

Cevaplar Son Mesajlar
ALLAH IN VAHDANİYET SIFATINA DAiR ZÜLKÜF ARSLAN Zülküf Arslan 0 19 Kasım 2018 20:56
ALLAH IN KIYAM Bİ NEFSİ SIFATINA DAiR ZÜLKÜF ARSLAN Zülküf Arslan 0 19 Kasım 2018 20:52
ALLAH IN BEKA SIFATINA DAiR ZÜLKÜF ARSLAN Zülküf Arslan 0 19 Kasım 2018 20:47
ALLAH IN KIDEM SIFATINA DAiR ZÜLKÜF ARSLAN Zülküf Arslan 0 19 Kasım 2018 20:43
ALLAH IN İLİM SIFATINA DAiR ZÜLKÜF ARSLAN Zülküf Arslan 0 19 Kasım 2018 20:38

Yeni Sayfa 1

www.medineweb.net Ana Sayfa

Tefekküre Davet Köşesi

Medineweb Sosyal Medya Guruplarımıza Katılın

facebookacebook   twitter Twitter   InstagramInstagram

Medineweb Alemdarhost sunucularında barındırılmaktadır.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285