İlmin Başı ve Sonu
Bir gün adamın biri.. niyet eder. der ki; '' Çok bilge ve ilimler sahibi biri olmalıyım.'' İçinde ilim aşkı yanan bu adam evlidir ve bir erkek çocuğu vardır.
Ve ayrılır yurdundan bu adam... Döneminde ilmi ve bilgeliği ile meşhur bir zata varır..
O zattan ilim tahsili için izin ister ve dergahına medresesine katılır..
On yıl gecer. On yılın sonunda bütün dini ilimleri tahsil etmiş şekilde ayrılırken, hocası;
''Evladım, sen henüz ilmin yarısını bile öğrenemedin ama sabrını gördüğüm için sana ilmi şimdi veriyorum... ilmin ilk yarısı sabırdır...ikinci yarısı ise olayların sonunu beklemektir. ''
Ve ayrılır adam yurduna.. yuvasına döner.. gecedir evine vardığında...
Ve sessizce yanaşır evinin penceresine, aralıktan bakar... bakar ki karısı 18 yaşlarında bir gencin yanında uzanmış uyuyor. Çılgına döner. Hemen kılıcını çeker ve öldürmeye azmeder. Lakin hocası aklına gelir. Ne demişti hocası? ''İlmin başı sabır, sonu ise olayların nihayetini beklemektir''
Sabaha kadar sabretmeye karar verir ama gizlendiği yerden de izler.
Sabah olduğunda şafak vakti karısı kalkar.. yanında ki gence; ''Oğlum.. Hüseyin'im.. kalk hadi koyunları götürmelisin'' der.
Sabretmese oğul katili olacaktı hı?
İlmin başı sabır... sonu olayların nihayetini keşfetmek...
08/02/09
Bedevi