| | |||||||
| Konu Kimliği: Konu Sahibi Vasat,Açılış Tarihi: 22 Eylül 2026 (03:11), Konuya Son Cevap : 29 Eylül 2026 (14:16). Konuya 5 Mesaj yazıldı |
14Kez Beğenildi ![]() |
| | Seçenekler | Değerlendirme |
| | Mesaj No: 1 | |||||||||||||||||||||||||||||||||
Konu Bu Üyemize Aittir! | Vasat'ın Anlık Durumları Es selamu aleykum, Kendi adıma bir bölümümün olabileceğini öğrendiğim ilk anın heyecanı hâlâ aklımda🌿 Bununla birlikte, o günden bugüne "Şunu da yazarım, bunu da yazarım." dediğim ne varsa önce askıda kaldı, sonrasında ise komple aklımdaki yerlerinden oldular. "Unuttum" desem, onca şey nasıl unutulur? "Hatırlıyorum" desem de, ancak yalan olur. Sadece şu var ki: "Onların neler olduğuna dair hiçbir fikrim kalmayacak kadar" onlara zihinsel erişimimi şu an kaybetmiş durumdayım. Ki o zamanlardan bu zamana o kadar çok şey yaşadım ki... Geçmişten bu yana, hatta ömrüm boyunca bildiğim ne varsa sorgular oldum. Ve sorgulamalarım sırasında da, maalesef "Hiçbir şey bilmiyorum" moduna geldim. Bu doğru mu? Gerçekten hiçbir şey bilmiyor muyum? Doğrusu sizlerden önce buna ben cevap verebilirim: "Kesinlikle bir şeyler biliyorum". Ve ama şu zamanlarda zihni/manevi durumum öyle bir çalkantıda ki, ben ne "Şunu biliyorum." diyecek haldeyim, ne de "Hayatımda şunun olmasını istiyorum" diyecek halde. Sadece umutsuzca; hayır hayır, umutsuzca değil, umutla şunun olmasını bekliyorum: Bu dönem artık bir son bulsun; geçmişte öğrendiğim doğruların doğruluğunun tekraren farkına varayım ve her ne yapmak istiyorsam artık onu seçip yapmaya koyulayım. Nitekim bu halimle enerjim dolu dolu, içimdeki yangın durmuyor. Ve ama rotasızlığın verdiği o kaybolmuşluk hissi beni yerimde tutuyor. Bundan çok sıkıldım, yoruldum, bunaldım... Öyle ki, "Ya bu halim hiç bitmeden, bu hâl üzere ölürsem?" korkusu... Bu dayanılır gibi değil. Bunca yıl, bu şekilde kaybolmuş bir şekilde ölümü karşılamayı hiç hedeflemedim ben. Her ne biliyorsam, bunları Allah için gençlere, genel olarak ise bilmeyen herkese anlatmak için adanmıştım ben. Ve ama bakın şu işe ki, bugün buraya yazdıklarım "hayata dair bildiklerim" değil, hedefim uğrunda çabalarken yaşadıklarım. Ulaşabildiği herkese rehber olmayı hedef edinmiş bu kişi, bugün kendine bile rehberlik edemediğinin farkında ve bununla mücadele ediyor. "Düşmez kalkmaz bir Allah" denir ya, doğrudur; tecrübelerimle sabit ki: insan, en iyi olduğunu düşündüğü konuda bile yeri geliyor verici değil, alıcı konumuna geliyor. Evet, bugün benden kolay kolay kimselere fayda yok. Bunun yerine, şu satırlarımı okuyan herkesten gıyabımda dualarını rica eder durumdayım. Rabbim her birinizin, burada üye olan veya misafir olarak okuyan ve dua eden her birinizin, her ne ihtiyacı var ise gidersin, dünyada ve ahirette hayırlar versin; en başta iman olmak üzere, sağlık ve huzur içinde bir yaşam diliyorum sizler için. Bu dünyada öyle yaşayın ki, ömrünüzün sonuna ulaştığınızda "Güzel bir hayattı; acıları da vardı ama anlamı, huzuru hepsini geçti." diyebilin. Cümlemiz için amin ecmain diyeyim🤲🏻 Ve buraya kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim. Vaktiniz ve ömrünüz bereketli olsun dilerim.
__________________ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla "Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse yok mu?" [Kamer Suresi 17, 22, 32 ve 40. Ayetler] | |||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Konu Sahibi Vasat 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
| |||||
| Konu | Forum | Son Mesaj Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj Tarihi |
| | Vasat/Kişisel | Vasat | 5 | 158 | 22 Eylül 2026 03:11 |
| | Vasat/Kişisel | Vasat | 8 | 769 | 12 Temmuz 2024 10:43 |
| | Vasat/Kişisel | Vasat | 14 | 1120 | 01 Temmuz 2024 13:47 |
| | Vasat/Kişisel | Kara Kartal | 3 | 504 | 29Haziran 2024 23:35 |
| | Mesaj No: 2 |
| |
Aleyküm selam sevgili Vasat🌺 Samimi ve içten ifadelerle paylaştığın anlık durumlar konusu hayırlı olsun hayırlar getirsin ![]() Konuyu görünce kayıtsız kalamadim. Bu hafta sonu Sakarya'ya yol düşürdüm. Yılların araya girdiğii; görüşemesekte gönülden sevdiğimiz dostlarımla ayrı ayrı birlikteydim. Araya zaman girince anlatacaklar çoğalıyor haliyle. kendime "hazırlıklı ol çokça dinleyeceksin" demiştim ) Bazen anlatarak bazen dinleyerek şifalanıyor yada şifa oluyoruz. Öyle ki, tamda senin bahsettiğin sancıyı çeken bir arkadaşımla oturduk dibine kadar bu konuyu konuştuk. Acaba cumartesi akşamı üç saat konuştuğum masadaki o arkadaş senmiydin😊 ![]() Nâçizane ; ![]() Belki de bu dönem, farkındalığı olan, hakikat arayışı olan, önce kendini sorgulayan, haddini bilen için; kaybolmaktan çok yeniden yönünü bulma dönemidir... İnsan bazen bildiği şeyleri bile yeniden sorguluyor, yeniden yerine koyuyor. Rabbim senin de bu arayışını hayırlı bir sonuca ulaştırsın, gönlüne ferahlık ve yoluna istikamet versin. Umutvâr oluşun, icindeki o yangının sönmemiş olması tüm sisleri dağıtır; İnşallah bu günleri geride bırakıp, “Meğer Rabbim beni başka bir yerden yeniden başlatıyormuş.” diyebileceğin/ diyebileceğimiz günler gelir. 🤲🏻 Sancısını çektiğimiz konular hayırlar getirsin hayatımıza. Birbirimize şifa olmak duası ile...
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... Konu Hâdimul İslam tarafından (22 Eylül 2026 Saat 21:16 ) değiştirilmiştir. |
|
| | Mesaj No: 3 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
Konu Bu Üyemize Aittir! | Alıntı:
Ve Sakarya'daki o arkadaşınıza gelirsek... o kişi olmak isterdim. Doya doya üç saat bu konularda konuşabileceğim birilerini bulmak, ne güzel olurdu, tam anlamıyla büyük bir nimet bu Ki maalesef hayatımda bu konularda uzun uzun konuşabileceğim kişilerle çevrili değilim. Birçok konuda saatlerce konuşabileceğim kişiler var ama bu konularda... Maalesef... Ve belki de bu yüzden bu kadar uzun sürdü bu dönemim. Kendi zihnimin acı çeken bölümlerinin içinden doğru kararlarla çıkmaya çalışıyorum; ama işin içinde acı varsa veya herhangi bir yoğun duygu, o konuda insan berrak düşünemiyor... Ve işte tam da o durumlar için bir başkasının sunduğu fikirler çokça önem kazanıyor. Rabbimiz Zariyat 55. ayeti de bu yüzden emir buyurmuş olsa gerek. Ki o ayette "Öğret" değil, "Hatırlat" deniyordu. Zaten bildiklerimizin bize geri söylenmesi yani... Çünkü zaman; içinde taşıdığı acılar ve neticesi olan gaflet ile birlikte, bildiklerimizin üstünü örtüyor. Ve bu hal üzere ne kadar uzun süre kalırsak da, o örtü o kadar kalınlaşıyor. Ve sanırım tam da bu yüzden cemaat farz, ne dersiniz? : ) İnsan bildiklerinden koptukça, ona geri hatırlatan bireylerle çevrili olmak; böylelikle ana yoldan uzaklaşılsa dahi, kolundan tutulup o yola geri çekilmek... Ve ama işte, kişiler sorun olan konulara hakim olacak ki destek olabile... Aksi halde benim uzun süredir maruz kaldığım gibi "Sabret, sen başarırsın, çözersin bu işi" vs tarzı destekler güzel ama tam anlamıyla işe yaramıyor. Ya da bilmiyorum, belki de yarıyordur. Ki en azından şunu kesin yapıyor bunlar: insana daha uzun vadede dayanma ve umut gücü veriyor... Ama işin sonunda aranılan çözümü yine ya kişi kendi bulmak zorunda; veya aynı yoldan geçmiş/bilen birilerinin yol göstermesine devamen muhtaç kalıyor... Bu arada aynı benim durumumda birilerinin daha bu şekilde bir süreçten geçtiğini bilmek... Doğrusu "Ne güzel." denilecek bir süreç değil bu, çünkü bunlar insana derin acı veriyor. Ama dediğiniz gibi, "Allah'ın izniyle doğru yönetildiğinde büyük bir potansiyele sahip olduğunu" düşünürsek: "Çok da güzel." bir süreç. Rabbim hem bana, hem o kardeşimize, hem de benzer veya farklı sorunları olan herkese aradığı çözümleri sunsun dilerim. Olabilecek en kısa zamanda, hayırlısı ile, kolaylıklarla birlikte 🤲🏻🌿 Bu arada yorumunuz için de ayrıca teşekkür ederim; doğrusu çok iyi geldi, Allah razı olsun tekraren
__________________ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla "Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse yok mu?" [Kamer Suresi 17, 22, 32 ve 40. Ayetler] Konu Vasat tarafından (22 Eylül 2026 Saat 23:18 ) değiştirilmiştir. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| | Mesaj No: 4 |
|
We Aleykümselam sorgulamalar başladı ise devamıda gelir diye düşünüyorum. Bir şeye niyet edince Allah sebeblerini önünüze çıkarır. Hani sancısız doğum olmaz ya öyle bir şey , Allah hayır ve huzur üzere istikamet versin. İleride dönüp bakdıgınızda ne günlerden geçdik diyeceksiniz belkide. Dualarınıza amin diyoruz. Gönlünüzden geçenlerin hayırla olması duası ile
__________________ Birbirimize Fikirlerimiz uyuşmasa bile İNSAN olduğumuz için SAYGI duymamız lazım... Ne MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE.... | |
|
| | Mesaj No: 5 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
Konu Bu Üyemize Aittir! | Alıntı:
Bu arada yukarıdaki mesajımı yazarken pratik olsun diye telefonumun not uygulamasını kullanmıştım ve aşağıda kayıtlı bir notum gözüme çarptı: "Neyi istediğine net karar ver ve sonuçlarını istediğin şeylerin sebeplerini yap. Ta ki nefsin için rutin olana kadar, istikrarı hedefle." 8 Haziran'da aklımdaki fikirleri not almışım; 10 dk kadar önce tekraren gördüm; ve şimdi de üzerine, sizin sebeplerle ilgili yazdığınız satırları okuyorum : ) Sebepler ve sonuçları, ayrılmaz ikililer, bu net. Bununla birlikte, sanırım benim tek kalan sorunum, bu kısım değil de, neyi istediğime karar vermek. Yani sizin niyet dediğiniz kısım. O niyetim bir şekillense, rotayı çizmesi kolay; nitekim belli sonuçlar, hep belli sebeplere ihtiyaç duyar ve ardınca yapmam gereken tek şey de, o sebepleri ortaya koymak olur. Ki eski benden geleceğe nelerimin taşınacağını da yine o niyet belirleyecek benim için. Güncellenecek tüm sınırlarımı o niyet belirleyecek... Ve bilmiyorum... Önümde iki yol var ve ikisi de bazı sebeplerden çok makul geliyor bana, eşit ağırlıklılar. Hangisinin benim için hayırlı olacağına bir karar verebilsem... Rabbim tez zamanda o kararı vermeyi nasip etsin dilerim; benzer durumda olanlar varsa, onlar için de amiiinnn🤲🏻🌿
__________________ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla "Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse yok mu?" [Kamer Suresi 17, 22, 32 ve 40. Ayetler] Konu Vasat tarafından (22 Eylül 2026 Saat 23:48 ) değiştirilmiştir. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| | Mesaj No: 6 | |||||||||||||||||||||||||||||||||
Konu Bu Üyemize Aittir! |
1 hafta sonra, anlık durumum: Geçmişin dosyaları daha etkili bir şekilde önümde ve yaşayıp gördüğüm şeylerden "bende kalması ve gitmesi gerekenleri" daha net görebiliyorum elhamdülillah. Ve buna, çok ilginç bir şekilde "konuştuğum samimi insanlar" başlıca vesile oldu (Allah hepsinden razı olsun), bu ayrı ama bunun üstüne en çok da: geçmişte kendi yazdığım/eklediğim yazıların sarsıntısı vesile oldu. Ki son birkaç haftadır internette üyesi olduğum çeşitli platformlarda kendi geçmiş mesajlarıma bakıyorum ve "Bir zamanlar olan ben"i şimdiki halim üzere tekrar görmenin etkisi... Resmen bugünüm için bir şok, "Bu ben miyim?" şaşkınlığı o derecede ki; geçmişte o kadar netmişim ve neredeyse her konuda atılacak her adımın o kadar farkındaymışım ki... Ve ama, tüm bunların ardınca, son birkaç yıl içinde çok ama çok sevip güvendiğim, kardeş dediğim insanların benim hakkımdaki olumsuz düşüncelerini görmek ve ne yaparsam yapayım, ne söylersem söyleyeyim bunun değişmediğine şahit olmak... Bunun acısı, 45 yıllık hayatımda yaşadığım en büyük acıların ilk sıralarına oturur. Yıllarını adadığın, kalbini ve tüm ilgini adadığın insanların seni hiç anlamadığını görmenin acısı; ki İslam davası üzerine perçinlenmiş, üzerine kurulu ömürlük hayallerin olduğu bir kardeşlik türüydü bu... Ne bileyim, ben böyle yıkılmışlık hiç tatmadım hayatımda. Çok acı çektim, çok yıprandım, çok aşağılandım, hor görüldüm, ötelendim. Ve ama hiçbirisi canı gönülden "kardeşim" dediklerimin yaptıkları kadar etkilemedi beni. Ki tekraren, anlamamaları ayrı; asıl acıtan: "ben bunu fark ettikten sonra, devamen kendimi açıklamaya çalıştıkça" anlamama hallerinin hiç değişmemesi... Ve bu hal üzere, yıllara yayılmış bağlarımız koptu. Kiminden helallik aldım elhamdülillah ve ama kimisi onu bile çok gördü. Bu nasıl bir İslam davasıdır, bu nasıl bir kardeşlik bilincidir vallahi ben hiç bilemiyorum. Ki en nihayetinde anlaşamadığımızın ortaya çıkması bir şekilde kabul edilebilir. Ve ama İslam'da "anlaşamıyoruz" diye hor görmek, sırt dönmek, helallik vermeyerek küs kalmak var mı? Bunları hiç anlamadım ve asla da anlamayacağım ve anlamak da istemiyorum. Nitekim bir insanı bir konuda "sadece onun gibi olanlar" anlar. Ve benim, onları anlamak için onlar gibi olmam gerekiyorsa da, istemiyorum eksik kalsın. Karşıdaki insana bu kadar çok acı veren bir duygu/davranış haline girmekten Allah'a sığınırım. Son olarak: Kalbimin acısını, kaybolmuşluğumu, ne yapacağımı bilmez hale gelişimi Allah'a sunuyorum. Rabbim bana tekraren bir yol buldursun, tekraren beni Kendi yoluna hizmetçi kılsın dilerim. Ve ama bu kez, kimseye kendimi bağlı görmeden, kimseden umut etmeden, "sadece Allah ve ben yetecek şekilde" bir kalple... Rabbim bana da, isteyen herkese de bunu nasip etsin dilerim. İnsanın sadece kendisine ve Allah'a dayandığı bir hayat gibi izzetlisi yok; ve Rabbim beni ve isteyen herkesi o konuma yükseltsin dilerim. Amin ecmain 🤲🏻.
__________________ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla "Andolsun biz bu Kur’an’ı, iyice anlaşılıp öğüt alınabilmesi için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alacak kimse yok mu?" [Kamer Suresi 17, 22, 32 ve 40. Ayetler] Konu Vasat tarafından (29 Eylül 2026 Saat 14:25 ) değiştirilmiştir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Konuyu değerlendir | |
Benzer Konular | ||||
| Konu Başlıkları | Konuyu Başlatan | Medineweb Forum Kategorileri | Cevaplar | Son Mesajlar |
| Durumları Alalım:/ | Kara Kartal | Forum Etkinlileri | 275 | 25 Ağustos 2026 21:04 |
| İçinden Geçen Anlık Cümleler | Kısa Duygusal Paylaşımlar | AŞK'ÜL İSLAM | Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler | 99 | 13Haziran 2026 22:15 |
| Bu Ayın Misafiri Vasat | Kara Kartal | Ayın Üyesi | 100 | 20 Ağustos 2024 09:57 |
| İçinizden Geçen Anlık Cümleler (Size Ait) | MERVE DEMİR | Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler | 34 | 14 Nisan 2021 12:07 |