| | |||||||
| Konu Kimliği: Konu Sahibi Emine KOCAMAN,Açılış Tarihi: Dün (23:55), Konuya Son Cevap : Bugün (02:15). Konuya 1 Mesaj yazıldı |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme |
| | Mesaj No:1 |
| Medineweb Yazarı Durumu: Medine No : 62286 Üyelik T.:
01 Mayıs 2021 | Kullan-at Hayatlar - E.Kocaman Bazen uzun uzun düşündüren şeyler, hayatın en küçük ayrıntılarında saklı oluyor. Geçen gün cam siliyorduk. Cam bezini uzattığımda kızımın yüzünde hafif bir isteksizlik belirdi. "Onun yerine kullan-at ıslak havlu kullansak ya?" dedi. Sebebi de makuldü aslında. "Daha hijyenik... Daha pratik... Daha kolay..." Sonrasında şöyle durup düşündüm: Bizim nesil eşyanın kıymetiyle büyüdü. Bir bez kirlenince çöpe atılmazdı; yıkanır, yeniden kullanılırdı. Kavanozlar saklanırdı. Yırtıklar, sökükler dikilirdi. Bayat ekmek değerlendirilirdi. Suyun boşa akmasına, nimetin israf edilmesine gönül razı olmazdı. Mesele gerçekten bir cam bezi miydi? Yoksa o bez, yaşadığımız çağın bize sessizce öğrettiği başka bir alışkanlığın simgesi miydi? Bizden öncekiler yoklukla büyümüşler. Ama bizim için konu sadece imkan yada yokluk meselesi değildi. Bize öğretilen, nimetin sahibine saygıydı. Çünkü bir lokmanın, bir damla suyun, bir parçacık ekmeğin bile Allah'ın bir nimeti olduğu bilinciyle büyüdük. Düşündüm!! Kur'an'ın israfı yasaklaması da yalnızca ekonomik bir tedbir değildi. İsraf, insanın nimetle kurduğu ilişkinin bozulmasının adı. Nimetin kıymeti kaybolduğunda, şükrün de tadı eksilmeye başlıyor. Bugünün çocukları peki.. bambaşka bir dünyanın içinde büyüyor. Onları suçlamak kolay. Fakat adil mi? Biz evde tasarrufu anlatıyoruz, öğretiyoruz. Ekmek kırıntısını bile ziyan etmemeyi öğretiyoruz. Nimete hürmeti göstermeye çalışıyoruz. Şükür, tevazu, haram-helaller, adil olmak, liyakat, tasarruf, merhamet vb... Sonra başka bir kapıyı açıyorlar...Karşılarında çok daha güçlü bir öğretmen var. Reklamlar...Sosyal medya...Tüketim kültürü... Sürekli aynı şeyi fısıldayan görünmez bir dünya... "Yenisini al." "Uğraşma." "At gitsin." "Değiştir." "Bekleme." "Tamir etmeye değmez." "Harca harca bitmez" "Sana yakışanı tak" Çocuklarımız belki bizi günde birkaç saat dinliyor. Ama modern dünya onlara yirmi dört saat konuşuyor. Bu yüzden bazen kendi elimizle yetiştirdiğimiz çocuklarda bile bize yabancı gelen davranışlar görüyoruz. Bu onların terbiyesizliği değil. Çağın terbiyesi... Aslında modern çağ bize sadece yeni ürünler satmıyor. Yeni bir karakter de inşa ediyor. Sabretmek yerine vazgeçmeyi... Tamir etmek yerine değiştirmeyi...Emek vermek yerine hazırını seçmeyi...Beklemek yerine hemen tüketmeyi... Bir cam bezini yıkamamak, elbette tek başına büyük bir mesele değildir. Fakat insan, küçük alışkanlıklarla şekillenir. Eşyaya bakışımız değişince emeğe bakışımız da değişiyor. Emeğin değeri azalınca nimetin kıymeti eksiliiyor. Nimet sıradanlaşınca şükür zayıflıyor. Şükür zayıflayınca da insan, elindekini tüketmeye; yerine yenisini koymayı hayatın doğal akışı sanmaya başlıyor. Belki de bunun için artık sadece eşyalar değil... Zamanlar da kullan-at. Bilgiler kullan-at. Haberler kullan-at. Dostluklar kullan-at. İlişkiler kullan-at. Sabır kullan-at. Hatta bazen insanlar bile... Elbette kolaylık nimettir. Hayatı kolaylaştıran imkânlara karşı çıkmak doğru olmaz. Hijyen gerektiğinde kullan-at ürünlerin de yeri vardır. Peygamber Efendimiz'in öğrettiği din, zorluğu değil kolaylığı esas alır. Fakat kolaylık, emeğin yerine geçtiğinde... Konfor, kanaatin önüne geçtiğinde... Tüketmek, üretmekten daha cazip hâle geldiğinde... Artık değişen sadece kullandığımız eşyalar olmaz. İnsan da değişmeye başlar. Belki de modern çağın bize en büyük maliyeti, çöpe attığımız plastikler değildir. Farkına varmadan tükettiğimiz tahammüldür. Onarmaktan vazgeçtiğimiz ilişkilerdir. Emek vermeye değmez sandığımız işlerdir. Ve kıymetini düşünmeden tükettiğimiz nimetlerdir. Bugün etrafımız kullan-at ürünlerle dolu olabilir. Asıl endişe etmemiz gereken ise şu: Acaba biz eşyaları mı tüketiyoruz... Yoksa tüketim kültürü, fark ettirmeden bizi mi tüketiyor? Emine Kocaman Tekkeköy - Samsun [Linkler Ziyaretçilere Kapalıdır.Giriş Yap Veya Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
Konu Sahibi Emine KOCAMAN 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
| |||||
| Konu | Forum | Son Mesaj Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj Tarihi |
| | Emine KOCAMAN | Medine-web | 1 | 28 | 17 Temmuz 2026 23:55 |
| | Emine KOCAMAN | Kara Kartal | 4 | 538 | 13 Kasım 2025 00:35 |
| | Emine KOCAMAN | Medine-web | 2 | 492 | 14Haziran 2025 02:05 |
| | Emine KOCAMAN | Hâdimul İslam | 8 | 1147 | 04 Ağustos 2024 00:22 |
| | Emine KOCAMAN | Hâdimul İslam | 8 | 1321 | 24 Ocak 2024 00:12 |
| | Mesaj No:2 |
| Medineweb Site Yöneticisi Durumu: Medine No : 1 Üyelik T.:
14Haziran 2007 |
Hocam, kaleminize sağlık... Yazınızı okurken şunu düşündüm: Kullan-at kültürü sadece cam bezinde, mutfak lifinde, plastik bardakta başlamıyor. Mesele aslında bir bez değil; insana öğretilen hayat anlayışı. Öyle bir çağın içindeyiz ki, artık sadece eşyalar değil; duygular, değerler, ilkeler ve hatta insanlar bile kullanılıp kenara bırakılabiliyor. Saygı kullan-at... Sevgi kullan-at... Merhamet kullan-at... Dostluk kullan-at... Vefa kullan-at... Hakikat kullan-at... Bazen din, bazen milliyet, bazen kardeşlik, bazen adalet... Gün geliyor yüceltiliyor, gün geliyor unutuluyor. İlkeler kişiye, zamana ve çıkara göre değiştiğinde geriye ilke değil, sadece slogan kalıyor. Belki de modern çağın en büyük başarısı, bize tüketmeyi öğretmesi değil; bizi birbirimizi tüketir hâle getirmesi oldu. Bir eşyayı tamir etmekten vazgeçtiğimiz gibi, bir ilişkiyi onarmaktan da vazgeçiyoruz. Bir insanı anlamak yerine etiketlemeyi, bir fikri tartışmak yerine onu çöpe atmayı daha kolay buluyoruz. Yazınız bana bir kez daha şunu düşündürdü: Asıl israf, çöpe attığımız eşya değildir. Güvendir. Vefadır. Samimiyettir. Vicdandır. Nimetin kıymetini unutan insan, zamanla insanın da kıymetini unutuyor. Bir zamanlar sadece eşya eskirdi... Şimdi insanlar eskimeden değiştiriliyor. Eskiden bir gömlek sökülürdü, anneler dikerdi. Bir radyo bozulurdu, tamirciye giderdi. Ayakkabının tabanı aşınırdı, kunduracı yeni taban vururdu. Cam bezi kirlenirdi, yıkanırdı. Şimdi ise kirlenen atılıyor. Bozulan atılıyor. Eskiyen atılıyor. Ve korkarım ki sadece eşya değil... İnsan da... Önce tüketim alışkanlığı değişti sandık. Sonra fark ettik ki değişen alışkanlık değilmiş; insanın hayata bakışıymış. Modern dünya bize sadece ürün satmadı. Bize yeni bir ahlak öğretti. Kolay olanı seç. Bekleme. Tamir etme. Bağlanma. Fedakârlık yapma. Yenisini al. İşin bitince bırak. Bu anlayış önce mutfağa girdi. Sonra salona... Sonra çocuk odasına... Sonra kalbe... Bugün market raflarında satılan ürünlerle birlikte düşünceler de paketleniyor. Vicdanlar ambalajlanıyor. Kanaat yerine tüketim... Şükür yerine tatminsizlik... Emek yerine hız... Sabır yerine öfke... Sadakat yerine çıkar... Hayatın yeni sloganı bu oldu. "Kullan... İşin bitince at..." Ne acıdır ki bu anlayış artık sadece eşyalara uygulanmıyor. İnsan ilişkileri de öyle... Dostluklar da... Evlilikler de... Komşuluklar da... Sözler de... İlkeler de... Bir zamanlar uğruna ömür verilen değerler, bugün gündeme göre değişebiliyor. İnsan bazen düşünüyor... Acaba gerçekten tükettiğimiz plastikler mi? Yoksa vicdanımız mı? Bazen din konuşuluyor... Bazen adalet... Bazen kardeşlik... Bazen vatan... Bazen özgürlük... Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu kavramlar gerçekten hayatımızın ilkeleri mi? Yoksa ihtiyaç duyulduğunda vitrinden indirilen, işi bitince yeniden rafa kaldırılan süslü kelimeler mi? Belki de çağımızın en büyük israfı çöpe giden ekmek değildir. İsraf edilen güvendir. Vefadır. İnandığını söylediği değerlere sadık kalmaktır. Çünkü bir toplum, önce eşyayı kullan-at yapar. Sonra düşünceleri... Sonra insanları... En sonunda da kendi geleceğini... Bugün çocuklarımıza tasarrufu anlatıyoruz. Ama onlar bizi değil, ekranları dinliyor. Biz kanaati öğretiyoruz. Dünya tüketmeyi öğretiyor. Biz sabrı anlatıyoruz. Dünya hız satıyor. Biz şükrü anlatıyoruz. Dünya daha fazlasını istemeyi... Ve sonunda fark ediyoruz ki çocuklarımız bizim söylediklerimizi değil, yaşadığımız çelişkileri öğreniyor. Belki de mesele cam bezi değildi hiçbir zaman. Cam bezi sadece aynaydı. O aynada kendimizi gördük. Ne kadar tamir etmeyi unutmuşuz... Ne kadar kolay vazgeçer olmuşuz... Ne kadar çabuk tüketmişiz... Eşyayı... İnsanları... Ve bazen en acısı... Kendi vicdanımızı... Rabbim bizleri tüketen değil, üreten; kullanan değil, koruyan; yıkan değil, onaran kullarından eylesin. Kaleminiz ve kelâmınız sadaka-i câriyeniz olsun inşallah.
__________________ ![]() Büyükler fikirleri,Ortalar olayları,Küçükler kişileri tartışır. Konu Medine-web tarafından (Bugün Saat 02:18 ) değiştirilmiştir. |
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Konuyu değerlendir | |
Benzer Konular | ||||
| Konu Başlıkları | Konuyu Başlatan | Medineweb Ana Kategoriler | Cevaplar | Son Mesajlar |
| HİCRETSiZ HAYATLAR.... | YaŞuHa | Muhtelif Konular | 1 | 09 Aralık 2023 10:50 |
| "üsttekinin nickini cümle içinde kullan"/medineweb | su damlası | Forum Etkinlileri | 19 | 24Haziran 2023 16:10 |
| AEO-ARO/Emine Kocaman | Emine KOCAMAN | Emine KOCAMAN | 15 | 11Haziran 2021 07:47 |
| Başarıya Adanmış Hayatlar Güzel Sözler | alper198 | Güzel Sözler-Deyımler-Nükteler | 0 | 12 Şubat 2015 10:53 |
| Gafletle Harcanan Hayatlar........ | Seher Yeli | Kıssalar-Hikayeler-Nasihatler | 0 | 31 Ekim 2008 18:03 |
| .::. Bir Ayet-Kerime .::. | .::. Bir Hadis-i Şerif .::. | .::. Bir Vecize .::. |
|
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
|
عَنْ رَسُولِ اللَّهِ...
|
حِكْمَةٌ
|
|
|