| | |||||||
| Konu Kimliği: Konu Sahibi Hâdimul İslam,Açılış Tarihi: Bugün (11:48), Konuya Son Cevap : Bugün (11:48). Konuya 0 Mesaj yazıldı |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Değerlendirme |
| | Mesaj No:1 |
| Medineweb Baş Editörü Durumu: Medine No : 14593 Üyelik T.:
15 Kasım 2011 | Namazla Diriliş Değil Tevhidle Diriliş MÜKERREM BULUT Namaz, taguta isyanın, pratik hayatta Allah(cc)'dan başka tüm otoritelerin reddinin eylemsel bir ifade biçimi olmakla beraber, kulun rabbi ile devamlı bir irtibatınn ifadesidir aynı zamanda. Bir tevhid eylemidir. Mescidde Allah'a eğilen başın mescidin dışındada bu secde eylemini devam ettirmesidir kulun. Tıpkı diğer kavramlarımızda olduğu gibi bu kavramımıza da şeytan ve dostları müdahale etmiş, onu asli işlevinden uzaklaştıracak anlamlar yükleyerek halklara önüne sunmaktadırlar. Elbette bu kavramın rabbani boyutunu diğer kavramlarda da olduğu gibi vahyin gölgesinde sorgulamalı tekrar asliyetine kavuşturmalıyız. Tüm islam dünyasında da olmakla beraber ülkemizde de namazla ilgili yüzlerce belkide binlerce makale yayımlanmış, birçok kitapta kaleme alınmıştır.Tevhidi dünya görüşü; vahyin kavramlarının Kur'an bütünlüğünde vahyin ortaya koyduğu eğitim ve talim metoduyla uygulanmasını esas alır. Bir kavramı kuran butunluğünde ele almak başlı başına çözüm olmamakta, bu kavramın insan hayatındaki işleyiş süreci noktasındada vahiyden bagımsız bir süreç işlemek kavramın sadece düşüncede adeta entellektüel bir bilgi birikimi olmaktan öte geçirmemektedir. Misal olarak bir sabır kavramını irdelersek; tevhidi mücadelenin hareketleşmemiş henüz oluşum asamalarında olduğu süreçte "onların yanından güzellikle ayrıl" "onlara selam de" "onlar rabbin rızası için sabrederler" şeklinde devam eden ayetler zinciri irdelenmeli, sabrın Kur'an bütünlüğündeki ele alınış biçimi fert veya topluluklarca bu sureç izlenerek pratize edilmelidir. Vahyin hayata taşınması beşerin tasarrufuna bırakılmış değildir. Allah rasulu bile bu tasaruufu kendinde görmemiş ve "Ben kendisine vahyedilen bir beşerden başkası değilim" demiştir. Abese suresinde biz bu gerçeği daha derin görmekteyiz. Yine vahyi hayata taşımada beşeri tecrübelerden de faydalanmak gibi bir yetkiyle donatılmış değiliz. Bu din rabbanidir. Metoduda rabbanidir. Ve ancak rabbani olan metod uygulandığında Allah'ın vaad ettiği gayb pencereleri açılır. Müzzemmil suresinde geçen tedricen , tertil üzere Kur'an okuma eylemi kuran butunluğunde ele alınmalı, hayata aktarılmalıdır ki, beşerin muhtaç olduğu fıtrat inkılabı gerçekleşmiş olsun. Mustazaf insanların içerisinde yaşadıkları zulüm düzenlerinde ki (biz bunu cahili toplumlar şeklinde ifade ediyoruz) diriliş hareketleri esasen küresel güçlerin, iblislerinde mercek altına aldığı bir olgudur. Küresel iblisler ki bunların başında ABD ve İsrail gelmektedir. Vahyin ortaya koyduğu kavramlara müdahale etmekte, ellerinde bulunan görsel ve yazılı medya ile beraber, bazende sözde alim kisvesindeki kalem sahiplerini de kullanarak bu kavramların içlerini bosaltıp, kendi meşruiyetlerini esas alan söylemlerle doldurmaktadır. Vahyin kavramlarını bir tesbihdeki boncuk taneleriyle ifade edersek; esasen kavramlar bir butunluk içerisindedir. Tesbih tanelerinden birini çıkardığınızda ahenk bozulacak; orijinal butunluk kaybolacaktır. Nasıl ki tesbihatın çekilmesinde bile bir ahenk düzen disiplin varsa vahyin hayata taşınmasında da bu sureç uygulanmalı, kainatla butunluk içerisinde olan bu süreç izlenmelidir. Bu ise bedel ödemeye hazır muvahhidi bir tavırdır. Ancak bu sureç bedel ödemeye azmetmiş gönüllerin eylemidr.Namaz gibi tevhidi bir eylem noktasında uzunca bir süredir yaşadığınız coğrafyada bir çoğu kalem sahibi muvahhid gönüllerce ortaya konulan bir uğraşı, hatta seferberlik adıyla ifade edilen çalışmaların platform seviyesinde son şeklini aldığını görmekteyiz. Hatta bu noktada görsel ve yazılı çalışmalar ortaya konulmakta, yarışmalar organize edilmektedir. hatta namazladirilis.com adı altında bir site düzenlenerek yapılan çalışmalar adeta raporlanmakta insanımızın önüne konulmaktadır. Bu kalem sahipleri hemen bir çoğumuzun ismini tanıdığı bir şekilde yazılarını okuduğumuz hatta kimileri cemaat ve toplulukların en önunde duran yönlendirici kimliğe haiz şahsiyetlerdir. Vahyin butunluğünde ele alınan süreci irdelediğimizde başlı başına insanımızın önüne Namaz kavramını taşımak beraberinde bir çok sıkınrtılarıda hayata taşıyacaktır. bahse konu olan internet sitesinde şöylesi tesbitlerde bulunuluyor; coğrafyamızda 17 milyon insanın namaz kıldığı ancak 6 milyonunun sabah namazına kalkabildiği istatistiki bilgisinden yola çıkılmakta bu seferberlikle amaçlanan gerçekte adeta ortaya konulmaktadır. Yine şimdiye kadar 3 milyon insana namazı anlatabildiklerini, bunun yetersiz olduğunu tüm ülke insanına anlatılmasının hedeflendiği belirtilmekte. Dostlar birilerinin yada birilerimizin böylesi bir sıkıntısı olabilir ama muvahhidin böylesi bir sıkıntısı olması, tüm ceht ve gayretleri kurumsallaşarak bu cepheye ayırması kabul edilebilir değildir. Asıl üzüntü verici kalem sahibi olsun veya olmasın bu coğrafyanın muvahhidi kimlikleri bu seferberlik noktasında duygu ve düşüncelerini ortaya koymamakta bu seferberliğin beraberindeki sıkıntıları ifade etmemektedir. Unutmayalım ki belki bir çoğu dost ve kardeşimiz olan bu seferberlik platformundaki kardeşlerimizin hatırı bir tarafa Allah'ın hatırı bir tarafa olmalı değilmi? Rabbin hatırı alidir. Ölçü bir kitabın 600 bin adet basması değildir. Teşhisi dogru koymak gerekmektedir. Pansuman tedbirler yaranın iyileşmesi için çözüm olamaz. Ve bu din beşerin hayatında pansuman tedbirler vaaz eden bir dinde değildir. Platform üyelerinden birinin ifade ettiği "-Namazsız insan şarzı bitmiş cep telefonu gibidir"benzetmesi ise oldukça düşündürücüdür. Unutmamalı ki tevhidi bilmeyen, onu fıtratının derinliklerinde idrak edip hissedememiş gönüller için belki de bu tanım uygun olabilir ama bir muvahhid bundan, böylesi örneklemelerden beridir. Biz muvahhidi dünya görüşüne sahip bir müslüman olarak kuranın herbir kavramı birbiriyle içiçe olmasına rağmen namaz kavramını imame yapamayız. Bizim imamemiz Tevhiddir. Beşer önce tevhidi tanımalı, secde etttiği yöneldiği gücü tanımalıdır. "Lailahe illalah Muhammedun rasulullah" bizim imamemiz olmalı, vahyin ortaya koyduğu tedric ve tertil sureci gözönünde tutularak kavramlar beşer idrakinden hayata yansımalı aşama aşama o nüve insanlar olan sahabe neslinini tekrar hayata taşımalıyız. Bu tür platformların oluşması konum ve kimlik tesbiti yapamamaktan kaynaklanmaktadır. Tevhidi dünya görüşü iki tip insan toluluğu ortaya koyar. Ya İslam toplumu yada cahili toplum. Şayet yaşanılan toplum İslam toplumu ise böylesi bir toplumda namaz seferberliği diye bir seferberlik başlatılması topluma getirilen tanımla uyuşmamaktadır. İslam toplumunda tevhidi bir bilinçle beraber gelen bir eylemdir namaz. Tevhidi içselleştiren fertlerin kıldığı namaz küresel güçlerin korkusudurda. Allah'ın dininin, Kur'an ahkamının uygulanmadığı bir toplum islam toplumu olamaz. Olsa olsa içeisinde muvahhidlerin olduğu bir toplum olabilir. Zaten bu muvahhidlerinde varlıkları salatla özdeşmekte, salatları hayatı kuşatan bir işlev görmektedir. Topyekün bir toplum namaz kılsa ama hakimiyet Allah'ın değilde beşeri bir kısım güçlerinse bu toplumlara islam toplumu nazarıyla bakmak ne denli doğrudur. Bugün bir çok ortadoğu ulkesinde milyonlar namaz kılıyor, Kur'an okunuyor, hatta islamın bir kısım ahkamı devlet eliyle uygulanıyor olması o toplumlardaki muvahhidi direniş veren ve bunun bedelini ödeyen kardeşlerimize haksızlık hatta zulum olmazmı? Bugün Suudi Arabistanda, Mısırda insanlar belki milyonlar namaz kılıyor, ama bu ülkelerde Allah'ın dediği değilde ABD ve İsrailin dedikleri oluyorsa bu toplumlar islam toplumlarımıdır? Elbette bu coğrafyalarda vahyi hayata taşıma mücadelesi veren direnişçi kardeşlerimizi bundan beri tutarım. Tüm bu gerçekler iyice irdelenmelidir. Şayet Cahili bir toplumda yaşanıyorsa ki Allah Rasulü böylesi bir toplumda yaşıyordu. "Sizi diriltici emirlere uymaya çağırdığı zaman Allah ve rasulüne itaat edin" diyen rabbimizin bu emri karsısında bizler nerede duruyoruz? ki o rasül yaşadığı cahili toplumda vahyi hayatına aktarırken Namaz eylemiyle başlamamıstır. Ki o günde bilinegelen hatta hanif olmaları sebebiyle toplumun pratize ettiği bir ibadet biçimiydi namaz. Önce tevhid. Önce "Lailahe illallah muhammedun rasulullah" Önce beşer hayatındaki putları devirmeli, yaşantıdaki Allah'tan gayri rableri irdelemeli, ayıklamalı vahyin gölgesinde bu değerleri ibrahimi bir bilinçle kırmalıdır. Bu dinin en önemli özelliğide budur zaten. Hiç bir beşeri felsefenin geerçekleştiremediği fitrat inkılabını gerçekleşitrmesidir. insanı kendi nefsine karsı kıyama kaldırmasıdır. Kendi nefsine karsı kıyama kalkamayan gönullerin beşeriyete verebileceği ne olabilir ki? İlah, Rab, İbadet, Din gibi temel kavramları vahyin gölgesinde özümseyememiş gönüllerin kılacağı namaz ne denli rabbanidir. Kur'an demiyormu "Ey suayıb senin salatınmı bizi atalarımızın dinene tapmaktan ve malı dilediğimiz sekilde harcamaktan alıkoyuyor" diye. Atalar dininin reddetmeyen bir din ne denli islamidir. Atalar dinini inkar etmeyen, sorgulamayan gönullerin kılacagı salat ne denli tevhididir. "Vay o namaz kılanların haline ki kıldıkları namazdan gafildirler" diyen Allah neden bahsetmektedir. 17 milyonun insandan 6 milyonunun sabah namazına kalkmadığı bir istatistik ile nerelere varılmak istenmektedir. Neden konuşmamaktadır, yazmamaktadır muvahhidler, neden seslerini çıkarmamaktadırlar? Neden insanımızın cehd ve gayretleri böylesi noktalara kanalize edilmektedir. yarın birileride kalkar zekat seferberliği, oruç seferberliği gibi seferberlikler, platformlar oluşturursa ne diyebiliriz? dostlar ne yaptığımıza değil neyi nasıl yaptığımıza bakalım. Yüzbinler hatta milyonlarca kitap basmış olabilirsiniz, onlarca yüzlerce sempozyumlar düzenleyebilirsiniz ama varmısınız "tevhid seferberliği" adı altında bir seferberliğe? varmısınız böylesi platformlar oluşturup yüzbinler saten kitaplarımızdan elde ettiğimiz tüm gelirleri bu noktaya kanalize etmeye? İnsanımıza Uluhiyeti, Rububiyeti anlatalım. Bu din kuştüyü yataklarda, bir eli balda bir eli yağda, o sıcak yaz günlerinde en lüks yazlık ve tatil beldelerinde, yanında çalıştırdığı işçisinin sigortasını bile ödemeyip en lüks otolarda yada kürsülere geçipte hayata fildişi kulelelerden bakarcasına atılan nutuklarla yaşanabilecek bir din değildir. Namaz eylemini hayata aktarırken engelleneen bir peygamberin ümmetiyiz biz. Tevhid eylemi olan namaz hayatın içerisinde yürür. Yürüyenleri görüyoruz, bedel ödeyenleride ama bedel ödemekten kaçanlarıda. Bu platformlar ümmetin içerisinde bulunduğu duruma herhangi bir yarar saglayacak değildir saglamasıda beklenmemeli. Olsa olsa toplumun içerisinde popülarite sağlar, bir kısım insanlar meşhur olur yuzbinlerle ifade edilen kitap satısları milyonlarla ifade edilebilir belki. Ama biz ask ehli olmak durumundayız. Kuru akıl ehli değil. Vahye rağmen aklımızı pratik hayatta öne koyamayız. Aklın önderliğindeki bir yol bizim yolumuz olamaz. Bizler aklımızın yularını vahyin eline vermedikçe hayata dair rabbani bir söylem ve eylem tarzı oluşturamayız. Yine de diyorum ki bir bacınız kardeşiniz olarak* Namazla diriliş değil TEVHİD'LE DİRİLİŞ !...Makyavelist düşüncelerden sıyrılıp, rabbani olana teveccüh etmedikçe küresel istikbar karşısında adeta dizleri üzerine çökmüş ve adeta üzerine ölü toprağı serpilmişscesine duran ümemtin tekrar inkışafıda vahyin gölgesinde vahyin öngördüğü bir insan olmakla, böylesi bir duruş sergilemekle mümkün olacaktırMÜKERREM BULUT
__________________ ![]() İnsanı BEDENEN ameliyat için BAYILTMAK gerekir. RUHEN ameliyat etmek içinse AYILTMAK... |
|
Konu Sahibi Hâdimul İslam 'in açmış olduğu son Konular Aşağıda Listelenmiştir
| |||||
| Konu | Forum | Son Mesaj Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj Tarihi |
| | Namaz-Abdest-Teyemmüm | Hâdimul İslam | 0 | 21 | 20Haziran 2026 11:48 |
| | Tefsir Çalışmaları | Hâdimul İslam | 0 | 49 | 19Haziran 2026 12:59 |
| | Tefsir Çalışmaları | Hâdimul İslam | 0 | 30 | 19Haziran 2026 12:51 |
| | Tefsir Çalışmaları | Esma_Nur | 1 | 92 | 17Haziran 2026 22:14 |
| | Gündem/ Manşetler | Hâdimul İslam | 0 | 68 | 12Haziran 2026 18:19 |
![]() |
| Konuyu Toplam 5 Kişi okuyor. (0 Üye ve 5 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Konuyu değerlendir | |
Benzer Konular | ||||
| Konu Başlıkları | Konuyu Başlatan | Medineweb Ana Kategoriler | Cevaplar | Son Mesajlar |
| Yeniden Doğuş ve Diriliş Destanı 15 Temmuz | nurşen35 | 15 Temmuz | 22 | 15 Temmuz 2020 00:47 |
| Dirilme/Diriliş İle İlgili Ayetler.. | Emekdar Üye | Konular İle İlgili Ayetler | 3 | 01 Aralık 2019 00:02 |
| Diriliş Muştuları 6 FuLL Albüm | enderhafızım | İlahiler/Ezgiler | 2 | 28Haziran 2014 10:18 |
| Diriliş 2014 DinLe | enderhafızım | İlahiler/Ezgiler | 0 | 21 Mart 2014 14:46 |
| Diriliş Resulullah`a Yönelmektedir. | MUHACİR. | Makale ve Köşe Yazıları | 3 | 27 Nisan 2013 09:42 |
| .::.Bir Ayet-Kerime .::. | .::.Bir Hadis-i Şerif .::. | .::.Bir Vecize .::. |
|
|